Görüş, 4 Ağustos 2004 Birikim Özgür | ||
Para Toplama Faaliyetleri ve Amerikalılar... 2 Kasım 2004 tarihinde, ABD’de başkanlık seçimi var. Bu seçime yönelik hummalı çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların başında, “para toplama faaliyetleri” geliyor.Bir bakıyorsunuz, Boston’un en zengin mahallelerinde, çocuklar, evlerinin önüne bir banko kurmuşlar; limonata satıyorlar. Minicik tezgahlarının üzerine astıkları pankartlardan anlaşıldığı üzere bu yöntemle kazanacakları parayı, götürüp, John Kerry’nin seçim çalışmalarında kullanılmak üzere, yetkililere teslim edecekler. Peki bunun karşılığı ne olacak? Kim bilir John Kerry ile görüşme fırsatı yakalayacaklar ya da Demokratların çocuklara yönelik bir kurumuna üye olmaya hak kazanacaklar... ABD’de çok farklı hedeflere sahip her renkten insan mevcut. Zencisi de, beyazı da, Yahudi’si de, Rum’u da, Türk’ü de, çocuğu da, büyüğü de, homoseksüeli de, heteroseksüeli de, Latin’i de, Uzak Doğu’lusu da ve saymakla bitmeyecek daha pek çok kesimi ilgilendiren milyonlarca konu var... Değişik kesimlerden lobiler, sorunlarına, beklentilerine, ihtiyaçlarına yönelik siyasetçilerden destek talep ediyorlar. Nasıl mı? Para toplama faaliyetleri ile... “Fund-raising” diye anılan bu sosyal-toplumsal çabayı ortaya koyanlar, yani bir bakıma “çalışanlar”, kazanıyor. Toplanan para ne kadar çoksa, politikalar üzerindeki etki de o kadar artıyor! Ve aslında gerçek yarış da bu alanda yaşanıyor.
“Kim daha çok yardım toplayabilmiş?” sorusunun cevabı, sanılandan çok daha fazla anlamlar içeriyor. Şimdilerde de seçimin gidişatını anlamak için esas buna bakmak gerekiyor... Hemen belirtelim; çevrim içi (İnternet ortamındaki) yardım çalışmalarında John Kerry’nin kampanyası için 30 Haziran itibarı ile 12.1 milyon dolar toplanmıştı. Buna karşılık George W. Bush’un kampanyası için çevrim içi yapılan yardım miktarı sadece 1.1 milyon dolar. Toplamda ise Bush, Kerry’ye büyük fark atıyor. 2 Ağustos tarihli Time Dergisi’ne göre 30 Haziran itibarı ile Bush’un kampanyası için toplanan para miktarı toplam 228 milyon dolar. Kerry’nin kampanyası için ise 185 milyon dolar toplanabilmiş... Tüm bu paralar, kapı önünde limonata satan çocuklardan tutun da politikalar üzerinde etkili olmak adına elini cebine atan iş adamlarından, avukatlardan ve daha kim bilir hangi alanlarda faaliyet gösteren çevrelerden toplanıyor. Daha çok para, daha çok söz hakkı demek... Amerika’da iç siyasetteki dengeleri bu mantık üzerinden değerlendirmek mümkün. Ancak bizim “çok kapitalist” bulduğumuz bu sistem nedeniyle Amerika’da yaşayan insanları, bu insanların düşünsel ve politik potansiyelini da hafife almamak gerekiyor. ABD’de birkaç ay yaşadıktan sonra bile düşünsel zeminde Amerikalıların yani sıradan Amerikalı vatandaşların küçümsenmemesi gerektiğini vurgulamak artık iyiden şart oluyor. Edward Said ölmeden kısa bir süre önce 1 Nisan 2003’te kaleme aldığım “Edward Said Uyarıyor” başlıklı yazıda Said’in Le Monde Diplomatique’de çıkan bir makalesini irdelemiş ve “Umut ve cesaretle Amerika’ya bakmak ve görmek” gerektiğini vurgulamıştım.
Günümüzdeki savaşları, “Amerikan İmparatorluğu” projesini ve daha pek çok hoşumuza gitmeyen siyasi olguyu sorgularken “Hangi Amerika?” sorusunu da hep akıllarda tutmak gerekiyor; Amerika’da yaşayan insanlarla Amerikan yönetimini birbirinden ayırmak gerekiyor.
copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||