Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 28 Temmuz 2005

Alpay Durduran

 

BİR SÜRE ÇÖZÜM YOK İŞİMİZE BAKALIM MI?

Tarafların bir birlerine yaklaşması olasılığı yok. Birilerinin devreye girmesi olasılığı da şimdilik çok az. Ama gelişmeler durmuyor. Türkiye’nin AB yolunda gümrük birliğinin Kıbrıs’a da uzatılması gibi konular Kıbrıs sorununun çözümünü gerekli kılmaya adaydır. AB ile ilişkilerin doğuracağı daha çok zorunluluklar da olacaktır. Terörizmin kafalara getireceği daha sıkı işbirliği ihtiyacı da yeni baskılar yaratacaktır.

Hükümet offshore şirketleri bir kenara bırakıp uluslararası işletme şirketleri yasası geçirmeye kalkması bakan olur olmaz gözünü uluslararası denetimden uzak olmaktan yararlanmaya diken ekonomi bakanı Deniz bu konuyu karapara aklatarak para kazanma hevesi ile yapmış olabilir ama sonuçta iştahın nelere kadir olduğu kanıtlandı. Eski komünistlerin nelere kadir olduğu da Rusya’ya bakıp anlaşılabilir. Kara para dedin mi akla Rusya mafyası gelir ya! Onun için uluslararası güçler dünyada denetimden uzak bir yer bırakmamak için Kıbrıs sorununu çözmeye önem vereceklerdir.

Sorunun örnek oluşturma niteliği de buna destek olacaktır.

Sorun için gerekliliklerden önem sırası oluşturmayan ve ta baştan tam çözüm elde etmek isteyen fanatiklerin çıkardıkları engel böylece aşılacaktır.

O zamana kadar işimize bakalım diyenler vardır. Amma bir yönetimin tek maddeye asılması zaten düşünülmemelidir. Talat’ın son seçimden önce gündemimiz önce referandum sonra ambargoların kaldırılması ile dolu idi başka işe bakamadık mazeretlerini kabul etmekle halkımız büyük hata yapmıştır. Halkımız derken özellikle CTP üye yandaşlarını kastediyorum. Hükümetten istediklerini hiç gündemden düşürmemeli idiler. Seçtiklerini ve atanmış veya daha önceden kalmış tüm yetkililerin görevlerini yapıp yapmadıklarını sorgulamalıydılar. Şimdi de yapmaları gereken budur.

Örnek olarak bu uluslararası işletme şirketleri yasasını ele alalım. Ferdi diyor ki yasa resmi gazetede yayımladık, ilgililer görüş bildirmeliydiler. Ferdi bilmez mi ki resmi gazete basıldığı gün veya hatta dizildiği günkü tarihi taşır ve dağıtım çok sonraları gerçekleşir. Hala daha tasarı halinde bu yasanın abone olan bana gelmediğini görünce Ferdi’nin bana karşı görevini yapmadığını ve benim de bu tasarı hakkındaki görüşümü almadığını açılıyorum.

Anayasal bir ödevimi yerine getirmeme hükümet engel oldu. Baş ilgili ticaret odası görüşlerini hazırlayıp duyurdu ama duyurusu internetten geldiğinde meclis komiteden çıkan raporunu görüşemeye başlamıştı ve raporda ticaret odasının görüşlerinin ele alınmadığı anlaşılıyordu. Rapor içtüzük yasasına ters bir şekilde gerekçelerden yoksundu. Ret oyu veren mebuslar bile görüşlerini yazdırmamışlardı. Kısacası meclis kendi yasasının gereklerini yerine getirmemişti.

Acaba anayasa mahkemesine baş vurup gerekleri yerine getirilmeyen şeyler nedeniyle iptal edilebilir mi? Hiç sanmam çünkü mahkeme meclisten umudunu çoktan yitirdi. Bulaşmak istemez. Mebusların inceleme fırsatı vardı der geçer gider. Yasalaştıktan sonra baktım ki bir maddesinde başka bir yasanın bu yasadaki kurallarla çelişen şeyleri uygulanmaz gibi bir ifade var ki bu da içtüzük yasasına aykırıdır. Lakin bu da iptal nedeni olarak kabul edilmeyebilir.

Yasalarda bazı ifadelerin kullanılası yasaklanmış, bazı kurallar da diğer ilgili yasalara bakılıp yeni yasa yapılması emredilmiştir. Bunlar yasaların incelenmesini zorunlu kılmak için konulmuştur. Meclis bunları es geçmektedir. Mebusların arasında da bunlara dikkat eden bulunmamaktadır. Resmen görevlerini yerine getirmemektedirler.

Bu yasayı neden gerekli gördüler, belli değildir. Bakana göre offshorelar işe yaramamıştır da onun için. Ancak hükümetten gelen gerekçede bu belirtilmiştir. Neden offshorelar çalışmamıştır diye gösterdiği gerekçe de denetimsiz olmalarıydı. Zamanında offshore yasası geçirilirken buna vurgu yapmış ve denetim olmayan yerde bir işe yaramayacaklarını yazmıştık. Offshore bankaların da durumu aynidir. Onların da kapatılması gerekir. Karaparacılar hala para yıkamaya devam diyorlar ama bunun ekonomimize yayarlı olduğunu söyleyen yoktur. Devlet de yıllıklarında yararlarından söz etmemektedir.

Ülkeyi kumarhane, kerhane ve batakhane haline getirdiler. Doğru dürüst sermayenin böyle bir yerde ne işi var!

İşimize bakalım ama her baktığımızda çirkef görüyoruz.

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org