Görüş, 4 Haziran 2002
Birikim Özgür
Önemli Bilimsel Veriler
Şu sıralar Radikal gazetesinde yayımlanmakta olan Kıbrıs ile ilgili yazı dizisini okurken eski bir tartışmayı hatırladık.
Eski defterleri açıp da heyecan yaşamak, varlığımızı hissettirmek derdinde değiliz.
Birkaç yıl önce, Yeni Çağ gazetesinde “Güçbirliği Meselesi” başlıklı bir yazı ile solun biraraya gelmesinin önemini vurgulamaya çalışmıştık. “Güçbirliği şarttır. Gerekli katkıyı koymayanlar kaybedecektir” şeklinde sonlanan yazının bir bölümünde, şöyle bir anlatım vardı:
***
YBH’nin güçlenmesi biz Kıbrıslılar için bir dayanak noktası olacak. Bu, Kıbrıs’ın kuzeyinde de böyle, güneyinde de...
Hem kuzeydeki hem de güneydeki partiler arasında Kıbrıs’a ve Kıbrıslı’ya en doğru şekilde sahip çıkan parti olarak YBH gösteriliyor.
Bu doğru bir saptamadır. YBH rejimin durumunu gözardı edip herşeyi yüzüne gözüne bulaştırmayan tek partidir. Geriye birtek şey kalıyor. YBH’nin güçlenmesi ve bazı şeyleri artık sahiplenmesi gerekir.
Aradan iki yıl geçmiştir. O günlerde, bir dost, "Kıbrıs'a ve Kıbrıslı'ya en doğru politikaları ile sahip çıkan YBH" diyerek kitle demagogluğu yaptığımız yorumunda bulunmuştu. Tepkisi, bir veri (bilgi) içerdiği için çok değerli idi. Hala daha unutulmadığı için de bu bilgi bir o kadar daha anlam kazanmaktadır.
***
İçinde yanıp tutuştuğumuz gençlik ateşinin verdiği hararetle bir sonraki haftaki yazımızda bu yoruma karşı yorumumuz şu şekilde olmuştu:
“Kıbrıs'a ve Kıbrıslı'ya en doğru politikaları ile sahip çıkan YBH” diyerek kitle demagogluğuna soyunmuşuz...
Hiç işimiz olmaz.
Demagoji yapmak başkalarının işi olsun. Niyeti yurdunda barış yanlısı güçlerin biraraya gelmesinden başka birşey olmayan bir genç bunu yapmasın.
Yukarıda tırnak içerisinde anlatılan durum “realite”dir. Bu yüzden ifade edilmiştir.
Gerçekleri ortaya koymak amacıyla...
Daha da ileri giderek şunu da söylemekte fayda görüyoruz.
Cümle, bize ait değil.
Cümle, Kıbrıslı bir ruma aittir.
İfade edilen, AKEL’in güneydeki durumundan rahatsız olan samimi bir dostun düşüncesidir.
Adam, kuzeydeki rejimle haşır neşir olan CTP’nin ilkesel anlamda eriyip gittiğini görmüş, böyle bir söylem geliştirmiş...
Dost, şu şekilde karşılık vermişti:
“Sevgili Birikim, yazılarındaki bilimsellikten bahsediyorsun ve böyle yazıların artmasını gerektiğini vurguluyorsun. Senin "bilimsellik" ve "realite" anlayışın sanırım biraz farklı. Bir Rum'un kendince yaptığı değerlendirmeyi "realite" olarak bize yutturamazsın."CTP'nin yaptığı şu konuda böyle sinyaller aldık" gibi cümlelerle bilimsellik kisvesi altında yetkin cevaplar veremezsin.”
Dost, haklıydı. Bir görüşü, “realite” olarak ifade etmek doğru değildir.
Günümüzde, bir görüş (bilimsel anlamda) ne kadar destek görürse, o kadar objektiflik durumuna yaklaşır. Kişiler teker teker objektif olamazlar. Bir görüş, objektifliğe, kişilerin o görüşe desteği oranında yaklaşabilir.
Bu tartışma geride kalmışsa da güneyde bir sohbet sırasında bize ifade edilen görüş üzerinde durmakta fayda vardır.
Radikal gazetesinin 3 Haziran 2002 tarihli sayısında Hakan Gülseven tarafından kaleme alınan “Sınır Ötesi: Güney Kıbrıs” dizisinin 2. bölümünde şu ifadeye yer verilmiştir:
“... Çünkü Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlara kıyasla bağımsızlık konusunda daha duyarlı, daha fazla mücadele veriyor. Bakın, hiçbir Rum Kıbrıslıların bağımsızlığı için ölmedi; ölenler Enosis için öldü. Oysa bağımsızlık için ölen Türkler var. Ve bazı Rum politikacıların da itiraf ettiği gibi, Türk tarafındaki Yurtsever Birlik Hareketi (YBH) en Kıbrıslı parti haline geldi. YBH'nın bir benzeri Rum tarafında yok. Çünkü, Kıbrıslı Türkler, sorunun bir türlü çözülememesi yüzünden dünyadan yalıtılmış olduklarını ve çözüm geldiğinde sıkıntılarının adım adım ortadan kalkacağını çok iyi biliyor.”
Sn. Gülseven’in yazdıkları da veri (bilgi) oldukları için anlamlıdır.
Bu veriler halkın onayından geçirilmelidir. Aksi takdirde, YBH’nın en Kıbrıslı parti olduğu görüşü köşe yazılarında kullanılan bir veri olmaktan öteye gidemeyecektir. Sadece o gün tesadüfen gazeteyi elimize almışsak, bilgiye ulaşır, zevkle okur, hoşnut kalırız.
Kıbrıs’ın geleceğine gerçekten katkı koymak isteyen bir parti, yurttan uzakta olup da yurda dönüş hayali kuran gençlerin ülkeye dönüşlerinde sağlıklı bir toplumsal yapılanma içinde yer alabilmeleri için mücadele eden bir parti, bu bilgileri hayatın merkezine koyabilme becerisini de gösterebilmek durumundadır.