Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 25 Eylül 2003 Alpay Durduran | ||
Seçim Da Ne Seçimmiş Be Gardaş İngiltere elçisi ( Yüksek Komiseri) de tartışmaya karıştı. Ama bu tartışma bizi nereye getirdi?Rum toplum liderliğine göre seçimlere gözlemci gönderilmesi asla kabul edilemez çünkü KKTC’nin seçinmlerine yasasallık (meşruiyet) kazandıracak her şey reddedilmelidir. Aslına bakarsanız Denktaş’ın yenilgisi demek olacak bir seçim umamayacakları kadar zevk verisi olacaktır; gel gör ki ya ondan sonra muzaffer ama yerleşiklerin yerleştiklerini ve ellerindeki mallara bile hakları olduğunu ileri süren bir muhalefeti nasıl hazmedeceklerdir? 1. Rum toplum liderliğinden bahsetmek uygun mu? Maalesef evet. Çünkü hala blok hareket etmeye hazır bir Rum çoğunluğu ile karşı karşıyayız. Örnek isterseniz pasaportsuz geçişi bekleyenlerin sayısını izleyin. Pasaport gösterseler KKTC tanınmış olamaycaktır; belli olmuştur, Keti Klerides bunu kanıtlamıştır. Vasiliou Cuma gün geçecek gene kanıtlanmış olacaktır. KKTC tanınmayacak ve tanınmayacağı bir kez daha New York’ta belli olacaktır. 2. Türk tarafının seçimden korkusu yoktur. Maalesef seçim endişesi sadece seçimsiz ülke idare edemeyecek kadar demokrasi hastalığı olanlar için söz konusudur. Türk tarafı deyince egemen olanı kastetmek şart. Yoksa paramparça. Askerin bir kısmına göre Kıbrıs kendileri suçlanmadan bir kaynasa Türkiye AB’den kurtulacak ve şeker gibi olacak. Öteki kısmına göre şu AB işini bir kıvırsalar Kıbrıs arada kaynar gider. Zaten AB üyesi olduktan sonra Kıbrıs’ta bir kaç yılda ne kapı kalır ne pencere, stratejik maskaralıklara da yer kalmaz. Öteki kısmına göre ise Kıbrıs’ı bir süre daha elde tutar iken AB işinden bil istifade şu askerin laikliğini bir becerebilseler sonra Kıbrıs’taki görüşmelere son verip İslam dünyasındaki mübarekiye devam edilebilir. Allah günah yazmasın da ne olursa olsun. Hiç dar ül islam dar ül harb’e kansız devredilir mi? Dert bu dert. Paramparça dünya onlarınki ne yapsınlar. 3. Seçim deyince acaba Denktaş gibi büyük ustanın yapacağı şey var mı diye bıraktılar. Olmaz mı? Hemen son zamanların moda deyimiyle öyle düşünmüyorumlu bir masal okudu. Gözlemciler KKTC’yi tanırlarsa onları kabul edebilirlermiş. Hele sonuçlarını da kabul ederlerse yani seçilenler egemen kabul edilir de söyledikleri yasa sayılırsa ballı börek. Bir askeri operasyon, bir mali operasyon, gelsin oylar, gelin tanınma. Bu arada muhalefetten kazanan olur da sürpriz mi olur? Olsun varsın. Onun kolayı bulunur. Nasıl mı? Elçiliğin sektör sorumlularına yani gerçek bakanlara sorun. Hepsinin gerisinde halkın ne düşüneceğini tayin etme görevlileri size seçtiklerinizin nasıl katı gerçekleri anladıklarını ve ilerde size daha iyi hizmet etmek için şimdilik boyun eğme antrenmanı yaptıklarını gösterirler. Halkımızın içinden mümtaz şahsiyetler partilerin aslında gevezelik için değil iktidar olmak için kurulduklarını söylerler, Türkiye’den birilerinden mesajlar da getirirler ve kuvvetle ikna ederler. Seçilen o çok iyi bildiğimiz liderler de bağırlarına taş basarlar ve halk için suçlanmaya katlanırlar. 4. Çevik Bir’le 28 Şubat darbesinin muhasebesini yapmaya kalkan ve ahmaklığımızı yüzümüze vurmakla tanınmış olan Fatih Altaylı’yi izlediniz mi? Fatih sanki kutsal birsinin karşısındaydı. Kendini paşasını temizlemekle görevli saymaktaydı. Asker olmasa hapı yutacaklarını sorgulamadan benimsemişti. Onlar Kıbrıs’ı satmaktan bahsederken çözümü savunacak kim kalacaktır? Öyleyse onların emrindeki hududa, üç beş fazla oy aldı diye buranın muhalfeti mi hakim olacak? 5. Arkasını dünyanın desteğine dayayıp meşru iktidar diye hareket ederek satükoyu değiştirmeye kalkacak olan kim? Bunlar değil mi ki aman yabancılar destek falan vermesin aleyhimize işler diye hareket edenler? İşin bir tarafı da seçimlerle seçilenin meşru bir devlet yönetimi olmadığı sadece bir toplumun teemsilciliği olduğu düşüncesinde olan ve Kıbrıs’a resmi gözlemci gönderilmesini reddeden dünyanın desteğine dayanabilmek. Buna nasıl güveneceklerdir? İşin aslı şu seçimi kazanmak veya kaybetmekten ayni derecede kormak gerek. Mitinglerin arkasından eski tayfayı ısıtıp yine sahneye salmak iyi olmadı. Hesaplar da çeşitli.
copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||