Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 05 Ağustos 2005 Alpay Durduran | ||
Şarkın kurnazlığı offshore kutsiyetini akademik olarak fark eden bir açıkgöz Kıbrıslı yeni açıkgöz bakanla beraber bize dehalarını sundular. Ülkeyi kumar, seks ve kara para diyarı yaptıklarını bilmeyen acısını çekmeyen varmış gibi yardımcı doçentlik ünvanını da ileri sürerek avutmaya çalışan olunca derdin çok daha derinde olduğunu düşünmeden edemedim.Bir çok yabancı ülkede okumuş genç tanıdım ve Türk okullarında Kıbrıs’ta ve Türkiye’de okuyanları düşününce şu düşünceye vardım: Kültürel bir bozukluğumuz var. Öyle ki uygulamada da düşüncede de kaçamakları, suiistimalleri ve üç kağıtçılıkları hemen kapıyoruz ve kural sanıyoruz. İlk olarak bir vekaletname vermek istediğimde gördüm ki en geniş yetkileri vermem isteniyordu. Yasa öyle diyormuş. Bir fırsatta yasaya baktım ama tam tersi olduğunu gördüm. Yasayı uygulamakla görevli memurun bana en geniş yetkileri tevekkül etmemi söylemesi ve hatta olmazsa kabul edemeyeceğini söylemesi şaşırtıcı idi. Daha sonra dernek veya şirket kurarken mal alım satımı, kiralaması gibi her işi yapabilecek şekilde kurulması gerektiğini dayattılar. Daha sonra şirketler yasasındaki kuralların yorumunda yalnız kaldım. Bana göre halka gizli hiç bir şey olmaması gerektiğine göre şirket ortakları da halk tarafından tamamen bilinmeliydi. Yani şirket ortaklarının gizli tutulması ve mutemetler eliyle temsil edilmek olamazdı. Halbuki uygulayıcıların hepsi tersini söylüyordu. Yasaların ruhuna hatta bana göre lafzına da aykırı bu düşünceler şirket ortaklarının veya vekalet verilenlerin istismarına açık uygulatılması yasanın onlar ne yaparlarsa yapsınlar yapılanlardan sorumlu tutulabilmesini sağlamak için konan kurallar istismarı önlemeye yöneliktir ama uygulatıcılar istismarın yapılmasını sağlatmaya çalışırlar. Bankalar için kitap karıştıranlarda da ayni tersten düşünenlerin bankaların mevduat yaratma olanaklarını esasmış gibi görmelerine şahit oldum. İhtiyat ayırma dışında ellerindeki parayı borç verip hesap açtırarak hem mevduatı arttırmalarının hem de alacak yaratmalarının aritmetiğini öğrenince bundan kar çıkarma formülleri üretenler gördüm. Sonra banka batırmalarına ramak kalmıştı. Finans okuyup da sıfır sermaye ile projeler hayal edip devlete öneriler yapanları, sermaye ile şirketlerin defterlerindeki kayıtlı sermayeyi ayırt edemeyip kayıtlı sermaye ile oynayarak işleri denetlemeyi önerdiklerine şahit oldum. Şimdi de akademik diyerek offshore şirketlere mucize yaratmayı önerenleri görüyoruz. Akademik olan önce akademikliğin ne olduğunu anlamalıdır. Akademik olan akademi içinde çalışır. Önerilerini yapmayı değil yapacak olanlara vermesi gerektiğini anlar.akademik olan incelemediği konu ise yasa yapmaya soyunmaz. Yasama tekniğinin çok çetrefilli bir konu olduğunu ve akademik olarak incelenmesi gerektiğini bilmesi gerektiği gibi bir yerlerde yasaların yapılası esaslarının da vazedilmiş olduğunu etrafına baktı ise bilmesi gerekir. Gazetelere haber olmuş yasama zaaflarını duymamışsa tanımadığı bir dünyaya müdahale etmeye kalkmamalı ve eleştirilen bir konunun sahiplenmesine gitmemelidir. Bir doçent yardımcısı uluslararası işletme şirketleri yasasının kara para aklama fırsatı olarak nitelendirilmesine içerlemiş. Kalktı sorumluluğunu yüklendi. Ona göre bu offshore şirketti ve denetim altında büyük faydalar sağlayacak bir olanaktı. Kendi doktorasını ada ekonomisi gibi bir konuda yapmış ve yaklaşık on onbeş yıldır da çalışıyormuş. Arkasında gizli servilerin koştuğu ve kimlerin paralarını akladıklarını araştırdıkları, uluslararası kurallarla sınırlamaya çalıştıkları off shore etkinliklerini görmüş ve bunu görmeyenlerin cehaletlerine şaşmış kalmış anlaşılan. Halbuki bu fırsatın babası Serdar’dır. Paranın akı karası olmaz diyerek meşrulaştırmış ve madem ki tanınmamışız bundan kar (yeni yetmelerin dilinde rant) elde etmeye bakalım diyen Serdar’a sorsaydı doktoraya falan gerek kalmazdı. Yaklaşık on onbeş yıldır dediğine göre on ile onbeş arasında %50 farka bakarsak konuya yaklaştığı oranı da anlamış oluruz. Bakanı offshorelar başarılı olmadı, denetim altında işletme şirketleri adını takarak n verecekmiş. Akademiğimiz acaba şirketler yasasının sadece kayıt kurallarına bağlı olacak ve finansla ilgili para kambiyo, gelir vergisi, kamu alacakları usulü ve sair yasaların kurallarına bağlı olmayacak ama hiç bir yerde olmayan finans kuralarından bağımsız ve bakanlar kurulu tarafından her türlü denetime açık olacak bir şirketin hangi amaçla denetleneceğini inceledi mi? İmar bankasının offshore şirketinden kazık yiyenler avukat arıyorlar. Akademiğimiz yaklaşık on onbeş yıldır incelediği bu konuda onları aydınlatsın. Denetleyecek olan kim olacaktır, neyi denetleyecektir? Yasada nerede belirtilmiştir? copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||