Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 5 Temmuz 2002
Alpay Durduran

SÜRÜDEKİ ELEMANIN YALNIZLIĞI

SÜRÜDEKİ ELEMANIN YALNIZLIĞI

Halkımızı sürü halinde tutmak için devlet elinden geleni yapar. Sürü haline gelen insanların davranışı bilinmeli ki olaylara karşı halkın tepkisi anlaşılabilsin ve tahmin edilebilir bir toplum olarak ortaya çıksın. Fakat sürünün ikide bir yukarıdan yön değiştirtilebilmesi nedeniyle tahmin edilebilirlik oranı düşük olacaktır.

Birinci nitelik yalnızlıktır. Sürü koyun sürüsü ise koyunun yalnızlığı hemen belli olur. İster insan insan kurt sürüden bürünü kapıp gidebilir sürüden engel çıkmaz. İnsan sürüsünde bazı dayanışmalar vardır. Mesela aile dayanışması ve yakın çevre dayanışması etkilerini gösterir. Fakat sürüden örgüt dayanışması beklenemez. Sürü arasında sürünün sürü olarak kalabilmesi için köpek rolünü üstlenen elemanlar bulunur ve onlar sürü içinde isyan demek olan örgütlenmeye izin vermemek için eylem yaparlar. Sürü elemanına kişlik tanınmaz ve o nedenle sürünün başının istediklerini yapması için elemanlara dayatmalar yapılır; bu yüzden sürü içinde güven duygusu yoktur. Güven duygusunun olmaması için de lider köpek rolünde olanları kullanır. Böylece olmayan güven duygusu örgütlenmeye olanak bırakmaz. Örgütlenme istisnai iştir.

Sürü bir takım değildir. Arasındaki iş bölümü basittir ve sürü elemanı ile köpek rolünü oynayanlar bir liderin arkasında giderler. Takımda ise iş bölümü vardır, kendiliğinden hareket etme alanları olan elemanlar ve eleman gurupları yani örgütler olur.

Bunların izlerini sürelim bakalım sürü halinde miyiz takım mıyız. Lider var mı? Hem var hem yok diyeceğiz. Çünkü lider gücünü aldığı Türkiye’ye bağlıdır ve Türkiye onu denetlemeğe yarayan bir çatlama yaparak hükümet mekanizması getirmiştir. Lidere rakip olmayan ama lidere alternatif olarak el altında tutulan ve bir çok yetkiyi elinde tutan bir başbakan Türkiye için gayet gerekli ve her zaman hazır tutulmuş ki lider ansızın kendini vazgeçilmez saymasın. Mesela son seçimlerde Derviş çektirilimeseydi Rauf’u yiyecekti fikri Rauf için hep terbiye aracı olarak duracaktır. Bu yüzden mekanizma sadece elemanlar ve köpekler ve lider olarak basitleştirilemez. Çağ içinde bunlar da gelişmiş hatta demokratiklik iddiası bile yapabilmişlerdir.

Umberto Eko’yu okuyanlar veya filmini seyredenler (Gülün Adı) orada manastır rahiplerinin kendilerini Allah’ın köpekleri olarak gördüklerini ve halkı sürü halinde Allah’ın arkasında tutmaya çalıştıklarını okumuşunuzdur. Tabii bu bir romancı palavrası değildir, Hristiyanlıkta rahipler, müslümanlıkta tekkeler ve tarikatlar ayni işlevi gördüklerini iddia etmişlerdir. Burada dikkat edilecek husus kilise mensuplarının bile iş bölümü yapmış olmalarıdır. Rahipler köpek rölünü alırken kilise ve katedral papazlarına da rehberlik görevi düşmüştür, cennet için hazırlama ve ibadet ettirme hizmeti düşmüştür. Halk tabii ki sürüdür.

Sürü içinde koyunun yalnızlığı ise hep aynidir. Sürü hem örgütlüdür hem de tek tek ayırıcıdır. Sürü elemanı kimseyi dayanışma içinde yanına alamaz. Köpekler onu parçalar. Örgütlenme çabası, lidere yol gösterme sonra da lider seçme gayreti isyan demektir. Liderin devrildiği zamanlarda bile liderin kanına girenler arkadaşları tarafından asılmışlardır. Alemdar’ın yaptıklarını hatırlayın daha doğrusu tarihte Alemdar’ın kaatilleri asışını ve sonunda kendi sonunu okumuşsanız anımsayın.

Şema Çoban köpek koyun sürüsü iken rehber eşek eklenir, koçlar eklenir, ağıldaki insanlar da şemada vardır. Buna başka ekler de yapılır ve zenginleşir ama sürüdeki koyunun yalnızlığı sadece sürü halinden çıkma ile sona erer. Kurtlar bile kış aylarında sürü haline geldiklerinde tek başlarınadırlar. Kurtlukta düşeni yemek kuraldır lafi ordan gelir. Sürü içinde kimse kimseye yardım etmez, düşünmez bile. Ama İlk bahar gelince sürü dağılır ve kurt aileleri oluşur. O ailelerde dayanışma başlar, yavrulara koruma verilir, yavrular bir birlerine arka çıkarlar.

Sürü deyince koyun sürüsü ilk akla gelendir. Oyun gibi güzel gözlü tabiri vardır çünkü koyunun gözü güzeldir ve manalıdır: Hüzünlüdür, boynu bükük olanın hüznü vardır. Yalnızlığı gözlerinden okunur. Zavallının sonunu bildiği ve kasabın işlevini gördüğü iddia edilir.

Ne yapalım ki sürüleşmekle iftihar bile eden olur. Ordu milletmiş, lidere itaat ilke imiş, yol gösterme ancak karar verilinceye kadar olurmuş. Köpekler böyle nasihat ederler.


Alpay Durduran|Ana Sayfa