Serazat, 9 Kasim 2002
Alpay Durduran
NİSAN'A ERTELEME
NİSAN’A ERTELEME Rum tarafı BM çözüm formulünün yapılacak olan başkanlık seçimlerinden sonra taraflara sınulmasını tercih ettiğini açıkladı. Bundan önce de seçimlerin ertelenmesi için partiler arasında tartışma yapılmıştı. Ancak AKEL seçimlerin ertelenmesini kabul etmediğini şiddetle belirttikten ve diğer partilerden de destek aldıktan sonra BM görüşlerinin sunulmasını erteletmeyi gündeme getirdiler. Rum tarafının takvimi uluslararası takvimle çelişebilir. Kıbrıs uluslararası bir sorun ve takvimler bir birine dolaşabilir. BM görüşlerini sunarsa 12 Aralık’a kadar soruna çözüm çerçevesi çıkabilir ve anayasa çalışmaları kısa sürede tamamlanabilir. Tüm mesele Türkiye’nin çözüme karar vermesidir. Yoksa çözüm modeli ortada ve olabilecekler çok kez ele alınıp değerlendirildi. Nisan’a ertelenirse ve Türk tarafı suçlanmaz, Kıbrıs’ın AB üyeliği tehlikeye girer. Klerides’in hem Türk tarafını uzlaşmaz göstermek hem de AB üyeliğini tehlikeye sokmadan üyelik andlaşmasını tamamlattırmak gibi bir sorunu olacak. Yoksa seçim falan düşünmeden BM görüşlerinin sunulmasını kabul etmek ve bir an önce görüşmeleri Türk tarafının suçlu bulunduğu bir ortamda erteletmek zorundadır. Klerides becerir de Nisan’a kadar erteletme yaptırırsa artık AB’nin andlaşma taslağına koyacağı maddeler dışında Kıbrıs’ta bir andlaşma yapmak olanaksızlaşır ve Türkiye’nin hayallerinde olan durum sağlanamaz. Hemen hemen herkesin evine döneceği bir çözüm olur. Türkiye’nin bunu reddetmesi ise olanaksızdır. AB üyeliği ve ilgili stratejik konular Kıbrıs’tan çok daha fazla Türkiye’yi ilgilendirdiği için onların hatırına kabul etmek zorunda kalır. Türkiye dışişlerini aklı varsa BM paketini elde edeceğini azamisi olarak görür ve Aralık’tan önce kabul eedilmesi için harekete geçer yoksa diğer kazançalrı hatırına çok daha azına razı edilecektir. Bundan kurtuluş yoktur. Kıbrıs Türkiye’nin toprağıdır gibi laflar edenler bunun böyle olmadığını elbet göreceklerdir. Çok kişi bunu anlamış durumdadır. Seçimlerde tepe takla gidenler hala anlamamışlarsa onlara anlatacak çok kişi var artık. Kıbrıslı Türkler meskenet içinde yıllarını boşa harcadılar. Askerin içindeki bir avuç irridendistin kaprislerini dünyanın vaz geçilmez gerçekleri gibi gördüler ve onlara datyanarak iktidar numarası yapanların sağladıkları menfaatlarla yetindiler. Mahvoldular ama yaşayamayacak hale gelenlere uğurlar olsun deiy kalanlarla saltanat sürmeyi marifet sandılar. Acı çekenler ve değişiklik isteyenler artık zamanı geldi harekete geçmelidirler. Son güne kadar bekleyeceklerine seslerini yükseltip ganimet kafalılara hadlerini bildirmelidirler. Meclis’te bulunanlar özellikle sorumludurlar. Yan gelip yatamazlar. Yoksa hesap vereceklerdir. BM görüşleri taraflara sunulmak durumundadır. Ama Rum tarafı Nisan’a ertelenmesini isterse veya Türkyie kabul etmeyeceklerini sert bir şekilde açıklarsa sunulmyabilir. O zaman işelr belirsiz hale gelir. Ama Rum tarafı ertelemede ısrar etmez ve sunulsun ve Aralık’a kadar çözülebilecek bir takvime bağlansın derse Türkiye’nin resti onlara Nisan’a kadar bir süreyi zaten kazandırır. Onun için Meclis’tekiler ibr an önce Kıbrıs sorununu ele alıp görüşemcilik için bir düzenleme yapmalıdırlar. Türkiye dışişlerine sallam yok ciddiyetle müzakere edilemlidir denilmelidir. Yapmayanlar tarih karşısında sorumlu olacaklardır. Komite kurmak için Denktaş’ın rızası gereklidir diyen CTP şaşkınlık içindedir. Hele bunun BM’nin arzusu olduğu söylentileri durumu daha da vahim hale getirmektedir. Bugünkü düzenleme iki cemaat liderine dayanmaktadır. Durum öyle olduğu için öyle yapılmıştır. Lider hikayesi kesintiye uğrayınca saatler durmaz. Yeni duruma uygun formül hemen bulunur. Hele konfederasyona yakın federal çözümü çok benimseyenler acele etmek zorundadır. En azından AB ile yapılacak üyelik andlaşmasına maddeler koydurmayı becermelidirler.