Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 18 Ağustos 2003 Alpay Durduran | ||
BUSEYİ HAK ETTİLER
Kıbrıs’la Türkiye gümrük birliği içinde birleşmişler. İlişkilere bakılırsa Ankara’dan birileri gelir bundan sonra gümrük tarifeniz budur denilir olur biterdi. Ama hayır tantana ile imzalamayı tercih ettiler. Nedeni dünyanın TC ve Kıbrıs’tan aldığı bu parçadan ibaret olmaması. Bazı açıkgözlere göre gümrük birliği Kuzeyi dünyaya açmaya da yetecektir. Yani onlar karar alacaklar ve dünya değişecek. Bu kadar iddia içinde olmak için her halde hayal aleminde yaşamak gerek. Hayal kuranlar ve hayal içinde yaşayanlar diye ayırırsak hayal içinde yaşayanlar konumuz olur. Adam inanabiliyorsa ki Lefkoşa’da karar alacak da dünyayı idare edecek işbaşından uzaklaştırmakta yarar olur. Denktaş hayal içinde mi yaşar diyorsanız, içinde sakladıklarına hizmet edeceğine inandığı şeyleri gerçekleştirmek için atmayı savunduğu adımlar hayal içinde yaşıyormuş izlenimi vermiş derim. Konu, içinde sakladıklarını itiraf etmemesi sadece dikkatle izleyenlerin onu anlamalarıdır. Nitekim Verheugen’e mal edilen “Türkiye AB’ye üye olamaz onunla özel bir ilişki anlaşması yapmak gerek” ifadesini kullanışına bakarsanız Türkiye’nin AB’ye girmesini istemediğini anlarsınız. Onun için, AB yoluna taş koyacak olan bir anlaşmanın bir işe yaramamasına aldırmasını beklemek yanlış olur. İşe yaramış olur ama AB üyeliğinin yolunu tıkama işine yaramış olur. Buna Denktaş ve arkasındaki kurtlar bayılır. Şimdi AK parti iktidarı varmış. Kıbrıs’ta anlaşma istermiş ama bırakmazlarmış. O kadar ki Mehmet Ali seçilsin de çözüvereyim dermiş. Gelen gideni aratır derler. Karamsar bir laftır. Olan şudur: Gelen gidenden farklıdır ama sadece dine bağlılık açısından. Gerisi ayni. Onların arasındaki fark Şeyh Nazım’ın Cumhuriyet Osmanlı’nın topraklarından ne kadarını geri alabildi ki sözünde saklıdır. Onlar da cumhuriyetçiler gibi fethi hak kabul eder ve başarıyı ne kadar toprak fethedildiği ile ölçerler. Bir fark da takiyye yeteneğindedir, herhalde. Tekkelerde yetişenler takiyye ustası olurlar. Asker ocakları gibi tekkelerde de iyi yetişirler. AK particiler doğrusu en usta olduklarını kanıtlıyorlar. Herkesle oyunuyorlar. Çözüm mü onlar da çözüm yanlısı, AB mi onlar da üyelik yanlısı. Savaşa hayır mı onlar da Irak’a ABD geçişine izin vermeme yanlısı, demokrasi mi bakın meclis’e ama asker yollamayla Meclis’in ilgisi yok. Sırala gitsin. Baktılar olmuyor. Alevilerle laikler su başlarını tutmuşlar. O zaman biz de demokratız dediler. Muhammed’in demorasisi dediler, İslam demokrattır dediler. Bir tehlike var. Çok karışırsanız ansızdan öpülürsünüz. Ne olacak şimdi. Adam uzandı ve öptü. Ne oldu? Biz bilmeyiz tabii. Bir şey olmadı. Ne olacaktı yani? Öptüyse öptü. Ama onlara göre müftüden bir fetva gerekecek mi? Abdestsiz nikah tutar mı sormak gerek. Ama zaten o nikah imam tarafından başka yerde kıyılmıştır, acaba ondan önce abdest alınmış mıdır? İş zor. Damat ne diyecek bu işe? Babasına ne etin de politkaya girdin diyecek mi? İş zor mu zor. En iyisi fazla ellemeyelim. Önemli olan çok açılırsanız öyle öpülüverilecek olmanızdır. Öpülmekten korkarsanız açılmayın. Kıbrıs’a gelip de gümrük birliği anlaşması imzalamaya kalkarsanız çok açılmışsınızdır dikkat edin öpülürsünüz. El oğlu öpüldünüz diye bağırıverir sonra. Türkiye AB ve onunla gümrük birliği olan ülkelerle gümrük birliği içine girmiş bulunuyor. Yani Mersin limanına giren bir mal Marsilya’ya girmiş gibi olur. Ondan sonra artık bir yerel mal gibi dolaşır. Hal böyleyken sen Kuzey parça ile de gümrük alanı kuracaksın ve Mersin ile Mağusa’yı ayni hale getireceksin. Olur mu yahu! Atılıp kapıldın. AB üyeliği dedin. Gümrük birliğine girdin. ABD ile stratejik ortak oldun. NATO’dasın. Vallahi çok açıldın öpülmekten beter olduğun açıktır. BDH ve CTP de açıldılar. Hesaplarını AK partinin desteğine göre yaptılar bir buse hak ettiler.
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||