Fikrimin İnce Gülü, 17 Mart 2001
Zeki Erkut

HAYIRLISI OLSUN

Yine de şahlanıyorlar aman...

Yetmişbir örgütün yetmişbir aslanı da vay vay...

Tanklarıyla, toplarıyla, en millici ruhlarıyla meydanlara taşınacaklar yine. Nasıl da seferberlik ilan ettiler?

BRT en başta tabii. Sonra bilumum sağ gazeteler, özel radyo ve televizyonlar, bunlar yetmezmiş gibi saray ve kışla destekli baskılar hep mitinge yönelik. Bir zamanların anlı şanlı mücahit komutanları da dükkan dükkan, ev ev dolaşıp mitinge katılımı yükek tutmaya çalışıyorlar.

İşin en vahim yanı, tarafsız, özerk ve demokratik bir bilim yuvası olması gereken üniversitelerimiziden bazıları da bu milliyetçi-şoven propagandaya alet olması. En başta Doğu Akdeniz Üniversitesinin bu işe tüm olanaklarını seferber etmiş olması kolay kolay hazmedilebilecek birşey değil.

Bugüne dek saygın bir üne kavuşmuş olan Doğu Akdeniz Üniversitesi -hangi dürtüye baş eğdiği herkesçe malum-bir anda Doğu Akdeniz Askeri Kışlası’na dünüşüverdi.

Yazık, çok yazık!

Evet, biliumum sağ cenah, arkalarında Denktaş ve kimi askeri çevrelerin desteğiyle “Çanakkale Şehitleri”ni bahane edip “bayrak-millet-devlet” mitingi yapıyor.

Bunca yıl sonra Çanakkale Şehitleri’ni anmak nereden akıllarına geldi?

Oldu olacak Avustralya’nın Aborgini’lerini de çağırsalardı bari. Hem onlar öyle el kol hareketleri yaparlar ki kürsüde kükreyen aslan eliyle şöyle CTP’yi ya da YBH’yı hedef gösterse billahi o anda omuzlarda taşınır doğruca meclise oturtulurdu!

Ne oluyor yahu?

Çanakkale’de bile böyle devlet-asker destekli ve gürültülü anma törenleri yapılmazken bizde niye cümbür cemaat zorla miting alanlarına itiliyor? Onbinlerce mudinin mağduriyeti devam eder, mahkeme salonları hacizlik davalarla dolup taşar, Türk lirasının devalüe edilmesi nedeniyle insanlarımız bir o kadar daha yoksullaşır ve Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle toplumca kırılıp çökerken aklına tepki koymak gelmeyen bu çok millicilerimize şimdi neler oluyor? Nasıl bir sihirlik değnek dokundu ki bir anda şahlanıp sokağa döküldüler?

Yoksa iyi gitmeyen birşeyler mi var ki üstü yine bayrak ve hamaset nutuklarıyla örtülmeye çalışılıyor?

Ortada birşeylerin olduğu kesin. Bunun yanıtı da ancak Denktaş ve çevresinde gizli. Yoksa 85 küsur yıl sonra, Çanakkale’nin haritadaki yerini bile bulamayacak insanlara Çanakkale Şehitlerini hatırlatmak öyle sıradan ve masumane bir iş değildir.

Ama bu mitingin yapılacağı süreç önemli.

İçte toplumsal muhalefet, hükümete, Ankara ve UBP-TKP hükümetinin dayatmağa çalıştığı ekonomik pakete karşı mücadelede kararlılık göstermektedir.

İki toplumlu etkinlikler, Denktaş rejiminin tüm baskı ve yasaklamalarına rağmen ivme kazanmaktadır.

Kıbrıs Türk toplumunda en geniş kitlelerin Denktaş-Ankara şahinlerinin Kıbrıs sorununun çözümsüzlük politikalarına karşı hoşnutsuzluğu üst boyutlarda seyretmektedir.

Amerika-AB ekseninde gelişen politikalar Kıbrıs’ın AB’ne üyeliğine, üstelik Türk tarafı olmaksızın üyeliğine de açık kapı bırakmaktadır. Son haftalarda Türkiye’nin içine düştüğü ekonomik çıkmaz, arkasından ABD’nin kredi karşılığı Türkiye’den KKTC ısrarından vazgeçmesi ve Kıbrıslıların bir bütün olarak AB trenine binmesine yeşil ışık yakmasını istemesi yolundaki saklı-gizli pazarlıklar?

Daha ne olsun yani?

Denktaş ve diğer şahinler bu süreci vatan-millet-sakarya -(pardon Çanakkale) bayrağı ile gizleyebilirler mi?

Öyle olduklarına inanıyorlarsa, haydi buyursunlar mitinge.

Bakalım 85 yıl sonra çağırdıkları ruh onları kurtarabilecek mi?


Zeki Erkut|Ana Sayfa