Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 8 Temmuz 2004

Alpay Durduran

 

AKLINI MECLİSLE BOZMAK

Meclisin önemi vardır. Her ne kadar bizdeki utangaç milletvekilleri çağdaş hiç bir devletin meclisinin kabul etmeyeceği kadar KENDİ KENDİNE YETKİ VERMEKTEN KAÇINAN bir meclis olmaktan ve milletvekili işsiz güçsüz kalmaktan şikayetçi değilse de halkın oyunu almak için kulağını açık tutmak zorunda olma yüzünden çoğu halk dalkavukluğu olsa da hassasiyet göstermek durumunda olduğu için bazı işlere yarar.

Yetkilerinin Türkiyeli görevlilerce kullanılmasına ses çıkarmayan bir hükümeti iş başında tutmak yüzünden bir yığın sözleri verip sonunda tutmamak ve TÜRKİYE GERÇEĞİNİ hatırlatmak genel tutum olduğu için daha fazlasını isterseniz gerçekçi olmamakla suçlanırsınız ama gene de bir yerde meclis bir fonksiyon yapar. Ama asıl iş ancak biz meclis olarak zorlayacağız denildiği anda başlar.

Bu denilmedikten ve halk da gerçek falan umurumuzda değil sözlerin yerine getirilmesini isteriz demeye başlamadıktan sonra statüko değişmez. Statüko andlaşma ve barış istemekle gereğini yapmamak yüzünden olduğu gibi kalır. Öyle kaldıktan sonra da hükümette o olmuş bu olmuş fark etmez. Sadece statükodan geçinenler değişir.

Bunu hep söyledik ve haklı çıktık. Fakat hakkımızı teslim edenler gene de oylarını belki bu kez tutar deyip gidip verdiler. Gerçek falan umurumuzda değil söz bir Allah bir sözünüzü tutun denilmedikten sonra halk dikkate alınmayacaktı, alınmıyor. Şimdi erken seçim olsa sözlerini tutmayanlara oy vermek ve mecliste denenmiş partilere belki bu kez deyip destek olmak gene genel tutum olacaktır. Belki bazıları oy vermeyecek ama esas değişmeyecek. Bize sözlerimizi tutmamız için gereken destek verilmedi diyebilmek için bir birlerine saldırıp duracaklar ve en büyük gürültüyü koparanlar kazançlı çıkacaklardır.

Halk bu kez statükoyu gerçekten yıkmak isterse mazeret dinlemeyi reddetmeli ve güvenilir parti aramalıdır. Arama başlamadığına göre ne olacağı bellidir.

CTP en büyük statükoya karşı parti olma iddiasıyla hava basıp oy toplamaya girişecek. Nitekim sözleri bunun işaretini veriyor. Mehmet Ali Talat ve Ferdi Sabit Soyer bunu anlatıyor. Hükümetin istifası son derece yanlış olurmuş. Bu aşamada yani dünyanın izolasyonları kaldırmaya çalıştığı aşamada hükümet istifa etmiş olursa yandık gitti diyor. Sanki büyük bir fonksiyonu var. Hem skandallarla dolu bir uygulama içinde gidecekler hem de biz mutlu olup aman devrilmesin diyeceğiz. Dünya arkasında meclis çoğunluğu olmayan bir hükümet olduğunu bilmiyor da istifa eder ve yenisi kuruluncaya kadar görevde kalırsa farkı varmış gibi bizi kafaya alıyor.

Şimdi erken seçimi de gündeme getirdiğine göre arkasındaki boşluğu ilan etti. Hükümet kuramayacağını da itiraf etti. O halde kim ondan tam bir hükümet fonksiyonu bekler ki...

Statüko devam ettiğine göre esas yetkilerin Türkiyeli görevlilere ait olduğunu el alem bilmez mi? CTP olmasa başkası olsa sadece yemlenenler değişecek diye bilmezler mi?

Halk izolasyonlar kalksın diye kararlar almakta olan ABD, BM ve AB’nin karar almakta rahat olmaları için hükümet ne yapıyor ki? İzolasyon ambargo değildir dediğimizde bize saldıran CTP şimdi aklını başına topladı da ambargodan bahsetmez oldu. Talat ambargo yok izolasyon var diye düzeltme yaparken kime hitap ediyor ki? Kendi düzeltilmeye muhtaçtı.

İzolasyondan kurtulmak için teklifleri dikkate almak gerekir ama hükümet önce bizi Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yolda bıraktı. Hala umut varsa oy hakkı olmadan temsil edilme hakkı hükümete rağmen verilecektir ve hala kabul edileceğine emin değiliz. Yarın Hava alanı ve deniz limanları için de ayni takıntı hükümet yüzünden çıkarsa şaşmayacağız.

Türkiye evet derse hükümet de evet diyecektir. Nitekim iki kapı değil bir kapı söz konusudur diye ses veren Baba Denktaş, kararların koordinasyonda alındığını hatırlattığına göre statüko değişmeden durmaktadır. Talat bize ne verebilir ki? Lokmacı barikatını açmak bile elinde değil. O halde nedir de istifa ederse son derece (nenin derecesi) tehlikeli olur?

Akıncı’yı dışişleri bakanı yapamazlarmış çünkü askere ilişmiş, Talat ilişmedi de hayırlı mı oldu? Akıncı bakan olsa geçen kez yapmadığını şimdi mi yapacak?

Bunlarla uğraşmak abesle iştigal olur. Bir taraftan boyacı skandalı, diğer taraftan anayasayı çiğneyen elektrik borcu affı yasası, yasadışı bakanların hala görevde kalması ve Serdar’ın bir yıl en çok bekleriz yoksa devleti tanıtmaya başlarız sözüyle Talat’ın tanınma gündemde yok lafı elle tutacak bir şey bırakmaz. Şimdi işimiz yoksa erken seçim olur mu, olursa kim kazanır diye remil atalım.

Vah zavallı Kıbrıslı. Nelerle meşgulsün?

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org