Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 8 Ocak 2003
Alpay Durduran

KASIMPAŞALI CIRLAVUK

KASIMPAŞALI CIRLAVUK

Adamı dinliyoruz, adamlarını dinliyoruz. Söyledikleri hep halkın hoşuna gitsin diye söyleniyor. Bakıyorum halkın alıştığı, okudu yazdı fark etmez herkesin denecek kadar çok insanın nakaratının ayni. Nasıl hoşa gidilecek söz söylenirse o şekilde konuşuyor ama sonuç başka. Takiyye diye tutturdulardı, bunlar da ustalardan ders almışlardı. Gerçi almayanlar da aileden başlayarak ayni şekilde yetişiyorlardı. Dinleyen ayni, söyleyen ayni kültürden; nasıl kandırılırlar ya da kandırılırlar mı ne bileyim ben? Ama öyle laf edenleri takdir ettikleri de belli.

Ekonomi için yapısal değişiklik yapılacak dedi, Kasımpaşalı... yaptı mı? Yapmadığı gibi fakir halka merhamet diyerek caba hükümetten emeklilere artış verdi. Vermeli mi vermemeli mi diye sorsan olmaz. Aldıkları maaşlar gülünçtü, zam verilmeli idi. Ama yapısal reformlardan bahsedenler zam yapacaklarsa nereden kesip zam yapacaklarını da belirlemeli idi.

Bütçede bir kalem artışı yapacaksan o bir havuzdur, bir yerden kesecek de yapacaksın. Yoksa borçlanacaksın. Borç ise faizli veya Merkez bankasından zorla alınacaktır. Halbuki Merkez bankası özerkleştirildi ve IMF de destekliyor. Onun için oradan alamazsın. Borçlanırsan bu kez faiz fazlası sözü ile IMF’ye ve tabii IMF ile iyi geçinilmesini isteyen sermayedarlara takılırsın. Nitekim bu kararı alır almaz borsa düştü, faizler yükseldi ve emekliye verilecek paradan fazla faiz yükü devlete yüklendi. Yani kasımpaşalı emekliye verdiğinden fazlasını parababalarına verecek.

Ekonomi Türkiye’de ihracata dayalı büyümeye başladı çünkü uzun yıllardan beri ilk kez enflasyona karşı alınan önlemler ve dövizde dalgalı kur ona bu olanağı sağladı. Burada bir solcu olarak hemen söyleyeyim bu sağlıklı bir gelişme değil içteki geli dağılımı bozukluğundan istifade eden bir çarpık büyümedir. Ama büyümeden pay alanlar bunu yakaladılar ve bırakmazlar. AKP bunlarla kavga etmek zorunda kalacaktır. Çünkü hayat pahalılığı artışına rağmen dövizi bastırmaya çalışırken de açık bütceye gidecek ve enflasyonu arttırıp ihracatla büyümeyi de durduracaktır.

Laflar arasında enflasyonla mücadeleye devam edeceğiz diyorlar ama mücadele edenleri gördük onlar mücadele ettikçe mübarek enflasyon palazlandı.

Kıbrıs’la ilgili de AKP cırlavuk gibi öter. Bugün de dış politikanın değişeceğini söyledi. Annan planı kabul edilmiş gibi komiteleri de göreve başlattılar. Ama Kıbrıs’ta nasıl bir çözüm elde etmek istediğini hiç açıklamadı. O da Denktaş gibi anlaşma olsa ible beklesin de Türkiye AB’ye girdikten sonra uygulanır kafasında ise öküz altından buzağı çıkarmaya çalışıyordur. 12 Aralık’ta bile hala daha Kıbrıs’ın AB’ye girmesini önlemeyi başaracağını sanıyordu.

Akıllı adamlar var, Türkiye’de... Türkiye okadar önemli imiş ki AB yalvara yalvara hazır olmasa da onu üye alacaklarmış diye inanır ve onun hatırına Kıbrıs’ın üyeliğini de ertelermiş sanır. Şimdi de Kuzey’in Türkiye’yi bekleyebileceğini ve kendisinin bundan etkilenmeyeceğini iddia eder.

Akıllılar çok. Ama bu durum öylece kalsa bile 2003’ten öteye gitmez. Bu yıl içinde ya hazır olup uygulamaya geçer ve 2004’te uygulamada AB içinde bir bela olamayacak yapıya kavuştuğu görülür yoksa 2004 sonunda bekleyelim bakalım, ödevini yapsın, uyuglamayı da görelim derler ve uzar gider. Kaldı ki durum ayni kalmaz. Bu yıl AB anayasası oylanmaya başlayacak, AB hudut güvenliği gündeme gelecek, AB ordusuna gidiş başlayacak ve saire...

Kimse Türkiye’yi bekleyecek değil. Onlar hayal kursun dünya değişiyor.

AKP bu arada yerinde sayar ve takiyyeyle zaman yitirirse hap gibi yutulacak ve arkasında halk da bulamayacak. Emekliye zam yaptı diye senicekler enflasyonla fakirleştiklerini görüp bunlar da eskilerin ayni diyecekler. Derin devlet de kriz falan hade seçime deyip AKP’yi budayacak.

Şimdiden Kıbrıs AKP için ilk imtihan olacak diyorlar. Hernekadar Kıbrıs’ı sattı mı diye bakacak olanlar söylüyor ama doğrudur ilk imtihanı olacak.


Alpay Durduran|Ana Sayfa