Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 22 Ocak 2004 Alpay Durduran | ||
AKINTIYA KAPILMAMALI İnanılmaz bir şekilde sürekli kandırılıyoruz. Gelen gideni aratır denildiğinde sinirlenirdim artık sinirlenmiyorum ve eskilerin dediklerine boş sözler olarak bakmıyorum. Mutlaka ardında birşey vardır. Gerçi bazen yılgınlık ve dalkavukluk vardır ama gene de bir şey vardır diyorum.Demek istiyorum ki atasözüne değer verelim ama ata öyle söyledi diye değişmez sanamayalım. Çünkü atalarımız biraz tuhaf sözler söylediler. Mesela manda yuva yapmış söğüt dalına, yuvasını sinek kapmış gördün mü dediler, bunu böyle söyleme nedeniyle bağlantılı olarak her koyun kendi bacağından asılır da dediler. Onun için bu adaletin karşısındadır, diğer zamanlarda bir elin nesi, iki elin sesi var diyen de onlar oldu. Gelen gideni aratır ama bizim yüzümüzden diye anlamak gerek. CTP sendikacılara hükümette olduğu sırada okullar açık iken grev mi olur dedi. Sendika ise bir CTP’liyi başına geçirip BMBP aracılığıyla hükümet yapma oyununa katıldı. BMBP toplantılarında Kıbrıs çözüm olmadan AB’ye alınmasın diye ölümüne savaşacağını söyleyen CTP’lileri gördüler, Kıbrıs’ın çözüm olmadan üye olduğunu da gördüler ama gene de zemine ve zamana göre diyerek milli politikanın etrafından ayrılmadığı halde CTP ile birlikte barış savaşı verebileceklerini kabul ettiler. Çoğu ise CTP’siz eylem yapamayız sandıkları için oyunu benimsediler. Eylem için eylem diye oyalanacak kadar saf olanlar dışında CTP’siz yapılmayacak olan eylemi kimsenin iplemeyeceğini ve sonuç alınamayacağını bilmeliydi ama bile bile lades olduk. Siz naptınız derseniz bize göre tek önemli olanın Kuzey’de anlaşma isteğinin ezici çoğunluk olduğunu göstermek olduğuna inandığımız için oraya kadar gittik ama CTP ile çözüm olacağını düşünmedik. Bu görüşümüzü de her yerde ve her zaman söyledik. Seçime de katılmadık. Seçime katılmamamızın nedenini sadece rejimi gayrı meşru saymak olarak anlamak yanlıştır. Özellikle bana göre meşruluk yanında pratik fayda olmaması da vardır. Yani CTP’lilerin halkımızın sorunlarına da bigane kalamayız değil(?) diye işaret ettikleri şeye de önem veririz. Bu değerlendirmeyi de elbette yaptık ve yaptım ve şu acı gerçeği gördüm ki CTP diğerlerinden daha iyi değildir. Ayni partizanlık ve çok fazlası da cehalet daha iyi bir idare beklenemez. Üç yıl hükümette bulundular; tek olumlu adım ne oldu. Bankaların hortumlanması onların zamanında da hızla devam etmedi mi? Bileşik faiz kazığını attılar ama halktan soyulan paralar bankalarını kurtulmasına yetmedi. KDV kazığını saymayayım; iskan rezaleti devam etmedi mi? Şimdi alınıp satılanlar 2 000 liraya alınan puanlarla alınmış mallar değil mi ve çözümün önünde şimdi de kurulmakta olan bir tuzak değil mi? Hepsini unutsak bile yolsuzluk, soygun ve sömürü diye hükümete girdiler de kendi bakanlıklarında olsun tek bir yolsuzluk bulup cezalandırdılar mı? TKP veya BDH için de ayni şeyleri söylerim. Onlar da iki kez hükümete geldiler, Kıbrıs sorununu geçtim, tek bir yolsuzluk yakalayıp cezalandırdılar mı? Dün yasadışı, partizan niyetli atamalardan bahsettiler bekleyelim mi bu konuyu kovalayacaklarını? DP de ricayla yaşamaya son diye bağırıyor ve UBP’ye yükleniyordu: Hade ahbaplar gösterin kendinizi... Türkiye bir oyun oynuyor ve Amerika da oyuna katılacak. AB de sessiz kalacak. Amerika’da çözüm beklentisi kalmadı, ama görüşme başlarsa yeni belalar açılmamış olur, çıkmadı candan umut kesilmez fikriyle rahatlama olur der. AB Kıbrıs’ın üyeliği tamamlansın ve sorun çıkması ondan sonra Türkiye programını daha bir ciddiyetle ele alırız fikri çözümün yerini aldı. Tabii ki çözüm olsa itiraz edecek değiller, tam tersine masrafına katılacaklar ama umutları kalmadı. Onun için He-Man hükümetini de BDH (TKP,BKP,SKP) muhalefetini de göreceğiz. Hükümeti eskisiyle, muhalefeti de UBP ile yani şimdikiyle kıyaslayacağız ama şimdiden diyeyim ki eskiyi aramayacağız, eskisi gibi birini göreceğiz, belki daha fazla ekonomik sıkıntı çekeceğiz ama bir söz verdiklerini izleyeceğiz. Bu ne biçim Batı tipi sistemdir ki ne cebimiz ne beynimizi ellerinden kurtaramıyoruz? Çocuklarımızı beyin yıkama çarkından kurtaracak müfredat değişikliği gelecek mi, BRT rezaleti sona erip ordunun ve kontr gerillanın elinden alınacak mı, yurttaşlık rezaletinin hesabı sorulup istismarlar önlenecek mi, mecliste artık Batı meclislerindeki kadar yetkili mebus bulacak mıyız? Kim anayasa emri olan kesin hesap yasa tasarını çöpe attıysa bulunup teşhir edilecek ve geçen dönemin bütçesi ele alınacak mı? Boşuna ama söyledim işte...
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||