Birikim Özgür|Ana Sayfa


Görüş, 12 Mart 2002
Birikim Özgür

Kıbrıs’ta Siyasetin Amacı

Birey

Birey neden yaşar? Hayatın anlamı var mıdır?

Nihilistler hayata hangi pencereden bakarlar?

Onlar, hiçbirşeyin anlamı olmadığına inanırlar...

Varoluşçular, Nihilist yaşam felsefesine karşıdırlar.

Varolmak, kendini varlaştırmak, hayatında bir anlam yaratmaktan yana olmak, varoluşçu felsefenin temelidir.

Birşeylere inanmak...

Birey için birşeylere inanmak çok önemli... Eşin varlığına, çocuklarının eğitimine, güvenli bir geleceğe inanmak... Kendini adamak... Gündelik yaşamaktan kaçınmak...

Hayata anlam katmak birey için yaşamsaldır.

***

Birey ve Politika

Politika hayatın kendisidir.

Bireyin geleceği ile doğrudan ilişkili bir bilimdir politika.

Bu durumda, insanın (bireyin) geleceğe dair söyleyecek bir sözü olması gerekmez mi?

Bireyin farkında olması gereken en önemli nokta, toplumsal bir varlık olduğuna göre, gerçekleştirdiği her eylemin siyasetin bir konusu olduğudur…

Zaten bireyin her eylemi toplum içinde gerçekleştiği için toplumun yapısını da etkiler.

Bireyi politikadan, politikayı bireyden ayırmak mümkün değildir.

Politika yapmak, birey için yaşamsaldır çünkü politika hayatın kendisidir.

***

Politika Yapmak

Politika bir bilim dalıdır…

Toplum-devlet ilişkilerini inceler.

Toplum-birey ilişkilerini de inceler.

Devlet-birey ilişkilerini hatta devlet-devlet ilişkilerini de inceleyen bilim dalıdır politika.

Siyaset ise en basit ifadeyle, amaçlar ve amaçlara ulaşırken kullanılan yöntemler hakkında bir anlaşmazlık olduğu durumlarda hayat bulur. Siyaset, bir anlamda, politikanın uygulanmasıdır. Siyaset, politik bir süreçtir.

Siyaset, politika yapmaktır.

***

Politika Yapanlar

Siyasetçiler…

Siyasi partiler…

Toplum-devlet ilişkilerini yönetirler.

Toplum-birey ilişkilerini de yönetirler.

Devlet-birey ilişkilerini hatta devlet-devlet ilişkilerini de yönetendir siyasetçi ve siyasi partiler. Onlar politikanın uygulayıcılarıdırlar.

Dernekler…

Sivil toplum kuruluşları hatta yeraltı örgütleri…

Mesela Barış Derneği, Anneler Derneği veya UHH…

Siyaset yaparlar, politik kazanımlar elde etme çabasını ortaya koyup birtakım ilişkileri düzenleme gayreti sarfederler.

Siyaset yapanların bazılarının politik bakış açısını beğenebiliriz, bazılarının bakış açıları bize ters gelebilir.

Siyaset kurumu ve siyasetçi yukarıda bahsedilen ilişkilerin temelidir.

Siyasi partiler, politik hayatta yaşamsaldırlar çünkü toplum-devlet, toplum-birey, devlet-birey ve devlet-devlet ilişkilerinin yapıcıları, merkezidirler.

***

Kıbrıs’ta Siyaset

Kıbrıs, dünyadaki küçük bir ada…

Küçük oluşu, siyasetin, siyasetçinin ve siyasi partinin işlevini bu adada yaşayanlar için farklılaştırmaz.

Toplum ile devlet arasındaki ilişkileri Kıbrıs’ın yerli siyasetçileri düzenleyebilirler mi?

Maalesef…

Devlet, barışsever Kıbrıs Türk Toplumu’nun karşısında bir engel gibi dimdik ayakta dururken bu pek mümkün değildir…

Devlet ile birey arasındaki ilişkileri Kıbrıs’ın yerli siyasetçileri ne kadar düzenleyebiliyorlar?

Maalesef…

Kıbrıs Türk Toplumu’nu oluşturan bireylerin devletten bir beklentisinin kalmaması noktasına varmış bir kopukluk sözkonusudur. Siyasetçimizin içine hapsedildiği çember, devleti birey için anlamlı hale getirmeyi imkansızlaştırır…

Geriye Kıbrıslı siyasetçinin yapabileceği ne kalıyor?

Toplum-birey ilişkisi! Kıbrıs’taki siyasi partiler, yurdumuzda yaşamsaldırlar çünkü siyasetin hizmet ettiği ilişkiler yumağında olumlu katkı konulabilecek tek iletişim kanalının yani toplum-birey ilişkilerinin temel direğidirler.

***

Ne Yapmaktan Kaçınmalıyız?

Benim güzel yurdumun umutsuz, hayattan koparılmış, bir o kadar da siyasete kelepçelenmiş insanı…

Silkinme zamanıdır…

Neyi neden yaptığımızın bilincinde, toplumu kaybetmemek adına, toplum ile bireyin arasındaki bağın kopmasını engellemek adına yapılacak ne varsa yapılmalıdır…

Çember eleştirilir…

Toplumun önündeki en büyük engel olan devlet yerden yere vurulur…

Statüko, rejim, hepsi ama hepsi eleştirilir…

Öznel koşullar değerlendirildiği zaman tüm bu eleştirileri yaparken tek bir amaca ulaşılabileceğini hesaba katarız.

Nedir bu amaç?

Toplum ile bireyin ilişkisini sağlamlaştırmak…

Bireyi, topluma kazandırmak…

Toplumu, bireye anlamlı kılmak…

Göçe karşı çıkarken de bu amaca ulaşmak adına siyaset yaparız, çemberlere, sanal devlete karşı çıkarken de!

Bu inanca gerçekten sahip miyiz?

Bunun cevabı da toplumumuza ne kadar inandığımıza bağlıdır.

Güdülen siyaset ne olursa olsun, topluma ulaşmak, toplumdan destek beklemek, toplumun desteğiyle ayakta durmak ve siyasi hedeflerimizi topluma mal etmek gibi bir yükümlülüğümüz vardır.

Bu yükümlülüğü görmezlikten gelmek demek toplum-birey ilişkisinin önemini hiçe saymak, Kıbrıs’ta siyaseti tümden anlamsızlaştırmak, dolayısı ile politika yapmanın gereksizliği sonucuna yaklaşmak, politikanın temel felsefesini tümden inkar etmek ve en son aşamada da bireysel bir yokoluşu seçmek yani hayatın anlamsızlığını kabullenmek demektir.

Bundan kaçınmalıyız…


Birikim Özgür|Ana Sayfa