Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 22 Kasim 2001
Alpay Durduran

TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ ELEŞTİRİLER

TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ ELEŞTİRİLER

Son günlerde Türkiye ve Kıbrıs’ta hain Türkler görülmemiş düzeye çıktı.

Milli politikalara eleştiri yapmak görülen şey değildi. Şimdi ise o kadar bollaştı ki işportaya düştü. Emekli büyükelçiler ve generaller de eleştirilere katılarak şenlikli açık oturumlar yapılmasına katı yaptılar. Bu arada parti üyesi emekli büyükelçilerin “Ecevit’in dili sürçtü” diye konuşmak zorunda kalmaları ve AB’yi tehdit için Kuzey Kıbrıs’ı ilhak edeceklerini söylemesini bu şekilde nitelemeleri hayli eğlenceli oldu. Milli merkezin tehdidinin ayaklarını yerden kesen bu değerlendirmeler eskiden görülmezdi.

Acaba bu durum Türkiye halkının artık susturulamaz hale geldiğine ve geriye dönüş olmayacağına bir kanıt mı?

Üst kademe çok tedirgin. Halk egemenliğin kendisinde olduğunu bir anlarsa halleri duman.

Kapkaççılar büyük sorun oldu. Polis müdürü CMUK yani ceza mahkemeleri usul yasası ellerini kollarını bağlıyor diye konuşuyor. Demek istediği, eskiden şüphelileri toplar, konuşturur ve delilleri onların ifadeleri ile elde eder ve suçluları yakalardık ama şimdi önce delil bulmak, işkence yapamadan ve konuşturamadan hakim huzuruna çıkarmak zorunda kalmakta imişler, onun için kapkaççıları kaçırıyorlarmış. Halbuki CMUK bile insan haklarına tam uymuyor. Anayasayı AB istekleri doğrultusunda değiştirerek işkence ile yani yasadışı yollardan topladıkları delileri sanlının aleyhine kullanmamayı bile kabul ettiklerine göre polis müdürünün işi daha da zorlaşıyor.

Yönetimin en etkili baskı aracı olan polis, insanın karşısında zayıflıyor. Muhalifleri susturmak için mesnetsiz davalar açmak da zorlaşıyor. Devletin sektörlere yardımı da azalınca bağımlılar azalacak ve sesler çoğalacak.

Vay hallerine. Halkın parasıyla halkın susturulması dönemi sona ermek üzere. Egemenler rahatsız.

Bir yazara göre bu nedenlerle Kıbrıs, Türkiye AB üyesi olmasın, İMF dayatmalarıyle şeffaf ve hesaba gelir bir devlet haline gelmesin diye kullanılmaktadır. Onun için çözüme çalışacakları yerde aleyhe işleyen tehdit ve santaj politkaları uyguluyorlar. Komplo teorileri için iyi kaynak oldukları aşikar.

Başbuğ Bahçeli, bu yolda ateş püskürdü ve etrafın hainlerle dolduğunu belirtti. Ona ihanet teşkil eden sözler söylendiği aşikar da bu ihanet ona ve onun gibi düşünenlere ihanet. Yoksa Türkiye’ye ihanet eden asıl onlar. Türkiye’nin çağdaşlaşmasına engel olan onun gibiler.

Kıbrıs’a anayasal düzeni iade etmek için gelenler, Kıbrıs’ı satmayız diyecek kadar sahiplenme hakkını kendinde buluyorsa çağdaşlaşamaz. Kıbrıs sorununu çözmeye yanaşmayan bir devlet yakında NATO’da kalmakta bile zorlanacak. Nitekim AGSP dolayısıyle yalıtılmış durumda. Afganistan politikası bile yakında Türkiye’yi zorlamaya başlayacak çünkü derdi gici orada bir basamak bulmak için Özbekleri kullanmak. Halbuki Özbek general dostları sabıka dosyası hayli kabarık birisi.

Akıl ve izan gelecek ama solcular hala daha aklı selime gelmiyorlar. Mainfesto’da bile tutucu hatta gerici diye tanımlanan küşük kapitalistlerle oyun oynamayı şeffaf ve hesaba gelir bir yönetim kavgasına tercih ediyorlar ve gerici ve az gelişmiş kapitalist devletin yardımına dayanmaya çalışıyorlar. Çalışanla çalışmayanın ayrılmasına bile engel olmaya çalışıyorlar. Memur egemenliğini pekiştirmeye çalışıyorlar.

Solcuların desteği de alınırsa Türkiye çağdaşlaşmaya devam edebilir.

Herneyse işler eleştirilere bakıldığında iyiye gidiyor.


Alpay Durduran|Ana Sayfa