Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 12 Eylul 2001
Alpay Durduran

VAHŞETİN ZİRVESİ

VAHŞETİN ZİRVESİ

Bir uçak dolu insanı alıp bir çarşının üzerine düşüreceksin ve bundan bir hayır çıkacağına inanacaksın!

Bunca yıldır silahlı propaganda, ulusal bağımsızlık mücadeleleri diye çok izahat dinledik. Ama bunların hepsinin bir hududu vardır veya olmalıdır. Bu şarap en kötüsü deyip diğer şarabı tatmayı reddeden adamın tavrıyla seçim yapmak, sonu ne olursa olsun bu amaç uğruna savaşılır diyen savaş kahramanı gibi hareket etmek ama yalnız kendinin değil başkalarının hayatları hakkında da karar vermek doğru olamaz.

Kendini yanmamak için yüzüncü kattan atan insanın acını düşünün, onu seyredenlerin daha beter ve uzun sürecek acılarını düşününce kim buna neden olmayı göze aldı diye sormadan edemedim.

Ne günahı vardı bu insanların ki acılar içinde ölmelerine karar verdiler.

Biri görüp izleyip de kim olduklarını belirledikten sonra yargıladı mı? Yoksa öyle kutsal bir amaç için hareket ediyorlardı ki belirlemeye de izlemeye de gerek yoktu ve yargılama fazla olurdu.

Ölenleri haberlerden seyredip de başardık diyen kimse neyi başardı acaba? Bundan sonra ABD hükümeti daha değişik davranacak ve onun amacına hizmet mi edecek? Yoksa kör bir intikam duygusu mu bunu yapmasına neden oldu?

Bildiğim Kuran’da da, İncil’de de intikam, ele alınacak kadar önemli sayıldı ve kınandı. İntikam almak suç olarak ilan edildi ve cehennem vaat edildi. İntikamla hiçbir sorun çözülmedi, sorunlar yaşatıldı ve hatta arttırıldı.

Bundan birkaç yıl önce evimin önünde patlatılan bomba nedeniyle demeç vermeyi kendine görev bilen siyasiler demeçlerini verdiler ve bombayı koyanları kınadılar ama bomba atılmayı hak edecek şeyler yaptığımı ima etmeden edemediler. Bombacılar onların arkadaşlarıymış benim yaptığım işlere kızmakta haklı da olsalar bomba atmanın zamanı veya yeri değilmiş gibi konuştulardı. Hatta Serdar, o sırada mütekaid bir milletvekili olarak lobide oturduğumu görmediği için “ne yapayım öyle konuşmam gerekiyordu” diye durumunu izah da etmişti. Hem de UBP’lilere. Nasıl olsa milli davada ayrı gayrıları yoktu. Yani bombacılara saygı duyuyorlar, sadece yanlarında görünmemek gerektiği için üzülüyorlardı.

Karşı komşuyu, kopan tekerleğin vurup kırdığı yatak odasının penceresinin arkasındaki insanı, iki kez evinin kırılan camlarını değiştirmek ve gelecek sefer daha büyüğünü koyup da bizi de öldürürler mi diye korkanları bile düşünmediler.

Onun için binlerce ölen Amerikalı’ya yeteri kadar üzülememekten üzülürüm. Zenci’si, Arab’ı, Yahudi’si, İkiz Kuleler’deki dönerci Türk’ü ile Beyaz, Sarı kim olursa olsun Amerikalı bu vahşeti hak etmedi. Amerika’da okuyan çocuğu için allak bullak olanı da hak etmedi.

Amerikalı’nın hükümetinin yediği haltların hesabını Amerikalı’ya sormaya kalkacak olana sorarım, senin hükümetinin yediği haltların hesabını sen vermeye hazır mısın?

Filistinli ile Yahudi barışa en yakın olduğu zamanda değil miydi Ben Laden’in saldırısı? Şimdi de Amerika Ortadoğu’ya en az karışma kararını aldığı zamanda diğeri gelmedi mi?

Terörün devlet eliyle de örgüt eliyle de olanını tanıdık. Nedenini bulup da mazur göstermeğe kalkmamalıdır. Terörün kaynağını ortadan kaldırmak için nedenlerini kurutmak amacıyla ele alınabilir ama bunun da teröristi değil teröre sığınabileceği önlediğini bilmek gerek.

Alın Kuzey Irlanda’yı! Bugün sokaktan Katolik çocuğu geçti diye kan akıtmak mazur gösterilebilir mi? Hatta Kuzey Irlanda, Güney‘le birleşşin verya birleşmesin diyerek silah kullanmanın ne anlamı var?

Kılıç tutan kılıçla gider, terörle gelen de terörle. Terörle gelecek hayır kanlı teröristlerin getirdiklerinden bellidir.

Bu bir vahşettir. İzahı olmaz, mazereti olmaz.

Amerika bundan ders çıkarsın demekle eyi vardı gennere gibisinden konuşmak arasında bir fark yoktur. Üç paralık yönetimine oy verecek veya oy hakkı bile isteyemeyecek kadar boyun eğeceksin, sonra da geri kalmanın mazeretini Amerika’ya atfedip insanların öldürülmesine oh çekeceksin! Olmaz öyle şey. Amerikan hükümetinin yaptığından o kurbanlar ne kadar sorumludurlar? Hele Amerikan hükümetinin dün yaptığından bugün özür dilediği bugünlerde ve Amerikan muhalefetinin mücadelesinin gözle görülür hale gelmesine karşın kendi toplumunun içinde olduğu meskeneti anlayacağına teröristlere gerekçe atfetmek kabul edilemez.

Teröristler bir şey kazanmış değildirler. Ne idda çinde olurlarsa olsunlar iddalarına destek olmamışlardır. Bugün daha çok devlet, daha büyük bir hırsla karapara ve silah kaçakçılığına engel olmak için çalışacaktır. Halkların kontrol edemedikleri na-demokratik devletlere daha çok dikkat edilecektir. Teröristlerin hareket kabiliyetlerinin azaltılması için bir sürü kısıtlayıcı önlem alınacaktır.

Terörizm azmasın diye teröristlerin destekledikleri konularda kzananın olmaamasını sağlamaya çalışacaklardır.

Teröristlerin muhtemel hedefleri olan yöneticilere birşey olacağı yoktur ama yollara düşen birlerce sığınmacı için daha zor koşullar yaratılacaktır. Siyasi sığınma mecburiyetinde olanların işi de daha güç olacaktır.Bizim gibi ne olduğu belirsiz pasaportlarla seyahat edenlerin de işi zorlaşacaktır.

Alınacak güvenlik önlemlerinin masrafını da ödeyeceğiz, güvenlik nedeniyle aynımızda götüremeyeceğimiz şeylerin maliyetini de.

Ya Amerika’da yaşayan müslümanların çekeceği acılar!

Teröristin kazanç şansı hiç yoktur. Olmayacaktır da.


Alpay Durduran|Ana Sayfa