Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 17 Haziran 2003 Alpay Durduran | ||
Kimi Aldatacaksan Aldat Hikmetinden sual olunmazmış derlerdi. Şimdilerde öyle değil gülen çok. Ama bir gerçek var ortada. Bu rejimde halkın yeri yok.Halk sadece seçimde rejimi onaylamak için hatırlanır. Onaylamazsa ne olur? Başka halk mı bulunur yoksa darbe mi yapılır? Kendileri bilir ama şurası bir gerçek, devletin yüceliğine inananların desteğiyle bu güne kadar idare ettiler.Erdoğan Annan planını yok saymaya izin vermeyiz demiş. O yanıt veriyor: masada değildir. Vardır ama masadadır demedi demeye getiriyor. Arkasından da Annan planının sonumuz demek olduğunu söylüyor. Maşaallah bizi getirdiği noktayı böyle anlatıyor. Bir plan varsa biz yok. Tavuk muyuz neyiz her an pamuk ipliğine bağlı bizim varlığımız. Neden bizi aptal yerine koyuyor bu adam demeyin, hak ettiğimiz içindir. Baksanıza bize diyor ki Erdoğan Annan planı yok edilemez dediyse de masada değildir. Yani Erdoğan aptal mı ki masada olmadığı halde plan yok değildir diyor. Masada olmayıp da nerde oluyor ki Erdoğan’ı ırgalıyor? Masanın altında mı, tuvalette mi? Yoksa nerde? Onu böyle konuşturduktan sonra bizi daha doğrusu sizi aptal yerine koymasın mı? Bu, “biz siz” de ne oluyor derseniz söyleyeyim. Kim ki ona bugüne kadar kandı o sizsiniz kusura baksanız da bakmasanız da.... Şu anda kanmak değil başından beri kanmak söz konusu. Şu anda milli dava için bol keseden dağıtılan yurttaşlıklara karşın hala seçim kazanacağını düşünen ve Erdoğan bize bakıyor onun için izin verecek de iktidar olacağız diyenlerdir siz. Eski sizlere katılanlar da var. Onlar da birlik ve beraberlik ile iktidar olacak olanlardır. Olun kardeşim olun. Siz oldunuz da UBP ile DP gitti veya DP ile iktidar oldunuz diye tasa mı edeceğiz. Biraz da siz oyalanın ne olacak! Madem ki tam miting yapma zamanı seçime dalıp çözüm baskısını unuttunuz, zaten sizden çözüme katkı beklenemez. Partizanlıkta yarışınca şimdikilere yenilmediğinizi de gördük. Varın oyalanın. Biz bekleriz. Bir gün gelecek ve bir cumhurbaşkanı, doktorunu yolsuzluk iddialarından kurtarmak için ortaya atılmazdan önce kırk defa düşünecek çünkü halkın aldanmayacağını affetmeyeceğini bilecek o zaman rejim temzilenecek. Bizim sabrımız vardır. Halka öyle bir seçeneği olduğunu gösterme görevini yerine getiriyoruz, bekleriz. Uçkurunu tutamayan adamını savunurken üstüne çamur çıngılayacağından korkmayan, rüşvet yediği saptanınca adamını sırtarmaktan çekinmeyen, sadakate karşılık uyuşturucu kullananları hapisten kurtaran, hem de buradan Türkiye’ye kadar destek atarken tüyü kıbırdamayan birini, partisini ve yandaşlarını yağlayanlar kendilerini açıkgöz sanırlar ama ahmak yerine konurlar. Dünya yerinde durmuyor. Biz yalnız değiliz. Sonunda zafer bizim olacaktır. Saddam’ın yağcıları da kendilerini kurnaz sanıyorlardı, çoğu yandı. Bazıları hala kurnaz sanıyor ve şimdi de Amerikalı’ya yalaklık yapıyordur ama yalaklık artık para etmeyecek. Çünkü rekabete açılıyor. Saddam, para toplayıp da bir kısmına yedirip halkı bastırmakta kullanacağı için o kısmına katılma kurnazlığını göstermek marifetti, şimdi kurtarıcı olmayacak. Ne demiş adam. Halkın yarısını diğer yarısını ezmek için satın alırım mı demiş. Hade bakalım hazır ol, zaman geliyor. Devir bitiyor. Şimdi sıkıştırma o tarafa giderim, demek var. Şimdi dışa açılırım diye tehdit var. Ne den efendi? Aldatmakla övünür. Kimi aldatırsan aldat. Artık aldattıkların yetmeyecek. Erdoğan asker korkusundan gık demeyebilir ama onun da hesabı yok mu? Bu cesareti nerden buluyorsun demeyeceğim çünkü bu cesaret değil bu, pervasızlık ve ya hat ya bat hikayesinden kaynaklanıyor. Ya hat yani çözümsüzlük ya da bat yani çözüm. Oyun bu. Çözümden niye korksun demeyin. Yasallaşmaya sıra gelirse yandılar. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||