Serazat, 6 Agustos 2003

Alpay Durduran

 

UNUTMASAN ÇATLAN

UNUTMASAN ÇATLAN

İnsanın hali gariptir. Doğduğu günden öleceğini bilir. Onun için ölecekmiş gibi yaşayamayacağına göre unutmak zorundadır. Unutmadan yaşayamaz. Unutmaya alıştı mı da artık her sıkıştığında unutur. Bir sohbette konuşma sırasında bile az önce söylediğini söylememiş gibi görünür ya o sırada az önce söylediğini konuya karıştırsa aleyhine sonuç çıkacağı için unutur. İyi bir savunma silahıdır unutma.

Denktaş’ın dün dediğini bugün unuttuğu sık söylenir oldu, baktım unutma işine geliyor o halde unutacaktır. Kıbrıslılar’ın pasaport almasını engellemek istediğinde devleti inkar anlamındadır cezalandırılacaksınız dedi. Engellemeye devam etse bela çıkacağını gören Türkiye isteyince pasaport ananızın aksütü gibi hakkınızdır diyerek gidin alın dedi. Kendi adamlarına oy vermeyeceklerini bildiği için pasaport alanların oy hakkı olmamalıdır dedi. Sonra Türkiye’nin mukabele görmeyen önlemlerine karşılık tepki göstermek icap edince pasaport alanlar Türkiye’den Kıbrıs pasaportu ile çıkamayacaklar diye muştuladı.

Mübarek tarih kitabı gibi. Amma da öğretici ha! Galiba yalnız bu katkılar, yani zibilin nerden çıktığının işaretlerinin böylece verilmesi yaşamış olmasını affettiriyor. Eyi ki doğdun reis.

İstanbul’da insanlar uçaklardan indirilerek cezalandırıldı. İlle de Türkiye pasaportu olmalı imiş ülkesinden çıkabilmek için.

Arkadaşın tepesi attı: Ne ulan İniglzlere de mi pasaport verecekler.

Yok yahu! Yani hangi pasaportla girdi isen onunla çık demek istiyorlarmış. Dedim. Arkadaş da inanıyordu ama bir başka arkadaş: Durun bakalım, o çok gizli genelgede İngiliz pasaportu olan Kıbrıslılar hariç denilmiş. Demez mi?

O zaman iş değişti. Arkadaşın tepesi daha da attı: Demek ki bizi cezalandırmak isiyorlar.

Başka ne anlamı olabilir ki! Kıbrıs pasaportuna yasak koyacak ama yemiyor onun için pasaportu gereksiz hale getirmeye çalışıyorlar demek olanaklı da eskiden de Türkiye’den çıkarmazlardı ama gene de Kıbrıs pasaportu karabosaya düştü idi. Yani anlayacağınız gerekçesi karşılanamayacak bir iş ama bazılarımıza yani fazla seyahat etme zorunda olmayanlara kolaylık ortadan kalkacak o kadar.

Denktaş bunun kendi girişimi ile olduğunu ima etti. Anavatan haklı dedi. Ona göre ülkesinden istediğini geçirir istediğini geçirmezmiş. O kadar hak olmadığı belli de bir halt ederken bile bazı limitler vardır. Mesela Hoca’nın bok yeme hikayesi var. Bokunu yedirmeye kalktıklarında yardım isteyince yiyebileceğin kadar sıça idin denilmiş. Tevazu şart, yani ölçülülük şart. Sen devletin etnik ayrım yapamaz kuralına uymamasını nasıl izah edeceksin? Rum Türkiye’ye giderse havaalnında vize alıp geçebilirmiş ama Kıbrıslı Türk alamazmış. Bizi Annan palnını desteklemek suçundan ezecek ya ögzü kararmış, ırk ve etno ayrımı yapıyor. Onu Allah’a değil ama AB’ye havale ettik.

Gideceği ülkeye sokulamayacak olanı geri getirme zorunluluğu var ya vizesi olmayanı yollamam diyor. Ancak ona vize ihtiyacı olmadığını Kıbrıs pasaportunu göstererek isbat etsen de yok diyor. Sana ne yahu! Aha senin ülkenden senin istediğin gibi TC pasaportu ile çıkıyorum, ne karışırsın diyebilirim değil mi? Ama onun dinlemeye niyeti yok. İlle de kendi pasaportu. Peki KKTC tanınmış olsa veya KKTC pasaportu ile gidenlere vize istenmezse ne olacak? Gene mi TC pasaportu?

Sorsak bize TC’nin seyahat kolaylığımız olması için pasaport verdiğini söyleyecek çok düdük var. Yağdanlık da değil tam faşist bu tipler. Halbuki zorla veriyor işte. İlle de paramız alacak ve istemediğine de vermeyecek. Marifet bu. Kurtamışmış. Buna esir almış demezler de ne derler?

Sizi bırakır da konuşursunuz diye yanıt verenleri çok gördüm. Esirkerin bile bu çağda hukuku var ise kullanmayayım mı? Kullanmayacağım özgürlüğün ne anlamı var. O köpekler gibi methiyeler düzmek özgürlük mü gerektirir. Bir kemik kafidir.

Böyle yapa yapa Kıbrıslı Türkler’i tamamen yabancılaştıracaklar diyeceğim ama sanmıyorum çünkü bu haltları edenler sadece Türkiyeli olmadıkları gibi Türkiyeliler’in çoğu da bıktı usandı bu saçmalıklardan.

Her an bu gibi saçmalıklarla karşılaşıyoruz, iyi ki unuturuz.