Alpay Durduran|Ana Sayfa


Serazat, 9 Ekim 2001
Alpay Durduran

KİM KİME KAPIYI GÖSTERİYOR

KİM KİME KAPIYI GÖSTERİYOR

Adamlar buradaki demokrasiyi beğenmiyorsaymışız begendiğimiz yere gidelimmişiz diyor. Yok yahu. Nerde bir muhalif varsa gidecek yer mi arayacak! Sen git istersen de ülkede yeyiciler azalsın.

Biz ülkemizin daha iyi olması için elimizden geldiğini yasal olarak yerine getiriyoruz. Beyler yasalar değişsin hatta anayasa değişsin de cezalandırılalımmışız diyorlar. Yani yasal hareket ettiğimizi de itiraf ediyorlar. Yasal davrananlara yasalara uyma yemini derek göreve başlayan Denktaş da saldırıyor ve yasaları değiştirin de ceza yağdırın, susturun bunları diyor. Bunu demeye hakkı ve yetkisi yok. Zorla oraya oturtulduğu için zorla orada oturmaya devam ediyor ve demeç üstüne demeç veriyor. Yayımlayanlar suça iştirak ediyorlar. Destekleyenler de suç işliyorlar. İşledikleri suç için halkın sırtından menfaat sağlıyorlar.

Rum Kıbrıslı “ Ey Kıbrıslı Türk kayıplarının acısını paylaşıyorum” diyor; Türk Kıbrıslı da “Ey Kıbrıslı Rum kayıplarının acısını paylaşıyorum” diye yanıt veriyor. Bunu EOKA katillerine saygı duruşu diye nitelemek için ne olmak lazım? Varın siz tahayyül edin. Susup oturacaklarına cıyak cıyak bağırıyorlar. Ne olduklarını kendileri ikrar ediyorlar. Ne yapalım!

Bu tipleri tanıyoruz. Her zaman güçlünün yanında bulunurlar, onların dikkatini çekmek için çalışırlar. Onların düşüncelerini savunurlari aleylerinde olabileceğini sandıkları şeyleri ispiyonlar, kıraldan kıralcı tavırlarıyle hemen tanınırlar. İddialı konuşurlar ve sanki savundukları bir dava var da onun için canlarını yerlermiş gibi yaparlar. Halbuki hep önlerine atılacak bir kemiği beklerler.

Şimdi neden hızlandılar? Bu soruya yanıt ararsak ne yapmaya çalıştıklarını biliyoruz, kemik kapmak için efendilerinin arzularını yerine getirmeye çalışırlar da ayni zamanda efendilerinin amacını da ortaya çıkarmış oluruz. Durum bize efendilerin zorda olduğunu, toplumu kontrol edemez hale geldiğini anlatıyor. Büyük efendiler kuşku duyuyorlar. Bir yığın insan açmış ağzını memnuniyetsizliğini dile getiriyor. Halbuki Kıbrıs sorununa andlaşma dayatması olursa etrafın kana bulanacağını göstermeleri gerek. Onun için silahlı kakışmaya hazır insanların hemen bulunacağına inandırmaları gerek ki dayatmasınlar. Bela çıkmasın diye geri dursunlar. Ya efendinin bu niteliğini kaybettiğini düşünürlerse başka maşa bulmazlar mı? Yeni efendi de kendi adamlarıyla gelirse bugünün ayak takımının ekmeği ne olacak? Ona da yanaşmaya çalışacaklar ama ya çevresinde yer kalmazsa?

İşleri kolay değil.

Bakın ayak takımı televizyonlardan saatlarca konuşuyor ve tehditler savuruyor. Anayasa ve yasalar değişsin de insanlar susturulsunmuş. Halbuki yasalar EOKA ve TMT kavgaalrının olduğu zamanda yürürlükte olan sömürge dönemi yasalar. O yasalarla tedihişe karşı sömürge dönemi savaşı yürütmüş ve yani yasalar gerekiyor dememişti. Bunlara ise yasalar yetmiyor. En kıdemlileri yasaların içinden beğendiği maddelerini almış, avcıya suç duyurusunda bulunacakmış. Savcıyı da uyumakla suçluyor,yani.

Kendilerine sınırsız konuşma hakkı veren BRT ekranında, görüşlerini diledikleri gibi yayımlatıyorlar ama muhalefetin kısıtlı olanaklar içinde söylediklerine karşı yeterli olmuyor, polisi de işin içine sokup silah zoruyla susturma gereğini duyuyorlar. O halde davayı kaybettiler. Söyleyecek bir sözleri kalmamış ki zora başvurulmasını istiyorlar.

Efendi devletin başında duruyor. Maşaların merkezi askeri bölgede. Savcılık yasaları yetersiz bularak yeni maddeler getirilmesini tavsiye etmiş. Hükümet bu görüşlere kaşı çıkmıyor ama harekete de geçmiyor. Hükümet partileri de demeçlerle destek atıyor. Buna rağmen neden bir sonuç elde edemiyorlar. Oturup düşünmek işleri değil biliyoruz da bir gayret. Belki elllerini tutan şeyi görürler. Biri vur diyor, diğeri zamanını bekle diyor. Şaşırıp duruyorlar, tahrik edip ellerinin serbest kalmasını istiyorlar. Efendi de korkuyor. Her şeyin bir sonu var. Bu gibilerin de sonu geliyor. Değişen dünya demode hale getirdi. Son günleri yaşıyorlar. Kürek elde birileri süpürecek. Hainler icat edip bağırıyorlar. Çare olmuyor.

Beğenmezsek hadi gidin diyorlar ama giden postları. Postlarını kaybediyorlar. Biz burdayız. Gidişlerinde katkımız olursa ne ala.


Alpay Durduran|Ana Sayfa