Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 30 Haziran 2001
Alpay Durduran

PİLE'DE TERÖR

PİLE’DE TERÖR

Şerri hudut tanımazmış. Alman elçiliği de aklı selime gelerek barışı korumuş. Yoksa bela çıkacakmış.

Durumumuzun barış durumu mu, andlaşma yokluğu mu olduğu tartışıtırıp duruyor. Bazan barış vardır, barış için uğraşıyoruz demek anlamsızdır diyor, bazan unutup barış için iki devletliliğin kabulünün gerekliliğini ileri sürüyor. Bazıları da bunların arasında salıncak olup sallanıyor. Hikmeti hükümet peşinde koşmaktan usanmayan ve aslında salıncak gibi sallandığı için dalgaya alınıp aşağılananlar çıkar sağlamaktan başka bir kaygu taşımadıklarını gösterirler ve utanmazlar. Hep beraber böyle bir idareye mahkum olduğumuz halde eli kolu bağlı kaldığımız için bizi de utançtan utanca düşürürler.

Bazıları halk Tekoğul hapiste iken böyle etkinlikler yapılmasını içine sindiremez diye mantıklı düşünmeye çalışabilirler. Ama bunlar şayet hikmeti hükümete bağlılığı heşeyin üzerinde tutan safdiller dolayısıyle insanlaşamamış tabaalar değillerse ve sadece izole bir olay için bu şekilde düşünüyorlarsa şunu akıllarına getirmelidirler ki BM, üsler polisi ve kendi polisleri hadise çıkmasını önleyemiyorlarsa ve gerçekten tehdit varsa bugünden itibaren hadise çıkaracak tutumu saptanmış olan o insanları polis takibine almış olmalıdırlar ve suç işlemeye teşebbüsten mahkeme önüne çıkarmalıdırlar.

Halbu ki başta kendi ve kendi kurdurduğu UHH tehditleri ile bu etkinlik iptal edilmiştir. Etkinliği iptal edenler mechul kimselerin tehitleri yüzünden endişe etmemişlerdir. Onlar herif en yüksek makamdan tehdit yağdırıyor, ne olur ne olmaz diye iptale karar vermişlerdir.

Tekoğul uğruna Çakurmas’ı kaçırdıkları ve İngiliz egemen bölgesinde kaçıracak akdar gaflet içinde oldukları için fazla tutamadıkları sırıtmaktadır. Şimdi de o Tekoğul için yteni rehineler alabilecekleri düşünülmüştür.

İftihar edelim. Böyle bir idaremiz var ve hikmeti hükümeti de saygı uyandırıyor mu diyelim.

Kim diyorsa allah akıllar.

Ne şaşıyorlar o zaman herkes ekonomik çöküşten inlerken makam arabaları safalarına? Ne şaşıyorlar banka hortumlayanların zevkü sefasına? Ne şaşarlar bol ödenekli diş gezilere? İhale yolsuzlukjlarına, ihale edilip milyarlar yutulduğu halde bir damla sutundan yararlanılmayan göletlere, bitmeden çöken yollara, içine girilemeyen okullara, ev saire ve saire...

Bir idare uyuşturucudan hüküm giyen birisini kurtarmak için adam mı kaçırır? Hem de aleni yargılanan bir duruşmada ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin denetimine açık bir dava sonucu, rehine insanlar kaçırılmış olsa da verilen bir akrar için hala diretmenin ve bu yolla diretmenin anlamı ne?

Yani halk arasında Tekoğul’un ajanları olduğu ve Rumlar’a ceza olsun diye uyuşturucu satışının organize edilmiş olduğu iddialarının inanılırlığına delil mi veriliyor? Zahmet edilmesin böyle şeyler zaten beklenir.

Barış isteyenler böyle olayları tezgahlayacak ortam ortadan kalsın diye barış isterler. Pile’de bu amaçla etkinlik düzenlenecekti. Olmadı. Ama bunun gelecek seferi de var. Dünya böylelerine kalmadı. Son büyük ustaları Lahey’de hesap vermemek için zehir istemiş. Alamamış, yargılancak. Bir karış vatan toprağı vermemek iddiasıyla kan dökmekten ve insanlığın dayatmakta olduğu savaş suçlarının işlenmemesi hakkındaki kuralları çiğnemekten çekinmediydi. Başına gelecekleri çekecek. Ulusal egemenlik onu kurtaramadı. Bunları mı kurtaracak. Kapılar dünyaya açılmak üzere. Uluslararası denetim geliyor. Miloseviç de milyarlar kaçırıp hazırlık yapmış, mezarda belki yararlanır.

Vatanı savunmanın da kuralı var. Bunu iyice öğrenecekler. Vatan deyip de hasbelkader zengin olanlar da rahat edemeyecekler. Kara para sadece uyuşturucu değil ayni zamnada meşru olmadığı için vergisi de verilemeyen paradır. Yemesi zor olacak.


Alpay Durduran|Ana Sayfa