Birikim Özgür|Ana Sayfa


Görüş, 29 Ekim 2002
Birikim Özgür

Türkiye'deki Seçimler

25 Ekim 2002'de "Devlet" başlığıyla Yeni Çağ'da yayımlanmış yazım Türkiye'deki seçimlerle ilgili idi. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılacak seçimlerde Türkiye'nin önünü açacak sonuçlar elde edilir diye umuyoruz.

***

Şu Türkiye’de olup bitenleri anlayabilmek gerçekten güç...

Çok kısa bir süre sonra ülkede seçmenle sandık buluşacak. Dünyanın neresinde olursa olsun sol, sağın zenginleri, yönetici sınıfları, kapitalistleri temsil ettiğini; kendisinin de çalışanları, ezilenleri, yoksulları temsil ettiğini varsayar.

Türkiye’deki resim bu varsayımları ne kadar sağlayabiliyor?

AKP sol bir parti midir?

% 10 ülke barajını aşabileceği iddia edilen Genç Parti solda mıdır?

Bütün hesaplarını büyük kentlerde yüksek bir oy oranı sağlamaya göre yapan CHP gerçekten ezileni, yoksulu mu temsil ediyor? Daha çok memurların hatta bürokratların oyunu alabilen CHP varsayıldığı şekliyle “sol” bir parti değil ise sınıflandırmaları yaparken sol ve sağ tanımları yetersiz mi kalıyor anlamına geliyor bu?

Ülkenin büyük bir bölümü ezilirken, “gerçek sol” iddiası ile ortaya çıkan örneğin ÖDP hatta DEHAP niye bir türlü örneğin Genç Parti’nin yakaladığı momentumu yakalayamıyorlar?

Genç Parti’nin olası başarısının arkasındaki tek etken medya mıdır?

Türkiye kısır döngülerin ülkesidir...

Üniversite yıllarından nice arkadaşlarımız “göçelim buralardan” türküleri söylemektedirler.

Herşeye rağmen bir Kıbrıslı olarak bizim çıkarımız Türkiye’nin ufukta ışığı görebileceği günleri yakalayabilmesidir.

Bunun gerçekleşebilmesi için de tek bir alternatif sözkonusudur: AB bağlamında çağdaşlaşma!

Türkiye’de seçimlere çok kısa bir süre kalmışken bu ortamda kafaları iyice allak bullak olan insanlara ne salık vermek gerekir?

Birkere şunu çok iyi bilmek gerekir:

Türkiye’de sağ kesime oy veregelmiş pek az ama gerçekten pek az kimse sol bir partiye oy verme konusunda ikna edilebilir.

Birkaç hafta önce bir taksi soförüne sorduk:

“Hangi partiye oy vereceksin?” dedik.

“Ben” dedi; “Hayatımda hiçbir zaman sol bir partiye oy vermedim. Geçtiğimiz seçimlerde MHP’ye vermiştim; bu kez oyum AKP’nindir. Sol bir partiye ne oy veririm ne de sülaleme verdiririm!”

Sağ oylar AKP’ye hatta Genç Parti’ye kaymış durumdadır. Bu adamlara AB kaygınızın da dürtüklemesiyle diyebileceğiniz en uygulanabilir öneri, “Deli olmayın; gidin oyunuzu hiç olmazsa ANAP’a verin” değilse nedir?

Soldaki arkadaşların pek çoğu “sağduyu” uğruna CHP’ye mühürü basacaklar... Karşılaştırmalı olarak daha “keskin” olanları ise “gerçek muhalefet meclise girebilsin diye” DEHAP’ı destekleyecekler.

Türkiye için en hayırlı olanı 4 Kasım sabahı AKP’nin içinde yer almayacağı bir AB hükümeti ile AB sürecine katkı sağlayacak şekilde oluşan bir meclisin yani örneğin DEHAP’ın da yer aldığı bir meclisin gündeme gelmesidir.

Son olarak...

Şu taksicinin dediklerini arkadaşlara sorduk...

“Niye bu insanlara sol partilere oy vermiyor ve sülalelerine de verdirtmiyorlar?” dedik.

Aldığımız cevabın temelinde “din olgusu” vardı.

Herşeyin de ötesinde Türkiye’nin gerçekleri solun başarısının önündeki en büyük engel!

Nedir bu gerçekler?

1. Türkiye’de halk, devletin baskısıyla oyunu sağ partilere veriyor!

2. Tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi devletin güçleri solcu olan herkesi “vatan haini” olarak görüyor; onları halka o şekilde tanıtıyor! Türkiye’de bu saçmalık yüzünden binlerce genç öldürüldü, infaz edildi, cezaevlerinde süründürüldü!

3. Devlet sol kesimin büyük çoğunluğunu oluşturan Alevi ve Kürt vatandaşlara karşı Sunni ve Türk olanları provoke etti. Bu sayede sol kesimin Sunni ve Türk kesimlerden gelebilecek oylarını hep sağa yönlendirdi.

4. Sol kesim fakir! Sağ kesimde para çok; Devlet onların! Dolayısıyla seçimler adil değil.

Görüldüğü üzere herşeyin başı devlet!.. Türkiye’nin gerçekleri “devlet”ten geçiyor... Türkiye’de ister sağcı olsun ister solcu olsun, “Vatandaş devlet için değil, devlet vatandaş için vardır” demeyen bir partiye oy vermek ne anlama gelecektir?

Bu insanlar miras olarak çocuklarına ve torunlarına açlık, polis cobu, devlet baskısı, vatan hainliği, fakirlik ve ölüm bırakacaklar... Değer mi?


Birikim Özgür|Ana Sayfa