Fikrimin İnce Gülü, 24 Kasım 2003 Zeki Erkut | ||
TERÖR TEHDİDİ İstanbul'da peşpeşe patlayan dört bomba, 50 kişinin hayatını kaybetmesine, 500 kişinin yaralanmasına ve milyonlarca dolarlık maddi kayba neden oldu.Bu olay, terörizmin uluslararası bir tehdit olduğunu ortaya koymaktadır ki bununla baş edebilmek için ne palyatif önlemler yeterlidir ne de bayrağa sarılıp yürümek. Uluslararası platformda daha köklü, daha ardıcıl ve daha işbirliği içinde mücadele etmek sanırız terörle mücadelenin ilk adımını oluşturuyor. Ancak bu konuda Türkiye, PKK ile giriştiği mücadeleyi diline dolayıp da örneğin Papa-Mehmet Ali Ağca olayı ile Türkiye'de eğitilip Çeçenistan'a, Bosna'ya ve Azerbaycan'a gönderilen "islamcı teröristleri" göz ardı etmemelidir. Bu arada Kıbrıs'ı "arka bahçe" görüp her fırsatta olay çıkaran ülkücü-islamcı teröristleri de unutulmamalı. Hatta, gemi kaçıran ve otel basan Çeçenistan yanlısı teröristlere "bizim çocuklar" gözüyle bakıp muamelede bulunduğunu da. Dahası bugüne dek Türk hapishanelerinden firar eden Çeçen yanlısı teröristlerin de hala "bulunamadığını" hatırlanmalıdır. Kısacası Türkiye'nin "terörizmle mücadele dosyası" çift standartlarla doludur ve bize göre Türkiye bu son olaylardan sonra terörizme bakış açısını gözden geçirme fırsatına kavuşmuştur. Aslında İstanbul'da yaşanan bu acı olayın ele alınacak pek çok yanı vardır. Nitekim her kafadan bir ses çıkması, herkesin işin bir ucundan tutup çekmesi, örneğin yarım saatte KKTC vatandaşı olmakla öğünen Ankaralı Sinan Aygün'ün bayraklı şovdan medet umması da bunu göstermektedir. Yapılan yorumlara bakacak olursak herkes bu olayı bir yerlere mal etmeye ya da kendine göre bir pay çıkarmaya çalışıyor. Kimileri ABD-Mossad işbirliğinden söz ediyor, kimileri AB-El Kaide'den. İstanbul emniyet müdürüne göre basın suçlu! Rivayetler çok, ancak biz bu olayın bir başka boyutuna parmak basmak istiyoruz. İlk olarak, CHP'nin neo-faşist kanadından Onur Öymen'in bir yaklaşımını ele almak istiyoruz. Onur Öymen'in ilk tepkisi AKP hükümetine yönelikti. Ona göre bu terör eylemi AKP'nin zaafiyetini ortaya koymaktaydı ve AKP Hükümeti terörle mücadelede yetersiz kalıyordu. Ancak nedense hemen sonra Onur Öymen'in "Bu olaylar AB'nin Türkiye'ye hemen müzakere tarihi vermesini gerekli kılmaktadır" şeklindeki açıklamasına tanık olduk. Onur Öymen'i bilenler bilir. Hele Kıbrıslıtürklerin Onur Öymen'le ilgili görüşleri daha çarpıcıdır. Çünkü Onur Öymen Kıbrıs'ta statükoyu ve Denktaş'ı savunmak adına ağzını her açışta ya Kıbrıslıtürk muhalefete dil uzatmaktadır ya da AB'nin ne kadar yanlış bir tercih olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadır. O nedenle terör olayını istismar ederek AB'den Türkiye için müzakere tarihi talebinde bulunması ancak oportünizle açıklanabilir. Ancak Onur Öymen'e AB yetkililerinden önce biz hatırlatmak isteriz ki "öyle yağma yok"! Türkiye önce Kıbrıs sorununu çözecek sonra diğer ev ödevlerini yapacak ve bundan sonra müzakere tarihi alabilecektir. İstanbul'daki terör olayında Onur Öymen'in kafasına bir tuğla düşmüş ve birden bire AB'ci olmuşsa, yapması gereken ilk şey Kıbrıslıtürk muhalefetinden özür dileyip statükoya vermeğe çalıştığı desteği geri çekmek olmalıdır. Daha sonra Türkiye'nin AB üyeliği yolunda engel teşkil eden Kıbrıs sorununda yapıcı bir politika izlemede samimi ise , eminiz buralarda kendisini bilgilendirecek birileri mutlaka bulunur. İkinci olarak bu terör olayı bize Kıbrıs'ın "stratejik" ve "jeopolitik" konumuna değinmek gerektiğini de işaret ediyor. Hatırlanacak olursa geçenlerde Özkök paşamızın bu konuda veciz değerlendirmeleri vardı. Paşamız "derin vizyondan" söz etmiş ve "düşmanın eline geçmesi halinde Anadolu için tehdit olabilecek Kıbrıs'tan asla vazgeçilemeyeceği"nin altını çizmişti. Bilemeyiz, İstanbul'da yaşanan terör olayı Paşamızın "derin vizyon" meselesine yeni bir yaklaşım getirebildi mi? Çünkü dışta aranan düşman meğerse kamyonetlerle İstanbul'un ortasında cirit atıyorlarmış! Bu noktadan hareket edecek olursak artık şu anlaşılmalıdır ki Kıbrıs'ın,Türkiye için tehdit olduğu tezinin sağlam bir dayanağı kalmamıştır. Hele AB'li bir Kıbrıs Türkiye için hiç tehdit değildir ve olmasına imkan da yoktur. Terör kılığındaki tehdit her yerdedir ve her ülke için geçerlidir. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||