Birikim Özgür|Ana Sayfa


Görüş, 14 Mayis 2002
Birikim Özgür

Kelp Tahirdir

Sn. Zeki Erkut, Hamamböcüleri Dergisi’nde 13 Mayıs 2002 tarihinde ‘haini bol bir toplum’dan bahsediyor.

Yaşadığımız ilkellik gerçekten de esprilere konu olacak çaptadır.

“Ruma selam veren hain!

Kıbrıs’a adil ve kalıcı barış isteyen hain!

İki toplumlu temas ve etkinlikleri savunan hain!

Karen Fogg’u tanıyan hain!

Denktaş’ı eleştiren hain!

Bankada hortumlanan parasını isteyen hain!

Denktaş’a göre yabancılardan para alan 2000 kişi hain!”

Hain olmayan kaldı mı?

Gönül isterdi ki ülkesinin geleceğiyle ilgili kaygılanan, birikimlerini doğduğu topraklara akıtmaktan yana olan insanlar bu ilkel yaklaşımlarla pasifize edilemesinler.

Ülkesine gerçekten faydalı olabilecek, yaratıcı ve eleştirel düşünen bunca insanı hain damgası vurup toplumlarının gelişmesine katkı koyabilmelerini engelleyenler, bize göre esas hainlerdir.

Sahte hainlerle gerçek hainlerin ayrımını yapma zamanı geldi de geçiyor bile.

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanmakta olan bu trajikomik politik oyunları her düşündüğümüzde Nef’i tarafından kaleme alınmış bir divan şiirini hatırlarız.

***

Tahir Efendi bana kelp demiş,

İltifatı bu sözde zahirdir.

Maliki mezhebim benim zira,

İtikatımca kelp tahirdir.

***

Tahir Efendi, o dönemde yüksek makam sahibi bir zat-ı muhterem. Nef’i’ye Tahir Efendi, kelp, yani köpek demiş.

Nef’i de diyor ki, “İltifatı bu sözde zahirdir”, yani Tahir Efendi kendisine köpek diyerek açık şekilde iltifat ediyormuş.

Devamla Nef’i mezhebinin Maliki olduğunu ve O’nun anlayışına veya inanışına göre (İtikatımca) kelp, yani köpek, tahirdir.

“Tahir” de temiz, ak pak, arı anlamına gelir.

***

Nef’i bu dörtlükte kendisine köpek diyen Tahir Efendi’ye çok güzel bir gönderme yapıyor. Hem köpeğin kendi anlayışına göre temiz olduğu anlamını veriyor, hem de Tahir Efendi’ye “Anlayışıma göre köpek sensin” demeye getiriyor.

***

Denktaş Efendi bize “vatan haini” demiş,

İltifatı bu sözde zahirdir.

Kıbrıslıyız biz zira,

İtikatımızca “vatan haini” ....

***

Sahte hainlerle gerçek hainlerin ayrımını yapma zamanı geldi de geçiyor bile. Peki neden gün geçtikçe zaman aleyhimize işliyor?

Bu dönüşümü geciktiren, torbaya doldurulmuş kediler gibi birbirlerinin gözlerini çıkarmaya çalışan demokrasi güçlerinin hesapsızlığından ve de kendine güvensizliğinden başka birşey değildir.

Nüfus yapısı ne kadar sulandırılmış olursa olsun toplumumuzu yeniden kazanabileceğimize dair inancımızı artırıp çelik gibi bir yapıyla insanımızın karşısına çıkmak ve bu şekilde iktidara talip olmak dışında hiçbir alternatifin bizi amaçlarımıza ulaştıramadığını artık anlayıp, gelecekteki adımlarımızı buna göre atmak yükümlülüğümüz vardır.

Bu yükümlülüğü yerine getirmektense kapısından kovulduğumuz rejiminin içine bacasından girmeye çalışmak, toplumla dalga geçmekten başka birşey değildir.


Birikim Özgür|Ana Sayfa