Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 17 Haziran 2004

Alpay Durduran

 

HABERLER SAÇMA SAPAN

Avrupalılar Parlamentosuna seçimler yapıldı. Kıbrıs’ı tüm olarak mı yoksa sadece Rumları mı temsil edeceklermiş? Sor da söylesin millet.

Artık seçilen altı kişi kendileri olarak AP’de yer alacaklar ve orada Kıbrıs diye değil kendileri olarak siyasi görüşleri doğrultusunda çalışacaklar. Yoksa altı ayrı kişi olarak yadırganacaklar. Örneğin sosyalist ve komünist partilerin üye olduğu AP partisi bir karar alıp da Papadopulos hükümetinin AB’yi Kıbrıs konusunda kınamak isterler de AKEL temsilcileri iştirak etmezlerse ayıplanacaklar. Kuzey’e kısıtlamaların kaldırılmasını isteyen bir karara DİSİ’den seçilenler oy vermezlerse onlar da kınanacaklar.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde milli bir gurup olarak hareket eden Kıbrıs gurubu, Yunan gurubu ve Türkiye gurubu nasıl ilkel temsilciler olarak görülürlerse bunlar da öyle görülecekler ve daha tepki çekecekler çünkü AB, AK’den çok daha farklı yapıdadır. Orada milli gurup olarak çalışmak daha da terstir. AP bir AB meclisidir ve üye devletlerin bunu kabul edip öyle hareket edecek temsilci seçmeye davet edilmektedir. Milli davranan kişileri seçen seçmen hazır olmadan AB üyesi olmuş gibi görülecektir.

Bu gerçeklere rağmen Kıbrıs’ta kimi temsil edecekler diye tasa edilmesi edenlerin AB’yi anlamadıklarını kanıtlar başka bir şeyi değil. Bu adara Rumların Türk seçmemeye dikkat ettiklerini iddia etmek başka bir konudur. Bu iddianın doğruluğu oy dağılımına bakılarak anlaşılabilir. O kadar kolay değildir. Dikkatle incelemek gerekir. Çünkü evet diyenlerin oy kaybına uğramaması ve benzeri kaygularla mı yoksa Türk seçilmesini engellemeye çalışmak mı etkili oldu diye araştırmak gerekir.

Bunlar abes çabalardır. Olan olmuştur.Rum toplumu da partilerin abuk sabuk ve siyasi ahlaktan yoksun davranmaları karşısında acizdir. Evet kampanyasına katılan Mariyos, hayır kampanyasının başındaki EDEK’ten aday olup en yüksek oyu almıştır. DİSİ’den hayırcılar da aday olmuş ama seçilememiştir. Kimin nerede olduğu belli değildir. Seçmenin en anlamlı davranışı seçime katılmayanların davranışıdır. Anlamı çelişkili bir seçimi yüksek oranda protesto eden olmuştur.

DİSİ’nin evet dedi diye içinden parçalanmasına direnmesi de anlamlıdır. Seçildiği halde evet dedi diye partisini yıkmaya kalkışan Matsis’in etkisinin fazla olmaması da önemlidir. Amma onun AP’deki sınavda nasıl davranacağı Kıbrıs’ın sınanması olacaktır.

1996’ya kadar sorununu çözmeden üye almayız dedikleri Kıbrıs’ı bu halde almakla sorunu da sırtlamış olan AB şimdi öğretmen olacak. Bu Akdeniz yavrusunu sürü halinden çıkarıp insanlarını özgür davranmaya alıştıracak. Başka çaresi yoktur.

Evet dediler diye Kıbrıslı Türklerin ayrı temsil edilmelerini isteyen, ayrı seçim isteyen falan filan bulduğu ile yetinmek zorundadır. Hayatın gerçekleri kendini dayatır. Kolay çözüm yoktur. Evet derseniz size ayrı temsil hakkı veririz diye söz veren yoktur. İsteyene kolaylıklar sağlanacaktır, uygun bulmazlar ve Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesine girmeyiz derlerse onlar Kıbrıslı Türklerin günahını alırlar. Sonuca da etkisi olmaz. Çözüme kadar çekilen sıkıntıların hesabını sormak isteyen olursa sorar ama hesap soracağız diye olmuş hesap soran olmamıştır.

AB içinde olmaması gereken şeyler olmaya başlamıştır. Abuk sabuk bir durum vardır. Acil olarak çare bekler. AB’nin fiyakası fazla bozulmadan bir hale yola konulmalıdır. Buna anlamlar yükleyenler, verdikleri anlamlara göre sonuçlar çıkaranlar için uygun bir ortamdır ama bu sadece zihin jimnastiğidir. Dünya birliği yönde gider bizimkiler gerisinde çene çalarlar.

Ardı ardına yalanan haberler de işin cabası. Burdaki koltuk kavgasına malzeme olsun diye birilerine atfen haber imalatı bile yapılıyor. Bunlar hep saçma sapan.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org