Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 24 Subat 2003
Alpay Durduran

AKP DEŞİFRE OLUYOR

AKP DEŞİFRE OLUYOR

AKP kurulduğu günden laf cambazlığı yapmakta olduğunu aslında hükümet etmenin ne olduğunu bilmediğini kanıtlamaya başladı. Bizdeki sözde muhalifler de ayni şekilde hükümete ortak olmuşlar ama hükümetin ne olduğu hakkında fikir sahibi olmadıklarını kanıtlamışlardı. AKP de kanıtlamakla meşgul.

Muhalfi ve yeni bir parti olarak çeşitli görüşten bir çok acemiyi alarak sağ mı sol mu olduğu belirsiz bir parti haline gelen AKP tek başarı olarak dinci olmadığı göstermişti fakat bu kadarla bir siyasi bütünlüğü temsil edemezdi. Bu duruma rağmen hükümetin ne olduğunu anlamış olsaydı bunu kanıtlardı. Hükümet olan hükümet etkinliğini tam olarak kavrar ve örneğin Türkiye’nin varsaydığı sorunlarını bir programa bağlayarak ele aldığını kanıtlardı. Irak ve Kıbrıs sorunu diye “kucağımızda bulduk” lafazanlığı dışında dış sorunlar bir Avrupa ülkesi gibi nasıl ele alınmalıdır diye konuyu raporlaştırır ve dışişlerini hizaya getirirdi. Demokrasi palavraları da ciddi iseydi şimdi sivilleşme programı ve şeffaflık gibi programlarla yönetimi baştan ele alıp reform reorganizasyon komitelerini işletmeye başlardı.

Bunlar yok. Onun yerine her gün verilen hamasi demeçler ve Denktaş karşısında bile “Mümtaz’la bu iş olmaz” nakaratlarıyle süslü bir uzaktan laflaşma var. Denktaş “anavatan istesin, ben gereğini yapayım” diyor, Erdoğan’sa anavatan bile olamadı. Bizim muhalefetin laflarını uzaktan tekrarlayan bir dolaylı figüran oldu.

Sanıyorsa ki bunu yapmakla “Denktaş’a söz geçiremiyorum” deyip baskıları savsaklatacak ve örneğin AB yolunda giden Kıbrıs’ın önünü tıkayacak yanılır. Bu gibi sızlanmalar somut işlerle bakan ileri ülke diplomatlarını yanıltmaz. Bunlara bakarak rota çizmezler. Türk siyasetinin çıkara çıkara bu acizleri çıkardığını görüp ona göre formül arayacakları tabiidir.

Paşa gönülleri bilir isterlerse 28 Şubat hedefini de atlayabilirler, 16 Nisan hedefini de... Daha sonra AB üyesi bir Kıbrıs’la uğraşmak isterlerse ve Kıbrıs’ta bir çözümü AB mevzuatı içinde aramaya hazırsalar, kendileri bilirler. Biz daha fazla göçmen daha fazla kapanan iş yeri gibi sorunlarında ezilebiliriz lakin onlar da bakağa giren dış politika sorunlarından etkilenerek isyana kalkacak Türkiye halkı ile cebelleşme zorunda kalır. intikamımız feci olur. Tarihe gömülürler.

Bizimle kayıpları hesap yapmaya başlamak isterlerse ne yapalım.

Sen bu çağda fethettim deyip emri vaki yapmaya kalkacaksın da dünya yutacak ha! Bu verilen zaman sadece Rum tarafının hükümet olup da ona göre davranamamasının sonucudur. Yoksa yutmuş değillerdir.

Hırsızlıkla Rum tarafı hükümet olmuş da onun için 28 Şubat’a kadar çözüm olamazmış diye yaveler yumurtlamakla dünya kandırılamaz. Tek taraflı hükümeti sürdürmenin sorumluluğunu Türk tarafının da üstlendiğini ve bunu kullanarak dağın taşın ismini değiştirerek ve nüfus aktararak çözümü imkansızlaştırmaya çalıştıklarını herkes gördü.

Lafın sona erdiği zamana ulaştık. Lafla peynir gemisi yürüseydi okyanuslarda transatlantik dolaştırırlardı. Yürümüyor. Şimdi AKP lafla gemi yürütmeye çalışıyor ki asker onların defterini dürmezse halk dürecektir. Kimse de üzülmeyecektir.


Alpay Durduran|Ana Sayfa