Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 25 Kasim 2002
Alpay Durduran

GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK

GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK

Rum tarafında plandan memnun olmayanlar Denktaş’ın iyileşip işinin başına dönmesini bekliyorlar. Onlara göre plan Türk tarafınca reddelirse Kıbrıs AB üyesi olacak ve AB muktesebatına ters olan hususlar artık onlara dayatılamayacak. Hani Türk tarafının bu tuzağa düşeceği de belli. Onlar da varsın geç olsun deyip duruyorlar.

Emin olsam ki planı Türk tarafı redderse AB muktesebatına uygun olan hale gelecek ben de dua edeceğim. Ama dua edecek birini bulamadığım gibi emin de değilim.

AB dışişleri bakanları toplanarak Kıbrıs planını görüştüler ve plan kabule edilirse ona göre muktesebattan ayrılam hakkı verilecek dediler. Yani AB içinde Kıbrıs önemli bir varlık olarak görülmüyor ve muktesebata aykırılıkların sorun yaratmayacağını düşünüyorlar. Öyleyse 12 Aralık’tan sonra da anlaşma fırsatı elde duruyor. Ne kadar süre daha durur derseniz; sanırım Türkiye iyice AB’ye yaklaştığında ve artık Avrupa savunma ve dış politika saptamaları içinde yer almak için ihtirası dayanılmaz noktaya geldiğinde süre sona erecek ve Kıbrıs’ta saçmalamaktan vaz geçin diyerek ona çözümü dayatacaklar.

Kıbrıs’ta statükonun değişmeyeceğine inananlar bu arada kıçlarının üstüne oturdular. Ne yaparlarsa yapsınlar statüko değişecek. Hatırı sayılır Rum’un mülklerine kavuşmasına ve Türk yönetiminin büyük ölçüde küçülmesine şahit olacaklar. Kurtçuklar zaten liderin dediğinden çıkmama terbiyesi aldıkları için hırlamalarına bakmayın yalayıp yutacaklar. Kurt taklidi yapanlara güvence verecek bir Türkiye bulunmazsa sadece ötecekler.

Bakmayın öyle silaha sarılırız demelerine kimlerin canını tehlikeye sokabileceğini görüp tanımadınız mı? Zor günlerde bu kahramanların nerelere saklandıklarını hatırlayın, hatırlayanlara sorun, görürüsünüz.

Avrupa üyeliği artık Türkiye’nin ibr tutkusu oldu. Onun hatırına biraz da kurtçukların tozunu atmaktan zaten çekinmez.

DAÜ’de Mehmet Ali’nin programında hadise çıkaranların orada görevli oldukları bellidir. Yoksa polis hadise çıkacağı konusunda gerekmediği halde uyarılmıştı; önlem alırdı. Polisin haise çıkacağını bildiği yerlerde nasıl önlem aldığını da tecrübe ile bildiğimize göre diyebiliriz ki polis hadise çıkmasını istiyordu ama daha önceden dozu hakkında da anlaşmışlardı. Yoksa kurtçuklar arkalarında polsi görünce bu kadarla bırakmazlardı. Polisin arkasındaki asker polisi bu yediği naneden dolayı ezmediğine göre o da işin içinde.

Nasıl olur da dışişleri ve yeni hükümet müzakere edelim derken burada böyle tahrikler yapılır diye şaşmayın. Bir zamanlar Emin Dırvana da hükümet görüşü doğrultusunda sükunet isterken askerden gelen bir el çatışma çıkarmak için parmak atıyordu; hatırlayın. Şimdi de ayni.

Kıbrıs’tan Türkiye’nin AB üyeliğine engel olmak isteyenler ile istirdat peşinde olanlar hükümete engel çıkarmaya çalışıyorlar.

Rum bunların olmasını ve AB üyesi bir ülkede işgal edilmiş topraklarda olanlara izin verecek misiniz diye bağırabileceği durumu yaratmayı düşlüyor. Gelecek yıl gelebileceğini hesplıyor. Onlarla kurtlar iş birliği içine düştüler. Zaten hep öyle oldu. Sonuçta Kıbrıslı Türkler’i mahvettiler. Biraz daha gayret ederlerse Kıbrıslı Türkler artık Türk gördüler mi şeytanlarını görmüş gibi olacaklar.

Bakmayın Mehmet Ali ile Angolemli’nin zaman birlik zamanıdır diye döğünmelerine. Üyelerine bakın lan ne diyooo sizin başkan dediğimde takiyye yapıyor diyorlar. Bir serbestleşseler ne birlik kalır ne muhabbet. Unuturlar mı kurtçuklara yem etmeye kalktıklarını, devletin olanaklarını kullanarak ezmeğe ve ezdirmeye çalıştıklarını. Kendilerini hükümetten atmak için uğraşanların yedikleri naneleri unutacaklar mı? Summak dayı mı bunlar!

Akıldan iz varda en iyisi Annan önerilerine yuvadan düşen düşen kagaya atlar gibi atlamalarıdır. Yoksa bir kere Bor’un pazarı geçerse ara ki Niğde’yi bulasın.


Alpay Durduran|Ana Sayfa