Serazat, 15 Ekim 2004 Alpay Durduran | ||
HUYUH BÖYLESİ İFLAH OLMAZ HUYUN BÖYLESİ İFLAH OLMAZHuc can altındadır derler doğrudur. Aklı ve bilinci kullanarak huyun tersini yapabilirsiniz ama huy (mizaç) insiyaktan gelir, içseldir ve seni ele verir. İçince veya kızınca şu bu olur derler ya işte öylece kendini ortaya koyar. Acele bir iş karşısında veya tehlike halinde de kendini ortaya atar. Ani kararlar da bunun ortaya fırladığı zamanlardır. Kişiler için böyle olduğu gibi topluluklar için de böyledir. Topluluğun da huyu vardır. Bizim tarladan ne tiplerin cıkacağını da ortaya çıkanlar bize gösterir. Partiler vardır, sol derler sağ derler ve saire ama bu tarlada genlerden ve geçmişten gelen bir huy oluşmuştur ve hangisi olursa olsun pırt diye bazı şeyler ortaya çıkar ve sol değiller miydi, nasıl bunu yaptılar veya demokrat değiller miydi gibi sorular sorulur. Döndü ve dönek lafları ortada dolaşır. Gerçek çu ki sağ veya sol gibi ayrımlar ak koyun kara koyun nasıl Fırat’ı geçerken belli olursa öyle belli olur. Yüksek mahkeme başkanı ve başsavcı adli yılı açış konuşmasında eskiden yaptıkları gibi yasalardan ve yasaların uyglanmasından ve de uygulanmamasından yakındılar. Başyargıç kötü yasa rekoru kırıldı da dedi. Şimdi de Sayıştay’a kancayı taktılar çünkü o da yasaları hatırlattı hem de yazıyla ki kimse duymadı ama bakan onu Statükocu olarak suçladı. Yeni suçlama türü de statükoculuk. Andlaşma çabaları sırasında kelime aşağılandı ya bas suçlamayı: Statükocu. Sayıştay diyor ki eyi bir şey ama yasaya değişiklik getirin ki yasal olsun. Hatta onun da huyunun ayni olduğunu gösterecek şekilde “beklenmedik giderler”’den karşıladınız yasa yapın da vartayı atlatın diyor ve sessizce uyarıyor. Halbuki mahreme el attı şap diye vuracaksın ki bir daha yapmasın. Yap da sonra kılıfını hazırla demek olmaz. Devleti borca sokmak suçtur, meclisten izin almadan yüküm altına sokan suç işlemiş olurve kendi cebinden öder, kastına göre de ceza yasasının ilgili maddeleriden ceza davası açılıp cezalandırılır. Hem de sonradan bir yasayla yetki alsa da cezalandırılır çünkü meclisin yetkilerine müdahale vardır. Sayıştay kılıfını bulun da suç olduğu anlaşılmadan iş kapansın diyor. Paranın kontrolü hukuk devletinin temellerindendir. Meclis onun için icat edilmiştir. Yoksa meclis için İngiltere’de kanlı savaşlar çıkmaz ve belki de hala meclissiz hayat olurdu. Beklenmedik giderler kalemi bütçeye konulur ki beklenmedik bir şey ortaya çıkar da ödenek olmazsa hükümet zaman kaybetmesin. Deprem, salgın hastalık, aniden ortaya çıkan sosyal bir sorunun derhal çözülme gereği ve saire...Bunu da karşılayan meclis ona da limit koymuş oluyor. Beklenmeyene bile limit konulduğuna göre çağdaş devlet mali kontrola büyük önem vermiş. Bizimkiler de alıp anayasa ve yasalara benzer kuralları koymuş. Denktaş sosyal yardım ve beklenmedik giderler kalemlerini adamlarını yemlelemek için kullandığından CTP dahil muhalefet şiddetle eleştirmekte ve benim şimdi gösterdiğim tepki gibi tepki gösterirlerdi. Ama örtülü ödenek uygulaması var ya, Türkiye’de ona atfederek araştırmaktan uzak dururlardı. Denktaş bütçe komitesinde sürekli bu iki kalemin dökümünü benim isteğim üzerine sanra göndereceğini söyleyen müsteşarının sözüne rağmen hiç bir zaman göndermedi. Maliye bakanı da dökümü hiç vermedi. Muhalefetten bakan oldu (Ahmet Uzun) o da sormadı. Şimdi kendisi beklenmedik giderler kaleminden medyaya yaprdım yapmaya başladı. Medyaya yaprdım ne zamandan beri beklenmedik gider oldu! Parayı izle Kutlu Adalı’nın kaatillerinin izini bulabilirsin. Her kuruşun denetimin sağlayacak şekilde anayasaya ve yasalara kurallar konulmuştur. Hesaba gelirlik (accountability) ağızlarından düşmez ama yedikleri halta bak. Şimdi de iki elektrik üretim birimi kurmaya ihale etmeden karar verdiler. Sendika ayaklandı çünkü elektrik kurumu avara makara olacak. Kim hükümete yetki verdi ki bu işi yapmaya kalktı? Yıllık programı onayladılar ve yürürlüğe koydular, bütçe tasarısı görüşülüp komitede onayladı, böyle bir imalat kararı yok. Nasıl olur da bunu yürütmeye kalkarlar? Huy bu işte. Aklına esince medyayı memnun etmek için para harcayacak ya gerisini maliye bakanlığı uydursun diye kararlar alırlar ve utanmadan “maliye bakanlığının uygun göreceği bir almeden kaşılanmak üzere” diye karar alıp yayımlarlar. Bugün oldu böyle karar alınamaz diye bağıran yok. Demek ki bizim huyumuz bu. Anayasa öyle demiş böyle demiş boş iş. Statüko denilen işte bu. Statüko yani kurulu nizam keyfi yönetim nizamıdır ve hukuksal nizamı aşar. Bunların al birini çal ötekine. Sol veya sağ gibi ayrımlar hukuk devleti olan yerlerde anlam taşırlar. Huyu boktan olan insanların ezici çoğunluk olduğu yerlerde sağ olmuş sol olmuş fark etmez. Onun için fazla dönek aramaya gerek yok. Bunlar dönmüyorlar, bunlar böyledirler.
| ||