Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 12 Şubat 2004 Alpay Durduran | ||
ANNANİSTLER NAANNANİSTLER NEW YORK’TA Bu yazıyı yazarken, çoğu zaman olduğu gibi ne olacağını bilmiyorum. Annan ABD ve AB global politikalarının istediği ve Türkiye ve Yunanistan’ın da itiraz etmediği bu anda görüşmeleri başlatmaya karar verdi. Ama bundan sonuç çıkarmaya da çalışacak ve öyle bir program yaptı ki başlayan görüşmelerde bir çok aşamada taraflarla beraber imtihandan geçecek. Yani çok kısa bir sürede foyalar meydana çıkacak. Denktaş engellemek için fırsat kolluyor, Türkiye zamana muhtaç, onunla çelişiyor, Rum tarafı kötü görünmeyecek olursa fazla gaylesinde değil ama AB üyesi oluşumu kabul edildiğinde ülkesinin yarısına sözü geçmeyen bir ülke olmakla belirsizliğe düşmekten korkuyor, AB sıkışık olan Türkiye ile ilişkilerini rahatlatmak için Kıbrıs engelinin aşılmasını ertelemek ister ama derogasyonlu çözümlerin olamayacağı bir çözümsüzlüğün çıkaracağı zorlukları aşma manevrası yapabilmesi gerekir ve ABD tüm çabasını sükunete ayırmaya vermek zorunda...Bu durumda heyecanla ne olacağını bekliyoruz.Beklerken olayları etkilemeye çalışmamak olur mu? Olur olur, hem de bal gibi olur. Sen seçim maskaralığı ile oyun oynayanlara militanları var, muhtacız diye boyun eğersen şimdi de yapacak şey bulamayacak hale gelirsin. YBH(YKP) kurulduğu günden Türkiye yetkililerinin oyuncağı olmamayı kabul edenlere çağrı yapmaktaydı. Kim ki oy almaktan bahsetti onunla uyuşamadı. Israrla halka Türkiye yetkililerinin maşası olmayacak bir seçenek sundu. Halka bunu bir görev olarak kabul etti. Fakat her seferinde onlar da barış istiyor diye seçilme şansı olanlara destek vermeyi seçenler oldu ve bu seçeneğe sadece sevgisini verdi. Şimdi başbakan çözüm ister ama gıkı çıkmazken partisinin desteğinde meydanlarda hep beraber baskı unsuru olamaya çalışacağız. CTP ve BDH ise Türkiye’nin çözmeme politikasına yardımcı olacak şekilde hükümetçilik ve meclisçilik oyununa destek verecekler. Şu anda New York’ta Annanistler ve Na Annanistler Annan ile görüşme için bekliyorlar. Bu duruma bizi düşüren bu düzen devam ettikçe andlaşma olsa ne olur olmasa ne olur? Uzaktan kumandalılar Kıbrıs’ın tümünde görevli organlarda bize mi çalışacaklar Türkiye hükümetine mi? AB üyesi Kıbrıs’ta Avrupalılar Birliğine dinamit sokmaya kalkmayacaklar mı? Bu Avrupalılar Birliği ortak savunma ve dış politika rüyasını bu durumda nasıl oluşturup ilerleyecekler? Aklımızı başımıza toplamazsak bir baş ağrısı olmaktan öteye gidemeyeceğiz. Bize bir ülkenin yönetiminde kesin söz hakkı şansı veriliyor ama kırk yıldır değerini anlamış değiliz. Bu değeri hiç anlamamış olan emir kullarını veya onların yerine geçmeye ve onlardan daha iyi emir kulluğu yapma iddiasındakileri ufak menfaatler yüzünden seçip duruyoruz. “Ne yapsın zavallılar” diye affede ede bu günlere geldik. Barış istiyorsan git partine ve barışçı davranmasını sağla diyeceğine gel de partin düzeni pekiştirirken sen mitinge destek ver diyenler var. İki yüzlü davranın diye öğütler verenler var. Bu şartlar altında mitingler verimli olur mu? Düşünmek gerek. Bize düşen halkın çözüm isteğinin ifadesine yardımcı olmaktır. Madem ki mitinglerde düzen savunulmuyor, destek verilir ama bilelim ki mitinglerin etkisini kıranlar da mitinge katılanların arasındadır. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||