Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 22 Mart 2002
Alpay Durduran

HAİNİ VATANLAR VE SATILMIŞLAR

HAİNİ VATANLAR VE SATILMIŞLAR

Hayret doğrusu. Bir tv kanalında en ünlü satılmışlar iki gazeteciye AB temsilcisi karen Fogg’a jurnalcilik yaptılar iddiasıyle ver yansın etmişler. Bir içerlikli haber kaynağına göre program da elçilikteki kontrgerilla ajanının artık tam zamanı demesi üzerine ayarlanmış. Yani ajanlar toplumu dehşete düşürmek ve sair maksatlarla olay yaratmak istemişler ve satılmışları kullanmışlar. Kontrgerilla ajanı bir yabancı elçilikte stasyon kurmuş, bizim satılıklar altlarında BMW, Mercedes falan benzincini önünden dönüp içeri giriyorlar ve onunla tezgah kuruyorlar. O yabancı ilçiliğe ajanlık edip toplumu yok eden durumun devamını sağlamak hainlik değil de nedir ki! Ama ellerinde boya gazetecileri hain yerine koyacak diye uğraşıyorlar.

Tüm ana aktarılan hainlerin kimseyi kandıramadığı oldu. “duydun? Utanmadan televizyona çıkarak hasanlara saldırdılar. Hem de ellerinde muhaceretin verdiği belgeler diye birşeyleri sallayarak” dediler. Doğrusu duymadım da hainlerin toplumlarının tüm geleceğini sattıklarını anlamamaları olanaksız olduğuna göre nasıl cesaret ettiler, anlayamadım.

Türkiye, AB üyeliğini tek dış politika hedefi olarak kabul etti. Dolayısıyle yakın bir gelecekte Karen Fogg ve yerine gelenler onun da temsilcisi olacak. Karen Fogg’un temsil ettiği varlığın bir mahkemesi var ki kararlarını Türkiye de kabul etti. Türkiyeliler’e de o mahkemeye Türkiye mahkemelerinin karalrarını şikayet etme hakkını da Hasanlar değil Türkiye hükümeti verdi, Meclisi verdi. Kıbrıs’ın durumu da ayni. AB artık bizim hepimizin ikinci vatanı.

Kıbrıslılar, bu yılın sonundan başlayarak AB vatandaşı olacaklar. Şimdi vatandaşlığı garantilenmiş durumda olan Kıbrıslı Türklerin bundan yaralanabilmeleri için belge almalarına mani olunmak isteniyor. İş önemli. Yiyeceğimiz bu kazığı sineye çekip hainlerin geçinme sürelerini artıracak mıyız, yoksa vatandaşlık bilincimizi kullanacak mıyız? AB’yi gel vatandaşlarına yardım et diye çağıracak mıyız, AİHM’e gidip dava açacak mıyız, yoksa kendimiz başımızın çaresine bakmak için pasapartları İngiltere’ye yollayıp arkasından mı gideceğiz? Hepsini yapanlar da olacak elbette. Bazıları da yakalanırsam beni hapsedecekler diye siyasi sığınma isteyeceklerdir. Daha neler icat edecekler bilemiyorum tabii. O zaman da hainler vatandaşı olmadığımız bir yabancı ülkenin çıkarlarını korumak için son kalan Kıbrıslı Türklerin de Ada’dan defolmalarına hizmet etmediğimizden ötürü saldıracaklar ama varsın saldırsınlar.

Çok sürecek değil. Quislinglerin deşifre oldukları zaman hep gelmiştir. Müşavir veya danışman paraları için, okunmayacağı başından belli kitapların peşin alınması için tolumlarının yok olmasına seyirci kalmak bir yana toplumun çıkarını söyleyenlere saldıranlar sonunda yalnızlığa düşünce cezlarını çekerler. Vatan hainleri cezasız kalmaz. Kimsenin adaleti eline almasına hak veremeyiz ama hainlik yapıp da yabancı amaline toplumu satınca insanlar gün gele afişe olmanın acısını çekerler. Bugün susanlar gün ola konuşurlar.

Her gün yabancı bir ülkenin memurlarıyle haşır neşir toplumu mahveden politikaların uygulamaları için işbirliği yapıp da bazılarını başka yabancı ülkelerin ajanı diye nitelemek ne anlama gelir? Bilmeyen mi var? Daha fazla gerek yok. AB elçisi 2003 yılında yani gelecek yıl üye olacağımız ve bize aidolacak bir elçidir. Gerisi hikaye.


Alpay Durduran|Ana Sayfa