Serazat, 22 Temmuz 2003

Alpay Durduran

 

BARIŞ F16 GÜVERCİNLERİ

BARIŞ F16 GÜVERCİNLERİ

İlerici basınımızın yazarlarından ve siyasetci bayanlarımızdan birisinin tatlı bir üslüpla barış harektını nitelemesini okudum. Oku diyen yerlerde sürünüyorlar dedi. Baktım çok yakışmış. Gerçekten Lenin’in tanımıyla bir yılan gibiydiler sürünüyorlardı. Kimler mi? İlerici ve devrimcilerimiz.

Aklımdan barışçi Hippilerin modası olarak arabalarına çiçek resimleri çizdirenler, arabasını elbisesinin çiçeklerine göre seçenler ve Renault tosbağalarının fabrikadan çiçekli çıkışları geçti. Amerikan yasaları çiğnenerek modernleştirilen T bilmem ne tanklarının onlar gibi çiçeklere boyandığını düşündüm ve yazar hanımın barışçıl yaklaşımıyla tankları sıralayıp aralarına saksılar dizdim. Renk çümbüşü yaptım. Ama mutlu olamadım ki! Başların üzerinden çiçekli de olsa o jetler barış güvercini olarak geçerken öyle bir hızla geçerler ki!

Herşeyden önce ha deyince saksılar bulunmuyor. Kim koymuş ki saksıları diye düşşündüm ve aklıma Baf’taki yiğit geldi. Bir emirle evlerdeki saksıları toplayıp sokaklara yerleştirip Rumlar’a poz yapmaya kalmıştı. Elinde benim evimdeki saksıyı alabilecek yetki varsa başka neler yapmazdı değil mi? Nitekim bıyıklarına da musallat olmuş ve bıyıkları rötuşlattırmıştı. Onun için bu saksı işi midemi bulandırdı.

Çiçek desenleriyle boyansa da tank dediğin ölüm aracı, barışı nasıl simgeleyecek? Yazar tanklarla topların çiçekle müziğin bileşkesi olacağına inanabilmiş. Kendini öyle ikna etmiş ki en dehşetli savaş uçağının kanatları gümüş olup çıkmış. Dua ediyor yazarımız. “Keşke diyorum, 20 Temmuz’u aydınlığa uzanmış sevgi çiçeklerini ellerinde tutan gençlerimize bırakabilseydik” diyor. Gençlerimize 20 Temmuz’u bırakacak da ellerinde sevgi çiöekleri nasıl kalacak? 20 Temmuz’da dağıtılan bildirilerde söylenenleri yayınlayan gazetesi o bildirlerde yer alan ifadelere kaç para biçildiğini öğrenemedi mi? Oksa kendi gazetesini kendi mi yalanlayacak?

Seçim yaklaştı diye 20 Temmuz’u da tankların geçit resmini gösteren gösteren fotoğraflarla kutlamak gerekli mi oldu? Gerekli kılan ne ise onu kutlasınlar da herkes kimin kime hizmet ettiğini anlasın. Kutlarsan sana kim oy vereyecek, kutlamazsan kim oy vermeyecek anlat ki biz de anlayalım.

Barış havarisi görünürken çaktırmadan 20 temmuz’u kutlamak ustalık mı? Vallahi çoğumuza göre ustalık. Ama ustalık değil derhal terk edilmesi şart olan bir kurnazlık olduğunu kabul ettirmeden etnik veya diğer sosyal sorunlardan kurtulmak ve çğdaş bir devlete benzemek olanaksız.

Benim toplumumun (halkımın demiyorum onlarınkine benzmesin diye) önemli partileri nasıl böyle olabiliyor içime sindiremiyorum. Olduğun gibi görün göründüğün gibi olamıyorsun? Olabilecek şartlar için savaş. Ondan önemli ne olabilir ki?

Sahi siz hangisisiniz yahu? Dillirga türküsü ile dans eden mi, yerleşiklere yurttaşlık için taviz vermeyeceğini böğürüp uzlaşmacı olduğunun kabulünü isteyen mi? Tavizi hangisinden veriyorsunuz? Çözümden mi istirdattan mı? 20 Temmuz’larda neyi kutlayacak elleri çiçekli gençlerimiz? Kıbrıs’ın üçte birinin istirdat edildiğini, çelik kanatların altında yürüyen çiçekli tankların korumasında yerleştirilen tarım işgücünün oturduğu mallara malım dediklerini, oralara Rum girmesinin yasaklandığını mı? Neyi kutlayacaklar? Siz hangisisiniz? Girne kapısındaki mi, SIM FM’deki mi?