Serazat, 14 Subat 2002
Alpay Durduran
AR DAMARSIZLAR
AR DAMARSIZLAR
Rum tarafına geçmeye başlayalı yıllar oldu. İlk gitmeye başladığımda heyecanla etrafımı sararlar ve bazıları beni aydan gelmiş gibi süzerlerdi. Bir süre sonra benim gibi düşünenler EOKA-B’cilerin de etrafımda dolaşmasına bakarak “şunlara bir ders ver” derlerdi. Öyle ya Rum tarafında benim gibi düşünenleri Türkçü ilan edip ezmeye çalışanlar, Türk olduğum için bana sevgi gösterisinde bulunurlardı. Gerçekte o tipler Kıbrıs’ın kana bulanmasında esas rolü oynadılar. Çoğunlukla sağcı kesimlerden oluşan bu gurup savaşın bile rezilleşmesine sebebolmuş, bir sürü savaş suçu işlemiş olduğu için o seviyede insanlar olarak anılmamıza sebebolmuşlardı.
Kıbrıs’ın önce Türk, Rum diye bölünmesine, yıllarca Türkler’in enklavlarda mahpus yaşamasına, sonra Ada’nın ikiye bölünüp zorla insanların evlerinden kovulmasına fırsat vermişlerdi. Arada uzlaşıp hiç değilse kayıpları azaltacak fırsatların kaybedilmesine de çanak tutmuşlardı. Ama gene ortada etrafa çamur atarak dolaşıyorlar.
Rum tarafında olanlar, 1974’ten sonra bir süre kafalarını eğmişlerse de sonra gene dikmişlerdi. Kuzey’de olanlarsa 1974’ten sonra sanki kendileri bir halt etmiş gibi ortaya fırlamışlardı. Civcivli günlerde ise sıçan deliği bin altındı.
Hala daha ortalıkta dolaşmaları, ikiye bölünmüş bir ülkede, bir tarafta nüfusu eriyip giden diğer tarafta 200 000 yerinden olmuş insanın acılarını hisseden ve savaş tehlikesi altında yaşayan insanlara yakışmıyor. Bunlara nasıl izin veriliyor da yüksek perdeden konuşuyorlar! Anlaşılacak gibi değil. Kıbrıs’ın kaderi bunlara bağlı olduğu sürece tehlike var demektir.
Dağılıp gitmekte olan bir toplumun efeleri, kime efeleniyorlar? Millet göç etmeye başlamış, yok olacak, onlar milliyetçi numarası çekiyorlar.
Kendi insanlarını yok eden politikalara çanak tutmaları nedeniyle vicdanlarına hesap verememiş olmalılar ki vaziyeti Türkiye’nin menfaatlarıyla izah etmeye çalışyorlar. Bunun mazereti mi olur? Kıbrıslılar yurtlarında yaşayamayacak hale geldi, pasaport arayıp kaçacak yol arıyorlar, onlarsa utanmazlarsa bizi bu hale düşürenlere dalkavukluk tamam olsun diye hainler edebiyatı yapıyorlar. Bir de mandacılık tutturdular. Atatürk’ün ulusal bağımsızlıkcılığını anımsatıp eleştirileri bastıracaklarmış gibi. Atatürk ulusal bağımsızlığı ekonomik savaş olarak tamamalanacak, bağımsızlık olmazsa ekonomik refah olamayacak iddalarıyle savunurdu; kapitülasyonlarla anlamlaştırırdı. Bunlarsa ekonomik zaferle taçlandıramadık ama diye başlayan laflarla bayrak sallamaya başlarlar ve mandacılıktan bahsederler. Mandacı olan onlar, yurdumuzun refahı için alınması gereken kararları Ankara’nın mandasına bağladılar, başkalarına çamur atarak gözden saklamaya çalışırlar.
Halkın sırtından geçinen parazitlerle, protektora’dan geçinen ajanlar eninde sonunda evet diyecekleri bir federal çözümü savunan tatlı su balıklarına bile saldırmaya kalkıyorlar. Ayıp ulan! Ne günlere kaldık!
Biz sizi biliriz oğlum. Bana “öyle bir mizansen düzerim ki, sahte belgeleri suratına sallattıra sallattıra rezil eder bırakır, söz söylemesine de fırsat vermem” diyenlerdensin. Senden basın mensubu mu çıkar. Sahte belgelerini sahte diye kanıtlasam halkın genelde duymamasını sağlamak derin devletin en büyük becerisi olduktan sonra senin gibilere meydan çok.
O kadar da değil. Para uğruna bilimsel görünümlü salataları sıralamak ve yaldızlı laflar yapmak iş değil, arkanda güçlüler olduktan sonra. Hele utanmadan kendinin de haltları beraber yediğini söyleyecek kadar yüzsüz isen, bir süre inandırıcı da olabilirsin. Ustalarının aferinini alır, maaşını hak edersin.
Ama bir gerçek değişmez. Eninde sonunda böğürdüğün şeylerin olduğunu göreceksin. Kıbrıs federal bir devlete dönüşecek ve sen de alkış tutacaksın. Belki yüzüne karşı yediklerini söylemeyecekler ama sen de bileceksin ki içlerinden “biz seni biliriz be ....” diyeceklerdir. Maaşların da şeffaf devlette azalacağını ve yeni efendiler bulmakta zorlanacağını göreceksin. Kaderinden kaçamayacaksın.
Cart curt devri kapanacak göreceksin. Brüksel’den gelecek kararlarla hükümranlık nasıl olurmuş anlayacaksın. Ar damarın çatladı, utanmadan insan kanlarına dayalı kafadan atma şeylerle saldırganlaştın, arkana kontr propaganda desteği alıp salyalar akıtıyor ve saldırıyorsun ama devrin kapandı. En olmayacak dediklerine hazır ol göreceksin.