Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 8 Mayis 2001
Alpay Durduran

ÇEKİLMEZ BU DEVLET

ÇEKİLMEZ BU DEVLET

Mal bedeli yaklaşık 20 000 $ ise bir ithalatcı 100 $ için 67.7 $ da devlete ödemek zorundadır. Her şeyi geçtik, sadece bu zam dolayısıyle %10 karla satmaya kalsa 110 $ yerine 184.77 $ ‘a satmaya mecburdur. Tabii iş bu kadarla kalmaz yüksek faizler nedeniyle, tüccar da faiz ödemeye mecbur kalacağı ağır borçlarla çalışır, ayrıca devletimizin adı kötüye çıktığı için yüksek sigorta primleri öder, peşin ödemeyle çalışmak zorundadır ve masraflarını yüklenir. Hepsi de döviz istikrar fonuna para kaybedilmesini arttırır.

Altta bir tablo var ve eklentileri dışarı 100 $ lık malın nasıl gümrük çıkış kapısında 167.7 $’a yükseldiğini gösterir. İthalat yapmadan yani bir ithal malı kullanmadan ihracat yapmak da olanaksız olduğuna göre ekonominin krize düşmesine şaşmamak gerek.

Bu martavalları topluma yutturur da nasıl ayakta durursunuz? Bunun izahı sadece ekonomiyi kerhane, kumarhane ve üniversiteye dayamaktadır. Türkiye dışişlerinin becerdiği bu durumu memur besleyerek tabana yaymak şeklinde yeniden dağıtma yoluyla rejimi ayakta tutan Denktaş rejimi benimsedi. UBP devraldı, bekçileri de diğer parlamento partileri oldu. Ama pamuk ipliğine bağlı ve açıkları batmakta olan Türkiye hükümetinin kapatmasına bağımlı idi. Bu arada bir tufeyli küme de Türkiye borsalarında ganimeten kaynaklanmış paralarla oynayıp geçinmeye alıştı.

A: mal bedeli 100

B: nakliye 7,4

C: gümrük vergisi (0,027*(A+B)) 2,9

D: rıhtım harcı (0,012*(A+B)) 2,4

E: GKGK (0,04*(A+B)) 4,3

F: fiyat istikrar (0,26*(A+B)) 27,9

G: KDV (0,13*(A+B+C+D+E+F)) 18,8

H: diğer masraflar 2,6

Toplam 166,3

Akreditif masrafları 1,4

_____________________________________

Genel toplam 167,7

Hal böyleyken softa şaşırtması yapılarak bunalımdan çıkış için elinde paket olan varsa göstersin diye caka satılmaktadır. Rejim arabayı duvara vurmuş soruyor? Arabayı daha iyi kullanacak var mı? Araba yürümüyor ki kullanacak sorulsun. Sorulması gereken (arabayı tamir edecek biri var mı)’dır.

Arabayı tamir ile arabayı sürmek ayrı şeylerdir. Onun için herkes kafayı yer, şayet kullanma önerileri yapmaya kalkarsa. Çünkü karbüratörü tamir et desen parçacıya verilecek parayı sen mi verecen diye sorarak seni gülünç duruma düşürürler.

Çözüm gelirleri arttırmak ve bunalıma sürükleyen kerhane, kumarhane ve üniversiteye dayalı ekonomik yapıyı değiştirmekle bulunabilir. Bu devlet ise buna karşıdır. Bu devlet kazanç vergisi toplayamaz, yukardaki gibi ne olduğu belirlenmesi güç dolambaçlı vergilerle kazanmayandan daha çok gelir toplar. Onun için ne arabayı onarabilir ne de ekonominin canlanmasına fırsat verir. Aklı fikri, daha çok para bulup hem destekçi beslemek hem de ekonomi için kaynak bulmaktadır. Ekonomi için kaynak bulmak ona göre kalkınma bankası, kooperatif merkez ve hatta merkez bankası aracılığı ile sübvansiye edici para bulmaktır. Bu para bulunamaz hale geldi, Türkiye daha fazla yardım yapsın diye beklemektedir.

Bu devlet modeli yıkılmalıdır. Bundan başkasını aklına getiremeyen ve devlet versin, devlet desteklesin diyen muhalefeti ile beraber bu devler modeli yıkılmalıdır. Başka çare yoktur. Yapabilecekleri yegane şey Türkiye’de bunalımın zaman içinde yeni dengeler yaratmasını ve kim kazığı yemiş, tekrar para verebilecek hale gelmesini beklemektir ki Türkiye artık bu hale gelemez. Hükümeti bu hale gelmemiş olsa bile para bulmak isteyecektir ama bu kez İMF ve saireden müdahaleye kadar iş gidecektir. O zaman da siyasi iktidarlar değişecek ve Kıbrıs yükünü atalım kafasıyla iğdiş edilmiş toplumumuzu ortada bırakıp AB üyesi Kıbrıs’ta başına tarak aramaya terkedeceklerdir. Aha o zaman biraz acılı da olsa yolumuzu bulacağız ve kurtulacağız.

Var mı yukardaki tabloyla ekonominin yürüyebileceğini idda edecek bir babayiğit? Varsa beri gelsin. Dünyanın en çok vergilendirilmiş ülkesi ve dolayısıyle en pahalı ülkesi döviz dalgalansa da durulmaz. ille de bu değirmen taşıma su ister.


Alpay Durduran|Ana Sayfa