Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 30 Mayıs 2003

Alpay Durduran

 

Büyük Konuşmaya Devam

Papadopulos, acle etmemeli der gibi görüşmeler için Denktaş’ın tanınma elde etme amacından vaz geçmediğini ileri sürerek görüşme zamanı olmadığını söylüyor. Papadopulos halkıdır, Denktaş devletini tanıtma zamanı gelmiş gibi laflar geveliyori Erdoğan da güya ona destek oluyor ama kendileri de inanmıyorlar.

Denktaş civcivleri düşünmeden büyük atıyor. AB Kıbrıs’ın tümünü istiyormuş madem demek ki kendine gidecekmiş ve o zaman KKTC ile oturup konuşmayı kabul edecekmiş diyor. Allah akıllar versin kullarına. El alemin ipi ile kuyuya indiklerini unutup kendi kendilerine büyük devletlere yollar gösteriyorlar. Gidp anlatmlarını söylemek isterdim ama gidip anlatmazlar. Onlar “biz bunları değerlendiremezmiydik?”diye soracak diye bilirler. Öyleyse niye söylerler derseniz, bize söylerler. Bizi ahmak zannederler veya ahmaklarımızı kandırırlar.

AB denktaş gibi hesap yapsaydı elbette gider görüşürdü ama onun gibi yapmaz. Hiç değilse bilir ki Ona giderse Papadopulos’u kaybedecek. Güney’i mi daha kıymetli, Kuzey’i mi diye tartarsa büyüklerin açık denizleri seçeceği de belli. Yani Denktaş kendi kafası ile bile kaybeder ama gene de bize lololo okur. Çünkü masal dinlemeye alıştırılmış Türk çok. Türkiye’de de rekor derecede var. Üniversitelerde dolu. Şu kartı kaybetmek, şu kartı oynamak falan diye allamece laflar edenlerin çoğu Denktaş gibi düşünür. ABD Irak’a bir girdi hesaplar cifos çıktı. Gene de laf ederler.

Klerides de ayni büyüklükte laflar etmiş ve “Denktaş ile görüşmem” diye tutturmuştu. Bu arada da tehlikeli bir durum yaratıp Türkiye’yi rahatsız etmezsek Denktaş işin ciddiyetini kavramayacak ve Batı da rehavet içinde beklememizi, isteyecek diye konuşmakta idi. S300 füzelerini alarak tehdidini arttırmak istemiş, Batı’yı Türkiye ile savaş çıkaracak diye korkutmuş ve bundan yarar beklemişti ama sadece rahatsızlık etmekle kalmıştı. İlk seçimde de halktan hata ettim diye özür dilemişti. O dersini almış ve bunu itiraf ederek bir daha tekrar etmeyeceğini kanıtlamıştı. Denktaş ise ders almadı, ders aldıysa anlamadı, itiraf etmedi ve yanlışlarına devam ediyor. Türkiye dışişleri ders almadı. Dünya hatalarının kanıtlandığını gördü, ders almalarını bekledi ama almadılar. Hatta özür dilem hakkındaki görüşleriyle basınlarının çoğunun da ders alamayacağını müsibetlerin tekrar edip gideceğini gösterdiler.

KKTC’nin tanımasına olanak yoktu. Şimdi daha da olanaksız hale geldi. Herkes bir an önce Annan planını reddettiği için büyük ve apaçık bir hata işlediğini görmesini Türkiye’den bekliyor. Yoksa ona göre ders alamayacak devletler sınıfında bırakacaklar. Akıllanmayacak delveti ne yaparlarsa onu yapacaklar. KKTC’yi tanımayacaklar. Olasılığın olmadığı bir daha kanıtlandı. Buna rağmen Denktaş ve Erdoğan’ın iki devletliliğe değinmeleri bu dünyaya gelemediklerini kanıtlıyor. Bazıları “bakma konuşmalarına” deyip ona göre hareket ediyor ama sanırım bunlardan Denktaş bile bile lades oluyor ama Erdoğan umuyor.

Biz şunu görüyoruz ki uyarmak görevimiz: Denktaş ateşle oynuyor. İnsanları bir biriyle karşı karşıya getirmek istiyor. Bela çıksın ki çözümü tehlikeli diye görüp dayatmaktan vazgeçşinler. Rum bir Türk’ü dava etsin ve yasal sorunlar çıksın ama kişi kişi karşı karşıya kalsınlar ve Rum malının üztüne oturan olarak bir Türk’ü bellesin, Türk de kendini kaldığı evden atacak bir Rum’u bellesin ve saire ve kişisel düşmanlıklar başlasın. Onun içi bu geçici durum bir an önce andlaşma ile sona erdirilmelidir. Yoksa yıl sonuna doğru Türkiye AB trenini kaçırmış olacak. Hesabını da Erdoğan’dan soracaklar. Asker AB dedi ve geri çekildi. Erdoğan okkanın altında kalacak.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org