Fikrimin İnce Gülü, 20 Mart 2001
Zeki Erkut

CASUSLUK FOBİSİ

Herkesin bir fobisi var ama Denktaş beyin casusluk fobisi artık gına getirdi. Sağına dönüyor casus görüyor, soluna dönüyor casus görüyor.

Pes vallahi!

Kim bu casuslar, ne yapıyorlar, kime hizmet ediyorlar, devletin hangi sırrını kaça satıyorlar?

Bunlar önemli değil tabii. Casus var ya casus, Denktaş bunu söylemekle güya herşeyi açıklamış olur.

Dedik ya, gına geldi artık casus geyiğinden.

Eskiden her taşın altında Rus casusları aranırdı. Her ilericiye, her demokrata, eski Sovyetler Birliği elçilik mensuplarıyla her selamlaşana “casus” muamalesi yapılırdı. Peşlerine adam takılır adım adım izlenirdi.

Derken UBP ve DP gibi partilerin ve partililerin de Rus elçilik mensuplarıyla halvet içinde oldukları görüldü. Demek ki ya bu ilişkiler masumaneydi ya da önüne geçilemeyecek kadar her tarafı “casuslar” sarmıştı.

İşin peşini bıraktılar ya da yumuşattılar.

Sonra Şener’ler nezdinde “Rum casusluğu” geyiği başlatıldı. Bir sürü adam “Rum casusu” suçlamasıyla zındanlara tıkıldı.

O iş de cifos çıktı.

Yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

Ama fobi bu, bitti dediğin zaman bitmez ki!

Şimdi bakıyoruz Denktaş bey herkesi İngiliz ve Amerikan “casusu” ilan ediyor. Her kim ki İngiliz ve Amerikan makamlarının sponsorluğunda ya da organizasyonu altında birşey yapıyor, o resmen “casus”tur!

İngiliz ya da Amerikan bursu mu aldın? Casussun!

İngiliz ya da Amerikan sponsorluğuyla iki toplumlu bir etkinlik mi yaptın? Casussun!

İngiliz ya da Amerikan elçiliklerinin önünden mi geçtin? Casussun!

Evet, Denktaş bey, ne yazık ki, ve bu millete daha nice faydalı hizmetlerde bulunacakken, hastalık derecesinde bir casusluk fobisine kapıldı.

Her tarafta casuslar görmeye başladı. Hatta kendi çevresinde, kendi Saray’ında bile.

Rusu-Rumu anladık da İngilizler ve Amerikanlar Türkün dostu değiller miydi?

Biz Kıbrıs Türk liderliğinden öyle öğrendik.

Türk askeri komünistlere karşı Kore’ye gönderilirken Amerika dost değil miydi?

Körü körüne İngiliz hayranlığı yaparken İngiliz dost değil miydi?

Sivil Irak halkını bombalaması için Amerikan ve İngiliz savaş uçaklarına İncirlik Hava Üssü kullandırılırken bu dostluk adına yapılmıyor muydu?

Türkiye her başı tokuştuğunda Amerika’nın kapısını çalmıyor mu?

Ha, bunlar eskidendi, şimdi İngilizler ve Amerikanlar Türkün düşmanıdır, Türkün Türkten başka dostu yoktur deniyorsa, bu işin de kolayı vardır.

Bırakınız bağcıyı dövmeyi, üzümünü yemek istiyorsanız, hodri meydan!

Adamızda hala İngiliz üsleri, Amerikan askeri havaalanları ,ofisleri, elçilik ikametgahları var. Kuzey’de ve Güney’de.

Haydi geliniz önce bunlara karşı şavaş açalım. Örneğin Geçitkale askeri havaalanını Amerikanlara kapatalım, sivil havaalanı yapalım ya da ağaçlandıralım.

Ağrotur ve Dikelya üslerinden alınan kirayı elimizin tersiyle itelim ve kapatılması için uluslararası kampanya başlatalım.

İngiliz ve Amerikan diplomatlarını sürükleyip denize dökelim.

Nasılsa İngilizler ve Amerikanlar “casus yetiştiren” düşmanlarımız değiller mi?

Varmısınız?

Bizim dayılarımız, babamız ve dedemiz, sömürgeci İngilizlere karşı kıran kırana mücadele etmiş insanlardı. Eh, biz de köşesinden bucağından Amerikan askerlerini İstanbul’da denize döken “68 Kuşağını” yetişmiş ve “68 ruhu” taşıyan bir neslin neferiyiz..

İstermisiniz casus yetiştiren şu İngilizlere ve Amerikalılara memleketi zından edelim, hepsini denize dökelim?

İster misiniz?


Zeki Erkut|Ana Sayfa