Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 9 Kasım 2003 Alpay Durduran | ||
Seçim Güzeldir Ama Seçim fikri güzeldir. Hele seçimin iktidar değiştireceğini düşünebilmek insanı sevindirir. Buna inanmak o kadar zor değildir. Bazılarının (bazıları ama çoğunluk) toto doldurmaları, piyango bileti almaları ve totodan sonra sayısal toto gibi sporla, maç sonrasını tahminle ilgisi kalmayan bir piyangoyu tercih etmesi seçimlerle Denktaş iktidarının gitmesine rahatlıkla inanabileceğini gösterir.Ülkemizde demokrasi olduğunu iddia edenler de çoktur. Çünkü kafaları demokrasiyi alacak kadar gelişmemiştir. Kendileri de gücü ellerine geçirseler ayni şekilde davranacakları için uygulayıcıların yaptıklarının demokrasiye yer bırakmadığını kavrayamazlar.Mesela okullarda okutulan uyduruk sosyal bilgiler kitaplarının Allah’ın emri gibi değişmeden kalmasını kendileri de benimseyecek; çok çok sadece kendi doğrularını ekleyecek olduktan sonra bugünkü rejime demokrasi demesin mi? Sadece günde iki üç kez yayımlanan ve halkın yarısına küfürlerle dolu, faşist ideolojilerle bezeli yaveler okuyan ve seçim döneminde olduğu için daha fazla göze batıp öfke yaratan söyleşiyi BRT’den izleyenler ülkede demokrasi olmadığını anlayabilir. En ufak bir demokrasi terbiyesi olan bir insan onların halkın parasının harcandığı bir yerde yasal partilerin görüşlerini ele alıp bunun ihanet yıkım falan olduğunu söylemesini demokrasiye sığdıramaz.Adamlar zaten bunlara seçimlerde ders verceksiniz değil mi diye konuşuyorlar, saklamıyorlar seçim için konuştuklarını... Zaten devletin ve daha da önemlisi askerin yani Türkiye genel kurmayının temsilcisinin yönetim kurulunda temsil edildiği ve doğrudan TC elçiliğinde stasyon yapan görevlinin gözettiği bir devlet kurumunun tehditler savurduğu bir zamanda demokrasiden bahsedilebilir mi? Meclis yıl başında 1 500 yeni personal almayı kararlaştırmış ve bütceye koymuş mudur ki işe alınabilmişlerdir? Yüksek seçim kurulu adına açıklamalar yapılır ama fiili bir etki yapmak için harekete geçildiğini görmüyoruz. Meclis’e bir yazı ile yasanıza sahip çıkın denilmemiştir ve duymayan görmeyen ve konuşmayan adalet heykeli gibi durulmuştur. Bu kuvvetler ayrılığına ve çağdaş adalet anlayışına ters değildir ama yargıçların hukuku savunmak için bilfiil polis ve savcılara suç bildiriminde bulunduklarının da en çok onlar tarafından bilindiğini biliyoruz. Örneğin bir dava sırasında suç unsurları ortaya çıkınca savcılık veya polise bir yazı yazılarak suç bulunduğu duyurulmuştu. İzin almadan mahkemeye gelip ödenekli olarak tanıklık yapanların ayrıca davalılardan ücret istemelerine karşı yargıçın idareye adamın izinsiz mahekmedeydi diye bilgi ilettiği bilinmektedir. Yüksek seçim kurulu icracı bir makamdır.Başkanı olacak ve gazetelerde sahtekarlık yapıldığını ve ikamet etmeyenlerin ikamet ettiği veya olmayan adreste ikamet edenler olduğunu okuyacak ama baş vuracak bir makam bulamayacaksın. O halde niye kalkıp da seçim yasaklarına cumhurbaşkanı da dahildir deyip hava yapmaya çalışırsın! Cumhurbaşkanından geçtik polise harekete geçme talimatı veremiyorsan, halka bu güvenceleri nereden bulup da veriyorsun! O zaman seni de sorumlu tutmaya kalkarlarsa haksız sayılırlar mı? Seçime girdin ve X politika belgesiyle tanımladığın bir politika ile yürüyorsun. Bakıyorsun ki yönetimine talip olduğun devletin silahlı güçleri olan asker demeç ve söylevleriyle X politikasını hıyanet saymakta ve halka bu hainlere geçit vermemesi için talimatlar çekmektedir.Böyle bir ülkede seçime girdiğinde kelleni tehlikeye soktuğun belli, halk bunu biliyor ve sana ona göre oy verecek. Bazıları değiştirsin diyecek bazısı ise değiştirmeye kalkarsa kan dökülür diyecek oy vermeyecek, bazısı askere inanacak ve emir bekleyecek seni öldürmek için yani oyun artarsa canın tehlikede olacak bazıları ise bunlar asker istemeyince cayacaklar onun için bana avanta sağlarlar diye oy verecek ama bazısı da öteki parti kazanır bunlara kazanma izni vermezler diyecek ötekine oy verecek. Kim inanacak ki oy alanı iktidardan uzak tutacak babayiğit çıkamaz. Dünya demokrasinin yanındadır ama muhalefet asker ve diğer silahlıların politikaya karıştığı yerlerde demokrasi vardır diye seçime bel bağlarsa dünya ne desin! Zamanında demokrasi baskısı karşısında gerilerler diyerek denedik olmadı şimdi hazır mı? Ben mi farkında değilim? Konuşan TC genel kurmay başkanına biz oy aldık Annan planını onaylayacağız diyebilecek hale mi geldi.
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||