Alpay_baslik, 5 Subat 2001
Alpay Durduran

Opportunist Susturmalar


            Yillar once Antalya lisesinde okurken ogrencilerin birbirlerine nasil susturucu baskilar yaptigini yadirgayarak
tanimistim. Turkiye'nin hemen her yerinden cocuk ve gencler bir arada bulunurlarken ortak bir egilim gosterirler ve
arkadaslarinin ozgurluklerini kismaya calisirlardi. Bunun kime yarari oldugunu anlayamazdim. Sonunda bir karakter unsuru
oldugunu kabul ettim.
             Ilk karsilasmam gunde bes vakit zaman bulup namaz kilmaya calisanlarin alayli baskilari ardindan da Ataturk'e karsi
olduklari suclamasi 'le yapilan baskilardi. Ataturkcu tarih hocamiz Fransiz devriminden ve renosanstan surekli bahseder ve
yobazlarin her tur yenilige karsi cikarak Osmanli'nin yikilisina sebebolduklarini anlatirdi. Ogrenciler de sanki Osmanli devrinin
gericileri imisler gibi onlari sorumlu tutarlardi. Renesansin yobazliga karsi bir gelisme olarak yeni bir bagnazlik yaratmayacagini
anlayamazlardi. Ataturkcu hocalara gore bri devletin sadik bendeleri olmali ve her an her yerde savunmali idik de; dolayisiyle
dini bagnazlik devlet bagnazligi ile yer degistiryordu. Kendileri de oruc tutalar ama bes vakit namazi yobazlik olarak gorurlerdi.
            Zaman degisti artik namaz kilmayanlara ve oruc tutmayanlara baski yapanlar goruluyor.
            Baski karakterlerinde var ki muhalefete de baski yaparlardi. O zamanlar CHP muhalifti, ben de CHP,yi decteklerdim.
Bir gun bana da Menderes'i elestirdim diye saldirmaya kalkan oldu. Bereket biraz okkali idim yoksa dayagi yiyecektim. Ne 'm's
Menderes hukumeti zamaninda bana parasiz yatili okuma olanagi verilmismis. Bana ekmek veren ele hiyanet etmismisim.
Fransiz devrimine ovguler duzen bir okulda bunu soyleyerek ver yansin ediyordu, ahbabim. Bir devletin yasasi bana hak
verecek ben onun basbakanina borclanacagim!
            Bir baska ornekle de anlatayim. DYP baskani Ciller bir demecinde hukumetin askerlerin emrine girmesini elestirerek
bascavus gibi emir aliyorlar yakisir mi dedi. Bakanlar, milletvekilleri, ozgur basin ve savcilar bunu cavuslara hakaret olarak
degerlendirdiler ve Ciller hakkinda sorusturma actilar. Sonunda dava beklemeye alindi ama koca devlet kadrolari harekete
gecirildi. Cadi avlama surekavi baslattilar. Nasil olur da o kadar basin organi cadi avina cikabildi, anlamak mumkun degil ama
oldu.
            Ciller bascavuslara hakaret ediyor degil sivillerin askerin emrine girmesine karsi cikiyordu.
            Koc'un basina gelen de benzer birseydi. Koc Kibris sorununun cozulmemesinin Turkiye'yi zarara sokacagini ve
cozulmemesinden Kibrisli Turklerin de memnun olmayacagini anlatmak icin AB ulkesi olacak olan Guney Kibrisa kacacaklarini
soylerken Turk zannettikleriniz ifadesini kullanmisti ya sorun o imis gibi cadi kazani kaynattilar. Adamin dedigine hakli haksiz
birsey diyemediler. Ben daha turkum iddialariyla yayinlar yaptilar. Halbuki idialarina yanit vermeli idiler.
            Koc sozunu geri almadi. Sadece Turlere Rum demedigini soyledi. Ne dedigini de Allah bilir. Anadolu Ajansindan bir
haberdi ve konu Turkluk Rumluk meselesi degil AB uyeligi meselesiydi. Koc gercekten oyle mi dediydi yoksa o anlama
gelebilecek sekilde Guneye kacarlar mi dedi belli degil. Beni 1981'de Maocu diye haner yapan AA'nin neyi ne kadar anlayip
haber yaptigi hakkinda subhe duymamak olanaksiz. Onemli olan Koc'un daha onceleri saldiriya ugradiginda yaptigi gibi geri
adim atmamasiydi. Yoksa ilk defa boyle sey soyluyor degildi.
            Bilindigi gibi Talimatla Yonetilmeye Hayir slogani YKP'nin 1989'dan baslayarak kullandigi bir slogandir. KTOS'un parali
ilaninda da denen odur. Kendi ayaklari ustunde durmasini istedigini ikili Protokollara da yazan Turkiye'nin resmen istedigi de
benden artik para istemeyein, kendi isinizi de kendiniz gorun'dur. Ilk protokol 1981'de yapildi; o gun bugundur de tekrar eder.
Hatta memur maaslarini ve diger cari harcamalari karsiladigi icin 1984 ve 1985'te kutlamalar da yapilmisti ama eksik
gorulmustu. 1983'ten beri de artik verdigi yardimlari markez bankasi araciligiyla ve faizli borc olarak vermeyi karalastirmisti. Biz
de boyle olmasini istedik diye hakaret mi etmis oluyoruz!
            Turkiye'den yardim istemiyoruz demek hakaret mi olur? Yardim dilenmek mi layik? Ama bagnazlikta mantik olmuyor.
Yardim verme dersen tarafsiz da olamazsin, olsa olsa hain bir dusman olursun, onlara gore.
            Modern Turkiye'nin Ermeni soy kirimi ile suclanamayacagini yasalastiracak olan Amerikan Temsilciler meclisine bagir
agir engel oldular ama simdi Fransa meclisinin karari ne sonuc verir tazminat istemeye baslarlar mi diye telas ediyorlar.
            Patirti gurultu ile insanlari aralarinda anlasamaz hale getirmek porfesyonel kontralarin marifetidir ama bu
profesyonelllere de kalmadi. Yaris ediyorlar. Gonullu kontralar her yerde. Oto   sansurculer de koz vermeyin, provokasyona
gelmeyin diye nasihatlariyla kampanyalari destekliyorlar. Sanki mitinglerde bu memleket bizim, talimatla yonetilmeye hayir
demenin KTOS'un ilanindan bir farki varmis gibi...
            Guney'de Turk de var, Ermeni de var, Komunist de var, her birsey var; orda bu kadar devlet baskani destekli kampanya
yok. Demek ki 1974'ten sonra bile rahatca kendimizi ifade olanagi kazanamamisiz. Yani diyelim mi ki Rum tarafina gidin
diyenlere katilip Guney'e gecersek rahatlayacagiz? Yoksa sayemizde Guney'de de cadi kazanlarinin acilmasina
sebobolacagiz. Dunynin en guzel gozlerine sahip essegin gozlerine benzetirsek o benzettigimiz tarafindan kendsine essek
diyerek hakaret ettigimiz icin dava edilmeyecegimiz bir yere diye gidecegimiz memlekette de biz ordayiz diye isler degisecek
mi yani?
            Kabahat bide mi bizi susturmaya caklisan da mi?
            1981'de Kenan Evren'in disisleri bakani Kibris'a geldiginde partimi kastederek ne diye Denktas'i Rum'a toprak vermekle
sucluyorsunuz diye bana saldirmisti. Halbuki ben Yesilirmak (Limnidi)'tan Beyarmudu (pergama)'na kadar dolasarak toprak
ayarlamasinin taralarini anlatiyor ve Denktas'i da bana katilmaya cagiriyordum. Gel halka anlat da endise olmasin diyordum ya
ona gore Denktas'i hain ilan ediyordum.
            O haldeyiz ki patirti gurultu ile kendileri de anlayamaz hale gelirler, bu arada...
            Bir disileri bakanligi ki dev gibi bir elcilik kadrosu ve bir suru istihbaratcisi olan bir ulkeden haberleri boyle aliyor
haldedir!
            Hamabocusu sanal gazetemize hayirli olsun. Dilerim katilanlar bu havadan etkilenmeden anlayisli okur ve yazarlar.


Alpay Durduran|Ana Sayfa