Görüş, 13 Eylul 2001
Birikim Özgür
Solun Özünde "İnsan" Vardır!
Bütün televizyonlar, gazeteler “terör” üzerine odaklaştılar.
Politikanın çirkin yüzü tiyatrolarda kapalı gişe oynuyor, televizyonlarda reyting rekorları kırıyor...
Gece yastığa başımızı dayadığımız zaman 110 katlı binadan atlayacak kadar çaresiz hissedenlerle empati kurmaya yetiyor gücümüz. Empati kurdukça bir o kadar daha düşünemez oluyoruz.
İnsanoğlu ilginçtir.
En büyük acılardan kurtulmasını ve mantığının sesini dinlemesini bilir...
İnsanoğlu bu acı olaydan sonra bile “olumlu” birşeyler bulup ona sarılacaktır.
Sovyetler Birliği’nin dağılışı kadar önemli bir dönemeçten geçiyor insanlık...
Yanlışlar bir bir ortaya çıkarılacak...
Politikanın temiz yüzü hiç bu kadar özlenmemişti belkide...
Artık şu veya bu devletin küçük hesaplarla politika yapması sessiz çoğunluğun onayını alamayacak... “Bumerang” kazındı beyinlere birkere...
Politikanın çirkin yüzü hiç bu kadar deşifre olmamıştı.
Hangi politik amacı taşıyor olursa olsun, hangi ideolojiye hizmet edecekse etsin, hiçbirşey insandan daha önemli değildir.
“Hiçbir ideoloji bir çocuğun gözyaşlarından daha değerli değildir” anlayışı dilden dile dolaşacak artık.
Hiçbir devlet çıkarı başkalarının hayatından daha önemli olamayacak belkide.
Sevgili dostum Turgut’un da dediği gibi...
Dersler çıkartılacak...
Kıbrıslı da ders almalı bu olaydan...
İnsanı merkezine almayan politikalara son verilmeli. Hepsinin sonu acı, elem ve kederdir...
“Düşmanlık” yasaklanmalı artık.
Yasakların en sonuncusu ve sonsuza dek yaşayacak olanı olmalı “düşmanlık”...
“Dostluk”, karşılıklı anlayış göklere çıkarılmalı.
Biri yerken diğeri bakmamalı, kıyametin kopmaması için elden ne geliyorsa yapılmalı.
Kısacası...
Dengesizliklerin üzerine gidilmeli...
Kimse boşuna uğraşmasın... Terörün başı ezilemez...
Zorbalık, zorbalık doğurur...
Barışmalı insanlık...
Barış, barışı getirir.
“Aklın silahı” tek silah olmalı, “barış” dillerden düşmemeli, beyinlere kazınmalı...
“Taş, kurşun değil çiçek” atmalı insanlar birbirlerine...
Japonlar öyle yapmadı mı?
Bir an geldi ve yanlış politikalar duvara tosladı.
Tıpkı Diyarbakır’da kendi dışkışı yedirilen insanların mecbur bırakıldıkları düşmanlık duyguları gibi süper güç anlayışına dayalı kapitalist yani sömürüye dayalı düzen, insanlığın yediklerini üzerine kusmasına sebep oldu.
İyi mi oldu?
Solcu olmayı Amerika düşmanlığıyla özdeşleştirenler iyi olduğunu ifade etmeyi “marifet” sayıyorlar.
Solun özünde “insan” vardır.
Herşey “insan” içindir...
Yaşanılan terör olayının insanlık için “olumlu” sonuçları ileride zaten yaşanacaktır.
Bugün üzerimize düşen görev yaratacağı sonuçlar ne olursa olsun insanların ölümüne sebep olan “insanlık dışı” faaliyetleri kınamaktır.
Çeşitli politik düşüncelerle, “Bu olaydan ötürü üzülmemizi kimse beklemesin” diyenleri şöyle 5-10 katlı bir binanın tepesine çıkarmalı... “Hadi atla” denmeli... “Korkuyorum” diyecek olursa çevresine sanal bir “ateşten duvar” örülmeli...
Korkup da atlayacak olursa...
“Bu bir oyundu sadece” denmeli o insana... “Bu bir ders”... Elini tutmalı, düşmesine izin vermemeli...
Neden?
Solun özünde “insan” vardır ve hiçbir ideoloji bir çocuğun gözyaşlarından daha değerli değildir!