Fikrimin İnce Gülü, 11 Mart 2001
Zeki Erkut

HAKSIZLIK EDİYORLAR

Dilin kemiği yoktur diye boşuna söylememişler.

Uydur uydur git. Varsın ağzı olan konuşsun!

Sabah gazetesinde gördüğümüz bir haber bize ister istemez bu sözleri anımsattı.

Ünlü arabesk şarkıcısı Mahzun Kırmızıgül, başından aşağıya çil çil dolarcıklar dökülüyor ve haberi yazan sözümona muhabir de haberi patlatıyor:

“Kıbrıs’ta kriz yok. Eğlence tam gaz!”

Hay senin gazeteciliğine de, haberine de...

Kıbrıs’ta kriz yok ha! Sevsinler.

Arkadaş belli ki işkembe-i kübradan atıyor. Yoksa Kıbrıs’ı biraz tanısa, halkın arasına karışıp ağız yoklasa Kıbrıs Türk halkının nasıl bir çıkmazda olduğunu, krizlerin en kriziyle battığını, mahvolduğunu anlayacaktı.

Bir kere Kıbrıs, Türk lirasını kullanmaya başladıktan sonra enflasyonu tanıdı.Üstelik Türkiye’de yıllık enflasyon %50 mi çıkmış, bizde ya %90 çıkar ya da %100. Alsın devlet istatistiklerini ya da Türkiye’nin Kıbrıs işlerinden sorumlu bürokratlarından araştırsın bu gerçeğe hemen ulaşabilirdi.

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de birkaç banka Fon’a devredildi, anında Kıbrıs’a yansıması oldu.Peş peşe 5-6 banka battı. Üstelik Türkiye’deki mevduat sahipleri bankalarının batmasıyla mağdur olmazlarken Kıbrıs’taki mevduat sahipleri “mudi” oldu. Parasının hiç alamayanlar olduğu gibi devletin gıdım gıdım verdiği taksitlerle dişinin kovuğunu bile dolduramayanlar hala onbinlerce kişiyle ifade ediliyor.

Türkiye Kasım ayında mini bir ekonomik kriz yaşadı.

Kıbrıs’ta yaşanan kriz orta boy oldu.

Türkiye’de yaşanan son krizin boyutu neyseydi, Kıbrıs’ta katmerlisi oldu.

Bizim halkımız da bir anda %30 yoksullaştı.

Bizim insanımız da işinden oldu, ya da ücreti yıl sonuna kadar donduruldu.

Benzine, mazota, tüpgaza, elektriğe, telefona, ete, süte, ekmeğe ve daha yüzlere mal ve hizmete yapılan ya da yapılacak zamlardan bizim insanımız da maruz kaldı ya da kalacak. Üstelik dünyadan soyutlanmış bir ülkede kriz hiç eksik olmaz.

Yani kimse çıkıp da Kıbrıs’ta kriz yoktur diyemez. Söyleyen çıkarsa ya doğruyu söylemiyordur ya da söylediğinde bir kasıt vardır.

Sonra ,sözde gazetecinin haberine kaynak olarak aldığı olaya ve fotoğrafa bakalım.

Mahsun Kırmızıgül bir bayram gecesi Kıbrıs’taki bir otelde sahne alıyor ve başından aşağıya dolarlar dökülüyor!

Bir kere Bayram’da otelleri dolduranlar Kıbrıslı Türkler değillerdi. Az sayıda Kıbrıslı Türk olabilirdi ama Kıbrıslının kültüründe, alışkanlığında ya da adetleri arasında öyle çil çil dolar saçmak yoktur. Ne düğünlerde öylesine para saçılır ne de sanatçının başından aşağıya dolar yağdırılır.

Kıbrıslının kültüründe ceket yakma, tabak kırma, kağıt peşete fora etmek de yoktur.

Vardır diyen beri gelsin!

Çok şükür, Türkiye’nin bu eğlence kültürü demiyeceğiz, kültürsüzlüğe bize ulaşmadı, henüz bu rezillikleri ithal etmedik.

Türkiye insanı Kıbrıs’a tatile ve eğlenceye gelirken sanatçısını da getiriyor, kültürsüzlüğüne de. Ceket de yakıyor, dolar da saçıyor. Bunu Kıbrıslı yapıyormuş gibi yansıtmanın alemi ne?

Ama o haberi, Mahsun’un o fotoğrafını gören saf Anadolu insanı ne düşünecektir? Ne düşüneceği belli: “Bakın biz krizden kıvranıyoruz, dişimizden tırnağımızdan kesip Kıbrıslı kardeşlerimize gönderiyoruz, onlar da bir elleri yağda, bir elleri balda, har vurup harman savuruyorlar” demiyecekler mi?

Doğrusu, biz Kıbrıslı Türklere haksızlık yapılıyor. Bu kadarını hak etmedik.


Zeki Erkut|Ana Sayfa