Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 7 Mayıs 2004

Alpay Durduran

 

ŞİMDİ NE OLACAK

Bu soru herkes tarafından soruluyor. Andlaşma istemeyen yok derler ama andlaşma olabilecek haliyle kabul edilmezse engelleyen andlaşma istemez demektir. Andlaşma isteyen olabilecek şey üzerinde andlaşır.

Bugün Annan planına hayır diyen büyük Rum çoğunluğu var. Bir de onlara evet dememesi için propaganda yapan liderlikler. Bunların eleştirilmesi şarttır. Çünkü yarın gene çözümü mümkün çözüm olarak arayacağız. Mümkün olmayan çözüm olabilirmiş gibi konuşmak zorunda kalıyorsam anlatmak istediğim konunun idealize edilmesi ve ilkedir deyip kabul edilmeyecek görüşlerin sahiplenmesidir. Ben de ideal bir çözüm olarak Kıbrıs anayasasının değiştirilmesini ve tüm Kıbrıs’ta uygulanmasını uygun görürüm ama o anayasayı da benimsemem. Onun için bu mümkün mü diye düşünürüm.

Hatırlarsak çözüm bulma yöntemleri bilimi Kıbrıs’ta tanıtılmış ve bir çok kişi öğrenim görmüştü. Hatta eğitici de yetiştirilmişti. Bu bilimdir ve üniversitelerde ders olarak okutulur. Ona göre kafada bir çözüm modeli yaratıp onun üstünde inat etmek mevzi kazıp içine girmeye benzer. Mevzide savaş kazanmak nasıl mümkün değilse ki en iyi Kıbrıslı bilir bunu, çözüm de bulunamaz. Çözüm için gerçek ihtiyaçları saptamak ve nasıl karşılanabilirse onu kabul etmek gerekir. Karşı tarafın yerine kendinizi koyup sizin önerdiğiniz gibi değil ama onun önerdikleriyle de ihtiyaçlarınız karşılaşılırsa hemen evet demeye kazır olmalısınız.

Bu açık kafalılıkla konuya yaklaşırsanız Kıbrıs’ta çözümü ararken liderleri ve halkı ayrı ayrı ele almak zorunda olduğunuzu takdir edersiniz. Rum halk hayır dediğine göre onların oylarını değiştirmek için ne yapmak gerekirse kafanızı yormalısınız. Onları ezerseniz yarın nasıl iyi ilişkiler kurabilirsiniz. KKTC tanınır diyerek tehdit etmekle zaman kaybetmemek en iyisidir. Onların bu tehlikeyi görmesini isteyenler var ki aşırı gitmemeleri gerekir. Görüldüğü gibi tanınma gündemde yoktur. Onun yerine uygulamanın garanti edilmesine kafa yormak ilk adım olmalıdır. Bu da planın değiştirilmesini gerektirmiyor. Başka önlemlerle garanti edilebilir. Son anda kısmi global mal mülk takası keşke eklenmeseydi. Bazı Türkler bile bundan hoşlanmayıp ya kerhen evet dediler ya da hayır dediler.

Keşke planı yeniden ele alıp hep Türk tarafına yontulmamış gibi yapılabilse...

Lakin en azından Erdoğan’ın Papadopulos’a dediği gibi yeni bir girişim gerektiğini kabul etmektir. O da kabul ettiğine göre hade formülünü bulup başlayalım.

Şimdiki halde planın esaslarına uygun yerleşim yerleri için ABD parasını kullanmaya başlamak ilk adım olmalı. Böylece planın yeniden yerleşim garantisi de verilmiş olur. Asker çekmeyi ilke olarak reddettiler. Ama güvenlik ihtiyacı değerlendirmesi yaparak yeni ortamda bu kadar askere gerek kalmadığını tespit edilebilir. Gereği de yapılır.

Ekonominin iyileştirilmesi en önemli konudur. Çünkü yeni ortamda ekonomi zora girmiştir. AB ve ABD’nin yardımıyla ekonominin iyileştirilmesi için hiç tereddüt etmeden fırsatları kullanmak gerekir. Rum’un denetimine girmek gibi endişelere boş vererek fırsatlar aranmalıdır. Aklımızda zaten çok kısa zamanda bir çözüm bulunacağını tutmamız ve ona göre ince eleyip sık dokumamamız şarttır.

AB bir üye devletinin bu şekilde kalmasını içine sindiremez. Kıbrıs maalesef bir sorun yaratmıştır ve AB hemen bir çözüm bulmak zorundadır. Ona yardımcı olmak AB’nin bölge politikalarına katkı yapacaktır ve biz de onu istiyoruz. Tabii İngiliz ve Amerikan’ın Kıbrıs’ı boşaltıp İsrail’e vereceğini hayal etmiyorsak Kilise bunu iddia eden bildiriler dağıtmış; o kafada olana ne denebilir ki...

Rum Kıbrıslılara açıkça Türkiye ile değil Kıbrıslı Türkler ile federe olacaklarını gösterecek girişimlere de hemen başlanmalıdır. İtfaiye ve polis sivile bağlanmalı ve oraya buraya askerin temsilcisi konmaktan vazgeçmeliyiz. Yok burs seçim kurulu yok Bayrak radyosu yok şurası....

Hükümet Denktaş’ı kenara çekip hükümetliğini bilmelidir. Bürgenstok’ta Kıbrıs için deyip tek öneri yapmayan ekip çok kötü etki yapmıştır. Artık işi eline almalıdır. Rum için en büyük garanti bu olacaktır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org