Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 4 Nisan 2002
Alpay Durduran

FİLİSTİN'İN TAKSİMİNİN SONUÇLARI

FİLİSTİN’İN TAKSİMİNİN SONUÇLARI

İkinci cıhan savaşından sonra sömürgelerin tasfiyesi ile birlikte yeni yeni devletlerin ortaya çıkmaya başlaması BM nezdinde sömürgecilik tasfiye düzeneklerinin işlemesi ve hudut ihtilaflarının baş ağrıtması büyük sorunlar yaratmıştı. Hindistan tabii en büyük sorundu. İkiye bölünmesi için Müslümanlar’ın savaş vermeleri büyük dertti. Ama ayni zamanda Arap okyanusu içinde bir İsrail devleti kurmaya çalışanlar vardı. Arkalarında Nazi soykırımının yarattığı acılar ve uyandırdığı sempati olmak üzere Araplar’ın karnında bir yara açmaya çalışıyorlardı. BM o zaman terör eylemleri sonunda İngiltere aradan çekilemeye karar verince iki seçeneği görüştü. Birinci seçenek İsrail’i kabul etmek ve Filistin’i bölmek (TAKSİM) veya ikinci seçenek federal bir devlet kurmak. Araplar federal devleti desteklediler ama emperyalistlerin ve diğer doğmakta olan ve kendileri de bir yetleri bölmek isteyenler TAKSİM dediler.

TAKSİM bir çok Arap’ın mal ve mülklerine dönememesi, doğup büyüdükleri yerlere, ailelerinin anılarına uzak yaşamayı kabul etmesi demekti. FEDERASYON ise Yahudiye kendi sorunlarına katkı yapma hakkı verme ama Arap’ın hakkına da el uzatmama sınırı koyma demekti. O gün bugündür TAKSİM’in sonuçlarını yaşıyorlar. Bir kere TAKSİM edildi ya artık her fırsatta yeni parçalar koparma da helal oldu, İsrail koparıp koparıp alıyor.

Fırsat mı yok! Topraklarına el konan Filistinliler, yerlerinde rahat oturacak değiller ya, mutlaka birşeyler yapacakalrdır. Biri yapmazsa öbürü ta İran’dan gelip yapacak veya yapmayanlara sataşıp yapmalarını sağlayacaktır. Bunu yapanalara ceza diye İsrail’in her yaptığı da yeni bir tepki yaratacak ve bu böylece tırmanacaktır. Nitekim de öyle oldu. TAKSİM belasını dünyaya sardılar. Güçlünün güçsüze dayatmasından başka birşey olmayan bu kararı alanlar günahını da taşırlar. Yahudiler’e insanca yaşamak için başkalarının haklarını çiğnememeyi öğretmemenin Nazi mağdurluğunu gidermeyeceği, başka insanların da mağdur edileceği ve hatta başka ülkelerde de bunun yasımaları olacağı bilinmiyor değildi ama sömürgelerden sadece sömürge kavgasının aralarında rekabet yaratıp savaş nedeni olduğu için vaz geçen yoksa sömürgeciliği ahlaka aykırı olduğu için terketmeyen sömürgeciler sıkıntıları önemsemediler.

Dünya serbestleşmeye gerek duyduğuna ve hudutlar kevgir gibi delinmek durumunda kaldığına göre hesaplaşmayı bir hudut içinde tutmak da olanaksız oldu. Onun için artık mücadele eski sömürgeci yeni yeni-sömürgeci devletlere de yansıdı. Karar verip Filistin’i TAKSİM’ini onaylayanlar artık evlerinde acıyı paylaşıyorlar.

O kadar ki TAKSİMciler Filistin kavgasını kendi çıkarları için kullanabiliyorlar. Efendilerinin arzularını her vesile ile desteklemeye çalışan gafil muhbirler, “taksim hattı soruna çaredir” diye yazılar yazıp yazılar iktibas edip yayımlıyorlar. Hem de Filistin davasına paralellik kuran efendileri ile ayni gin ters düşerek.

Filistinli, zorla göç ettirilenler geri dönsünler ve İsrail ile federasyon kuralım derlerdi, ta ki ayrı Filistin devletine razı edilmek için tank, top ve savaş uçakarıyla ezilsinler. Herkesin mülkiyet hakkına saygı gösterilsin demekten hiç vaz geçmediler, ata topraklarına dönüştense sadece zor karşısında barış için fedakarlık olarak vaz geçtiler. Suudi Prensi’nin barış önerilerinde de göç ettirilen Filistinliler’in geri dönüş hakları tekrarlanmaktadır. Yani TAKSİM’e karşı Arap direnişi hala devam etmektedir. Hal böyleyken Denktaş’ın Filistin davası ile paralellik kurması ve adamlarının da zoraki destekleri çok anlamlıdır. Onları anlamak gerekse iyi bir örnek oluşturur.

Zorbalık yanlılarının Filistinliler’e demek istediği sadece şudur: Biz gücümüz vardı vurduk aldık, siz de güç bulun vurun alın.”. O kadar. Sizin eksiğiniz güçlü bir Anavatan! Mesela Ürdün’ün gücü olsaydı, paçayı kurtarırdınız, demek istiyorlar.

Kıbrıs’ta yeşil hat varmış ve barış olmuş, İsrail’de de yeşil hat çekelim diyen maşalar, Filistinliler’in bunu şiddetle reddederek insanlık dışı olarak tanımladığını okumadılar mı? Okumuşlardır ama Arap’ı kim dinler anlayışındadırlar.

Filistin bir sürü ateşkesle süslü süreçler içinde dilim dilim TAKSİM edilmenin acılarını yaşıyor. Hiç değilse susup istismar etmesinler.


Alpay Durduran|Ana Sayfa