Fikrimin İnce Gülü, 15 Subat 2001
Zeki Erkut
KİMİN UMURUNDA
Dünyanın merkezinin Sarayönü olmadığı çok kez dile getirildi.
Buna ihtiyaç hissedildiğinden tabii. Yoksa ne diye durup durduğu yerde tarihi Sarayönü, gerçek simgesi ile “dikilitaş” dünyanın merkezine oturtulsun?
İhtiyacın nereden kaynaklandığı da belli. Her ağzını açan, Sarayönü’nü’ dünyanın merkezinde görür, dünyanın Kıbrıs’tan başka ilgilenecek başka sorunu yokmuş gibi ahkam keser. Bundan olacak, aklıbaşında insanlar, hayal dünyasının gezginlerine yönelik olarak öfkelerini “çok konuşma, dünyanın merkezi Sarayönü değil” diyerek dile getirirler.
Gerçekten de mangalda kül bırakmayanlar başka ülkelerin pencerelerinden Kıbrıs’a baktıklarında, küllü suyu yutmuş kedi gibi olurlar.Gerçekler suratlarında şamar gibi patlar. Ayakları yere basar. Bu gibi duruma düşenlerin trajik-komik görünümlerine sık rastlanmaktadır.
Gerçekten de Sarayönü ne dünyanın merkezidir ne de Kıbrıs sorunu dünyanın umurundadır. Örneğin dünya jandarması Amerika ilgileniyor diye havaya giriyoruz ama inanın ki Sam Amca resmen bizimle kafayı buluyor.
Neden diyeceksiniz? Söyleyelim.
Yirminci yüzyıl sona ererken Amerika’da kapsamlı bir anket yapılır. Anketi yapan Şikago Konseyi, “Amerikan kamuoyu ve ABD Dışpolitikası 1999” başlığı altında bir rapor yayınlar. Raporda, anket sorularından bir tanesi, “Amerikanın çok önemli dış politika hedefleri nelerdir?” şeklindedir. Bu soru hem ABD liderlerine hem de halka soruldu, tıpkı diğer sorularda olduğu gibi.
Sonuç olarak ortaya çıktı ki hem ABD liderlerinin hem de ABD halkının çok önemli dış politka sorunu “nükleer silahların yayılmasının önlenmesi”dir.
Yani, “önce ben, önce benim güvenliğim!” önemlidir mesajı verilmiştir.
İkinci çok önemli dış politika hedefi nedir biliyor musunuz? “ABD’ye yasadışı uyuşturucu akışını engellemek”
Bunları izleyen çok önemli dış politika hedeflerini de merak ediyor musunuz?
Söyleyelim.
“Enerji kaynaklarını güvence altına almak”
“ Dünya çapında üstün askeri gücünü korumak”
“Uluslararası terörizmle mücadele”
“Amerikan işçilerinin işlerini korumak”
“Küresel düzeyde çevrenin geliştirilmesi”
Siz hala sıranın Kıbrıs sorununa geleceğini bekliyorsunuz değil mi?
Çok beklersiniz.
Çünkü Sarayönü ve Kıbrıs, ne ABD liderlerinin ne de ABD kamuoyunun umurundadır.
Raporda çarpıcı bir veri daha var. Meraklısı için onu da söyleyelim.
Ankette, gerek ABD liderlerine gerekse kamuoyuna şöyle bir soru yönetilmiş:
“Amerika nerede hayati çıkarlara sahiptir?”
Siz yine “batmayan uçak gemisi Kıbrıs” yanıtını bekliyorsunuz değil mi?
Daha çok beklersiniz.
Çünkü liderler %94, kamuoyu da %87 oranında “Japonya” diye yanıt vermiş. Japonya’yı Rusya, onu da S.Arabistan, Çin, İsrail, Kanada, Kuveyt, Meksika... izliyor.Kamuoyu Türkiye’ye %33 oranında yer verirken ABD liderleri bu soruya yanıt vermekten kaçınmış gözüküyor.
Kıbrıs yine umurlarında değil.
Kıbrıs, Avrupa Birliği’nin umurunda mı sanıyorsunuz? Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin... umurunda mı?
Konuyu biraz araştırınız, göreceksiniz ki Kıbrıs hiçbir ülkenin önceliği değil. Biraz ilgilenir görünüyorlar ama hepsi o kadar.
Bilinizki ilgilenir gibi görünenler de ilgi odaklarına Kıbrıs Rum yönetimini koyuyorlardır.
Bu gerçek, geçtiğimiz günlerde İngitere’de bulunan Akıncı’nın suratına da çarptı.
Sarayönü’nde ahkam terziliği yapan Akıncı, oradan bakınca “Avrupa Birliği Rum kesimini üyeliğe alacak, birşeyler yapalım” diye yırtınmaya başladı.
Sanki belli değildi.!
Sen, aylarca, yıllarca Sarayönü’nü “dünyanın merkezi” görüp “Avrupa Birliği sorunu çözümlenmemiş bir Kıbrıs’ı üyeliğe almaz” diyeceksin,
Sen, aylarca, yıllarca “Kıbrıs sorunu çözümlenmeden AB’ne girmemiz yanlıştır” diye kamuoyuna mesajlar çekeceksin,
Sen, aylarca, yıllarca “Türkiye’nin AB’ne üyeliğini önşart olarak” savunacaksın sonra da acı gerçek suratına çarpınca panikleyip “birşeyler yapalım” diyeceksin.
Hadi yapın öyleyse! Kıbrıs Cumhuriyeti’nde gasbedilen haklarınıza sahip çıkıp AB’ne hareket eden trene atlayınız.
Yapabilirmisiniz?
Yapamazsınız çünkü, siz AB’ye giden trenin Sarayönü’nden geçeceğini sanıyorsanız.
Yapamazsınız çünkü, siz dünyanın umurunda değilsiniz, dünya ise size vız gelir.
Bilmem anlatabildik mi?