Birikim Özgür|Ana Sayfa


Görüş, 21 Mayis 2002
Birikim Özgür

Boşa Kürek Çekmeyelim

Genç dostlarla konuşuyoruz. Yaşanan tecrübeler ışığında, solun belirlemesi gereken mücadele şekli üzerinde fikirler paylaşıyoruz.

Bu konuda temel yaklaşım ne olmalıdır?

Politika, toplumsal yaşamı düzenler. Önemlidir. Toplumsal yaşamın her boyutu politik kararlar ve adımlarla şekillenir.

Eğer yola, “demokrasi” için çıkmışsanız, demokrasi için gerekli koşulların oluşması için mücadele etmelisiniz.

Kıbrıs’ta içinde yaşadığımız koşulları bilmeyen yoktur. Demokrasimiz, göstermeliktir. Çıkmazdayız. Toplumsal gelişimin önünde engeller vardır. Göstermelik olan bir demokrasiyi geliştirmeye çalışarak zaman kaybetmektir. İnsanımız bunu artık anlamalıdır.

Hükümetlere ortak olarak toplumunun önünü açamayacağımızı artık kabullenmeli ve halka doğruları söylemeliyiz.

Sol bir partinin hükümet ortağı olduğu zaman, toplumun demokrasisini geliştirmeyi bir yana bırakın, kendi adına da çok büyük kayıplar verdiğini görmenin zor olduğunu düşünmüyoruz.

Görmeyi istemek yeterli olacaktır.

Tavizler vererek, temel politikalarınızı gözardı ederek tabi ki çok başarılı bir parti, bakan veya milletvekili olmayı deneyebilir ve kendinizce başarılı da olabilirsiniz. Başarınız, gündelik hayatta her insanın üstlendiği herhangi bir görev sürecinde yaşadığı başarılar ve başarısızlıklar dengesini başarılar leyhine değiştirmek girişimlerinden öteye gidemeyecektir. Bazen takdir edileceksiniz, bazen de “elimiz kolumuz bağlı” diyerek af dileyeceksiniz...

Diyelim ki Eğitim Bakanı oldunuz.

Demokrasi mücadelesi ile halkın takdirini kazanmış bir partinin çok değerli bir ileri gelenisiniz...

Büyük umutlarla ve kararlılıkla koltuğa oturdunuz.

Halk sizden icraat bekliyor.

“Demokrasi” sözü vererek hükümete geldiniz.

Demokrasi için icraatlar yapmanız gerekiyor.

Sorumluluk sahibi bir insan olarak kolları sıvadınız. Dürüstsünüz, inançlısınız.

Bakanlığınızın ilk gününde, ilk fetvanızı verdiniz!

“Demokrasi Eğitimi Dersi”, bütün orta dereceli okullarda mecburi ders olacak! Yani, mecburi eğitim alan herkes, demokrasi eğitiminden geçirilecek...

Nedir bu dersin başlıca üç ilkesi?

  1. Bireylere kendine güven duygusu kazandırmak
  2. Bireylere kendi görüşlerine aykırı da olsa başka görüşlere hoşgörüü olmayı öğretmek
  3. Bireyleri toplum yaşamına ilişkin bilgilerle donatmak, böylece onlara yasaların, kurumların insan gereksinimleri için yine insanlarca yapıldığını kanıtlamak.
Demokrasi eğitimi, bir dersle olacak iş midir?

Gerçek bir demokrasi için, önce toplumsal bir dönüşüm, sağlıklı bir toplumsal yaşam, düzgün bir politik düzen şarttır!

Bir “mandıra” rejiminde, dünyanın en iyi, en yetenekli, en zeki eğitim bakanı dahi olsanız, dünyanın en iyi hazırlanmış demokrasi eğitimi dersini dahi uygulamaya kalksanız, o toplumda demokrasiyi insanlara aşılayamazsınız.

Boşa kürek çekersiniz.

Kendine güven duygusunu, insanına güvenmeyen, her fırsatta insanını vatan haini ilan eden bir diktatorya içerisinde yaşayan bireylere aşılayamazsınız.

Başka görüşlere hoşgörülü olmayı, hoşgörüsüz bir rejim içinde insanınıza öğretemezsiniz.

Sağlam temellere dayandırılmamış, haksızlığın, hırsızlığın kol gezdiği bir ortamda, siz insanınıza yasaların, kurumların saygınlığını, hakkın, hukukun üstünlüğünü anlatamasınız.

Açık hava hapishanesinin ne kadar saygın bir kurum olduğunu mu anlatacaksınız?

Olacak iş değil!

Bu ortamda tek seçeneğimiz, sol güçlerin biraraya gelerek toplumun gündemine, geleceğe bakışına, politik yorumlarına ciddi derecede etkisi olabilecek bir alternatif yaratmak, “bataklıktaki sivrisinekleri temizleyeceğiz” savları ile insanımızı oyalamaktansa, “Biz güçlerimizi birleştirdik, geçmiş tecrübelerimizden de ders aldık. Gelin bize destek çıkın, BATAKLIĞI BİRLİKTE KURUTALIM!” düşüncesi üzerinde durmaktır.


Birikim Özgür|Ana Sayfa