Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 11 Kasim 2002
Alpay Durduran

ARTIK BUNA HATA DENEMEZ

AKTIK BUNA HATA DENEMEZ

Meclis dediğin sadece bütce kontrolü için yani mali denetim için kuruldu. Mali denetimi yapmayan meclise meclis denilmez ve milletvekillerine de milletvekili denilemez. Hele muhalefet te denetim yapılmasını görmek istemezse, mali denetimi meclis adına yapan sayıştay veya murakıplık gibi kurumları iktidarla beraber suçu ve suçluları açıkladı ve yargısız infaz yaptı diye suçlarsa artık bir meclisimiz olduğunu söyleme olanağı yoktur ve yakın gelecekte de olmayacaktır.

Sayıştay kimsenin reddemeyeceği şekilde usulsüz olarak paralar harcandığını açıkladı. Harcamayı yapanların da ilk defaları olmadığını belirtti ve arkasından paraları harcayanların ceplerinden ödemesini ve dava edilmelerini istedi. Mecliste sayıştayın raporu görüşüldü. Kimse sayıştayın raporunu reddetmedi. Herkes “evet. Paralar usulsüz harcandı ama harcayan paraları yemediler ve harcama yerleri gerekli idi” dediler. Olay BRT’de geçmişti. Çok lazımmış diye bütcesinde reddedildiği halde klimalar almışlar. Gereklilik gösterilerek bütcede değişiklik yapmaya gerek duymadılar ve bile bile bütce ve ilgili yasaları çiğnediler.

Bu örnekten sonra yenileri başladı. Son olarak eğitim bakanlığında öğrenci bursları yardımları için konulmuş limitler aşılmış ve paralar ödenmiş. Şimdi de öğrencilere ödendi diye yolsuzluk yok deniliyor. Sayıştaya da yolsuzluğu yapanların adlarını içeren raporu açıladı diye saldırıyorlar.

Bu usulsüzlükleri yapanlardan birileri bu işten menfaat sağlamayacak kadar aptal mı idi yoksa para yedi mi? Hiç değilse para kazandırılanlara “tehlikeyi göze alarak bu işi yapıyoruz, sen de bil” demediler mi?

Bunu anlamayacak kadar aptal olmadıklarına göre mecliste hepsi de işin sağından solundan birşeyler koparmıştır veya bazıları ahmaktır.

Kürsüye çıkıp da kükreyen o muhalif milletvekilleri yolsuzluk, suistimal, kayırma diye söylemedik laf bırakmazlardı. Ne oldu da sayıştay raporlarına giren usulsüzlüklere dair sayıştaya saldırıyorlar? Nasıl olur bu iş!

Akıl almaz.

Sayıştay da bunaldı. “biz raporları meclise, cumhurbaşkanına ve hükümete veririz, basına değil” diyerek isim açıklama saldırısından kurtulmaya çalıştı. Sayıştay bütcesi mecliste komitede görüşülmeye başlandı ya, iktidar muhalefet üstüne çöktüler. Biz onlardan ilgili bakanları suçlamalarını ve sorumluluklarının gereğini yapıp da istifalarını istemelerini beklerken sayıştay suçlu bulundu. Muhalefet nasıl böyle yapar akıl almaz.

Bu saldırı karşısında sayıştayın bunaldığı açık. Yoksa “ben basına veririm. Onlar isterlerse yargıya gitsinler ve tazminat istesinler. Benim kamuoyuna borcumdur. Yasam meclise rapor etmemi emreder; her halde yasa koyucu meclise verilenin basına gideceğini akıl ederdi” derdi. Tabii ki basına verilecek. Kamuoyu desteği olmadan sayıştay nasıl hükümeti denetlesin ki! Basına rağmen denetleyemiyor.

Polis ve savcılık hükümetle periyodik buluşup işbirliği yaparak devreden çıktı. Milli menfaatler doğrultusunda yolsuzlukların üstüne şal attı.

Muhalefet te sayıştayı susturuyor! Yandık!


Alpay Durduran|Ana Sayfa