Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 9 Ağustos 2003

Alpay Durduran

 

SÜRECİN PARÇALARI

SÜRECİN PARÇALARI


Süreç kelimesi Türkçeleştirme çabaları içinde icat edildi. İngilizce’deki process kelimesi yerine önce ameliye kelimesini Arapça kökten alarak yapmışlardı ama sonra milliyetçilik, Cumhuriyet döneminde, azgınlaştıkça kendi çocuğunu yemeyi seçmiş ve onu Arapça ilan ederek yok etmeye çalışmıştı. Ameliye olarak eski sözlüklerde bulamadım, Arapça sözlüklerde ameli sözcüğünün dişili olarak buldum Anlaşılan Arapların süreçlerle ilgili fazla bir kaygısının olmadığı zamanlarda ilişikiler olmuş sonra bir birlerine sırtlarını dönmüşler. Veyahut, eyi tarafından düşüneyim, başka bir kökten türetmişler.

Süreç kelimesi process veya ameliye olarak bir süreyi ve o sürede bir biri ile ilgili ve bir etki yereten olaylar demektir. Özellikle süre demek değildir. Kim ki sadece süre olarak kullanır faşist kafalı sonradan Atatürkçülerin uzun çabalarını boşa çıkarmış olur. Türkçe de güdük bir dil olarak kalmakta devam eder.

Örneğin Kopenhag zirvesinden sonra Kıbrıs’ta olanlar bir süreçtir. Bu süreç başladı ve arada Türk tarafı bazı açılmasına fırsat vererek bazı olayları engelledi. Ardı ardına AİHM’e gitmeye veya Rum tarafına kaçmaya hazırlanan binlerce insanın olduğu anlaşılınınca kapı açık baskıyı azaltmak eski yöntemlerden birisi idi. Ama bu süreç bu kadarla bitmedi ki. Daha çok şey yapmak gerek. Seçimlerin yaklaşmasıyla partilerin tavırları da sürecin parçası, Denktaşçılardan da muhalefetten de birlik ve beraberlik çağrıları yapılması ayni amaçlarla sürecin parçaları.

Süreç o kadar da değil. Aklı başında olan olmayan bir çok kişi şurasından burasından süreçe katkıda bulunur. Havaalanında uçağa binmekten alıkonan Kıbrıslılar da sürecin parçalarıdır. Bir gün pasaport alan devletini inkar eder denilmesi ertesi gün sizin ananızın aksütü gibi helal denilmesi ama arkasından pasaprto alan oy kullanamamalı denilmesi ve havaalanında geri çevrilemeye başlandı diye zil takıp oynanması da sürrecin parçaları.

Çünkü süreçte yer alan aktörler yalançı, düzenbas, şarklı, namussuz, namuslu ve yiğit insanlardan oluşuyor. Birbirini tekzip eden uygulama ve girşimler olması doğal.

İnsanın aklı yalnız adı lidere çıkan adamın jhalkını yok etmek için azimli ve kararlı davranması. Bu kesinliğe karşın kendisine görece saygı gösterilmesi ve açıkça yediğinanelere değinilmemesi.

Bu kadar rüşvet ortada dolaşırken kaynağa bir uğramaması olası mı? Ama değinmek sıraya konulmuş. Bekliyolar. Tam çözüm öncesi hık mık ederse torba patlayacak. O zaman seyreyleyin dökülenleri.

Ayni anda başka laflar da dolaşır. O da sürecin parçası. Deniliyor ki havaalanı Kıbrıs’ın havaalanı olarak açılsın diye 25 Kasım’a bağlandı. Yani çözüm beklentisine karşı alınan önlemler var, güven artırma önlemleri çerçevesinde çözümü geciktireceğine inanılan ve Türkiye AB’ye girinceye kadar Kuzey’deki şgalin devam edeceği umudu var. Bununla ilgili çabalar var.

AİHM davlarının ertelenmesini sağlamak için atılan adım da bu çerçevede. Daha adım atılmadan yani ayak havada iken mahkeme öyle bir karar aldı ki umutlar tükenmiş olmalı ama hayır adamlar atandı ve maaşlar güzel. Onıun için bekle bakalıma yattılar.

Kopenhag’ta üyeliği erteletme umudu taşıyabilen TC dışişleri şimdi neler umar Allah bilir. Onlar oldukça kimse Türkiye’yi yıkmaya çalışmasın onlar yeter de artar da.



copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org