Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 9 Nisan 2004

Alpay Durduran

 

GARİP, REFERANDUMA GİDİYORUZ

Bu makalemi henüz garanti olmadığı halde referanduma giderken yazıyorum. Denktaş Anakara’da elinden kurtulmamızı sağlayacak kadar katı bir tutum izleyerek görüşmeler yapıyor. Oğlu ise hala ortalarda geziniyor. Bazıları kuşkuyla babası gitti oğlunu hazırlıyor diye yorumluyor. Her şey entrikalar olduığunu anlatırken nasıl gerçeği bulalım ki!

Talat açıkça barış isteklerini oya çevirip başbakanlığa kadar geldi ama tek bir olumlu öneri ile Kıbrıs’a katkı yapmaya çalışmadı. Entrika gene ayni çözümü sağlayan adam oyununa devam edip sakatladığı üçüncü Annan planının barış andlaşması sağlamak uğruna kabul etmemizden ne kazanacağını hesaplıyor.

Kıbrıs birleşme adımını atıyor ama hala Türkiye’nin oyuncağı olan partilerle siyaset yapan Türk devletçiği ile Yunanistan’ın oyuncağı olmasa bile milliyetçilik batağından çıkamayan bazı Rum partilerinin etkinliğindeki Rum devletçiği arasında sıkışmış bulunuyor.

Halk geçmişin izlerinin tamamen silinmesinin ve mutlak gerekliliğinin bu güne getirdiğini anlamış olsa bu partilere kredi vermezdi. Kanlı layları başlatanların çoğu ölüp gitti ama ayni düşüncelere sahip olanlar ortada ve kahraman gibi caka satmaya devam ediyorlar. Ders almaları sağlanmadı. Halkın çoğu ders çıkardı ama bunu siyasi düşünce haline getirenler az. Öyle olmasa Talat’ın ve Akıncı’nın partileri ve diğer bazıları anlaşmadan sonra daha da birlik ve beraberlik içinde olup haklarımızı savunmalıyız derler miydi? Hal ve hareketlerini ona göre ayarlarlar mıydı? Arada sırada olsun ayrımcı unsurları eleştirip ilerde zararlı olmaması için önlem alacaklarından bahsetmezler miydi?

Talat %26’sı hakkını almamış Güney’de mal bırakmış insanların ancak üçte biri ile yetinmeleri gerektiren öneriyi Türkiye’den alıp de Soto’ya verirken ne düşündü acaba? Başından belayı def etmek için mi, yoksa kendi de gerekliliğine inandı mı? Bunun için AB’den derogasyon talep edilmesine nasıl baktı? Zaten vermezler dedi mi?

Bugüne kadar statükonun hakkını yediği bu %26’nın andlaşmadan sonra da Rum tarafındaki mallarını tercih edip orada yaşamak isteyenlerine engel olmayı hangi vicdanla kabul ettiler? Malını yerleşemese bile kandi tutumak isteyenlere engel olmak hangi mantığa sığdı?

Terk edilecek bölgedeki insanlara “Güney’de kalmayın Kuzey’e geçin. Bizimle beraber mücadeleye katılın” diyen CTP’li siyasilerin tehditlerini halka anlatmış, barış mitingi düzenleyenlere işaret etmiş ve oy verirken uyanıl olun demiştik ama bzie oy vermeye niyetlenmedikleri gibi bu lafları söyleyenlere destek olmuşlardı. Şimdi bu insanlara ne anlatacaklar? Türkiye son kazığını böylece attı, bizim kendi kalemize neden gol attığımız ise anlamak mümkün değil.

Barış andlaşması yapmak o kadar önemli ki bağrımız taş basarak bir kez daha iyilerin kazıklandığı bu kurallara oy vermiş olacağız. Bekliyoruz ki bundan sonra bu kazıkçılara ve yenilerine son kez mahkum olacağız. Statüko artık bitecek ve kendine benzer olarak yarattığı yenilerinden de kurtulacağız. AB derogasyonlarını daimi yapamayacaklar. Mahkemeler hak aramaya kapatılamayacak. Bu son kzıktan sonra uyanan çok olacak.

Olmazsa da bize zararları az olacak. Bu uyduruk idare bitecek. Hukuk daha ziyade AB hukuku olacak. Bize çapraz adalet sağlama olnağı da verilmedi ama AHİM’i, ABAD gibi kapıları kapatamayacaklar.

Ne yapalım ki geçmiş derin izler bıraktı. Adam kayırma, suitimal, partizanlık ve hizipleşme genel doğru oldu. CTP bunun şampiyonluğunu üslendiği için içimize kökleştiği ortaya çıktı. Onun için uyanık bekçilik hukuku sonuna kadar kullanmazsa iki toplumlu ilişikileri de etkileyecek ama uzun süre değil. Ne kadar kısa sürerse o kadar az kayıpla kurtulacağız.

Referanduma gideceğiz ama hala derin devletin suya sabuna dokunmayan MGK kararından sonra Kıbrıs’ta rahat durup durmayacağını bilmiyoruz. Andlaşma olur ama buna senimelerine izin vermeyeceğiz, bir kaç yüzü bunu göremeyecek diye tehdit edenlere ne yapacaklar. Hayır oyu için kampanyaya katılanlara destek olmaya devam mı edecekler?

Biz barış andlaşmasına evet diyeceğiz ve gerisi kollayacağız. Referandum garip oluyor. Hala yasanın akıbeti şüpheli, hukuk delindi ama barış bu, bu garip referanduma evet diyerek görevimizi yapacağız.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org