Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 14 Ekim 2004

Alpay Durduran

 

MADDİ CIKAR İÇİN YAPMIŞLAR

Rauf Denktaş halkın AB’ye evet derken maddi çıkar için öyle davrandıklarını söyledi. Kendini dinleyen Atatürkçüler de bu işin bir hasiyet meselesi olduğunu söyledikleri haber verildi. Halbuki Osmanlı döneminden beri hep milli devlet olalım da maddi çıkar elde edelim diye milli devlete geçmeye çalıştılardı. Önce Milli olmak için Osmanlı diye bir millet düşündüler tutmadı, sonra Türk milleti diye tutturdular. Atatürk zamanında tutturdular denilebilir.

Düşünülen milli devletin ülke çıkarlarını düşünerek dış ticareti leyhe çevirmeye çalışacağı ve bunun içte üretimi tahrik edip zenginleşmeye yol açacağı idi. Osmanlı devrinde savaşlar getiriden çok götürü şekline dönünce hazine batmış ve silah alamayıp savaşları kaybetmeye başlamışlardı. Bu acıyla zenginleşme tutkuya dönmüştü. Sanayileşme hastalık gibi benliklerini sarmıştı.

Şimdi de her şey maddi çıkara göre ayarlanmaktadır. Önceleri milli sermaye derlerdi şimdi dış sermaye tutkusu sardı. Ama amaç hep zenginleşmedir. Rauf bey de zenginleşme için her şeyi yapanlardandır.

Bu yalnız onlara has bir şey de değildi. Salgın dünya çapında idi. Solcular da milli sermayeyi öncelikle korumada diğerleriyle yarışta idiler. Planlı olsun derledi ki daha hızlı kalkınma olsun. Adına kalkınma denilince zenginleşme demek olmaz mıydı? Bal gibi de zenginleşme ihtirası vardı. Devam ediyor. Maddi çıkar deyip de aşağılamaya kalkmalarına bakmamak gerek.

Milli devlet saltanattan daha fazla zenginlik olanağı verecek diye düşünürlerdi. Zenginlik silah da sağlayacak ve savaş kazanacaklardı. Şimdi savaş merakı azaldı mı? Siz yanıt verin.

AB zenginlik demek olmasa akıllarına gelmeyecek mi derseniz belki bazılarının gelir. Bir kısmı güvenlik için der ama güvenliği de zenginlikle bağdaştıran çoktur.

Maddi zenginlik maddi olmayan zenginliğe ters değil ki? Araştırsak maddi olarak perişan durumda olanların manevi zenginlikten de yoksun olanları oran olarak daha fazla çıkacaktır.

Denktaş’ın maddi çıkar için diye suçlar gibi konuşması AB’nin dünya barışındaki ve hukukun üstünlüğüne katkısıyla dış ilişkilerde sağlayacağı olanakları düşünmemek olarak algılasak haklı sayılacak noktaları var. Örneğin övgüler düzmeye başladığı CTP’nin tutumu AB’den sadece maddi çıkarlardan ayrı devlet olarak toplumsal hakları korumak amaçlarıyla yararlanamamaya verdiği önem nedeniyle ve Rumların gerçek yüzlerini görme becerisi ile ona hak verdirtir. Yolları birleştiğine göre huyları da birlik.

Hele Hritofiyas da ikinci bir Talat olmayacağım dedi diye takınılan tutum Kıbrıslılar için AB bir meçhul oldu. AB’nin bir üst kuruluş olarak anlamını kavramadıkları ve hala milli devlet düşünüsü ile olayları ele aldıkları belli oldu.

AB kararlarını sadece işine geldiği zaman benimseyeceksin yoksa kabul etmeyeceksin diyerek üye olursan sana anlatırlar. Üye devlet ancak kararların beğenmediklerini de uygulamaya başladığında gerçek üye olur. Şimdi sırada bunun anlatma var. Rum yönetimi de Türk yönetimi de bunu öğrenecek.

Barış ve AB diye mitinglere katılanlar AB’yi anlamadılar da barışı mı anladılar! İşleri hikaye ama öğrenecekler. Denktaş rotayı kaybettiklerini ilan etti. Bazıları başka anlamlar verip eleştirdiler ama rotalarını kaybettikleri açık çünkü AB dalgasının üstünde rota tutturmak için dalganın yönünü anlamak gerek yoksa bu büyük dalga alır başka yere götürür. İyi de olur.

Rotayı kaybettiler. İyi de oldu. Gemimiz onların istediği yere asla gitmeyecek.

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org