Fikrimin İnce Gülü, 8 Mart 2001
Zeki Erkut

BURUK BİR BAYRAM

Böyle bir günde insanın içini ferahlatacak aydınlık bir yazı yazmak istemez miydik? Şöyle “nerede o eski bayramlar” geyiğiyle başlayıp, hısar üstünde kurulan cıncıraklı bayramlardan, Girne Kapısı’ndaki rahmetli Abdullah dayının o nefis şamişilerine kadar hatırladığımız pek çok şeyi anıp nostalji yaşatmak istemez miydik?

Gelin görün ki bu bayram, bayramlık bir yazı yazmak içimizden hiç ama hiç geçmiyor.

Sanırım kimse bu bayramı içine sindire sindire yaşamış değildir.

Siz bakmayın, havanın güneşli ve sıcak olmasından yararlanıp kırlara piknik için koşanlara. Mangalı yakıp da karşısında şarkı-türkü söyleyenlere.

İnsanın içi kan ağlıyor, gözlerinden kan dolu gözyaşları boşalıyor.

Devletin resmi televizyonu önceki gün Boğaz piknik alanını görüntüledi, bayramlık pikniklerini yapan vatandaşla konuştu.

Bizim Kıbrıslı Türkler birez tuhaftır aslında. Espriyi, şakayı oldukça sever. Ne zaman ciddi olduğunu ne zaman espri yaptığını kolayca anlayamazsınız.

Televizyon muhabiri mikrofonu vatandaşa uzatıp sordu: “Bayramınız nasıl geçiyor, ne diyeceksiniz?”

Vatandaş yanıt verdi: “ Çok mutluyuz. Bakınız mutluluktan şarkı söyleyip göbek atıyoruz. Allah devletimize zeval vermesin”

Bir başkasına mikrofonu uzatıyor. O da benzer şeyler söylüyor: “Herşey mükemmel. Hava güzel, et lezzetli, bira soğuk, daha ne isteyelim ki?”

Ayni gruptan, biraz uzakta olan birisi atılıyor, “anavatanın sayesinde ve izinde herşey mükkemmel. En büyük devlet bizim devlet” diyor.

Hiç abartmasız devletin resmi televizyonundan nakledilen konuşmalar böyle.

Şimdi bu sözlerden kim ne anlıyor?

Devletlü büyüklerimize sorarsanız diyecekler ki,”halkımız Rum zulmünden kurtuldu, göndere çektiği bayrağı altında özgür bir yaşam sürmektedir”

Ya da şöyle diyecektir: “ Halkımız nankör değildir, her fırsatta Anavatanına bağlılığını ve sükranlarını dile getirmektedir”

Bir başka devletlümüz ise muhtemelen şunu söyleyecektir: “ halkımız devletine ve anavatanına sahip çıkmaktadır”

Acaba öyle mi?

Halkımız gerçekten şarkı söyleyip göbek atacak kadar mutlu mudur?

Bankalar krizinde mudi durumuna düştükten ve son Türk lirasının devalüe edilmesinden sonra gerçekten mutlu mudur?

Kıbrıs’ta statükonun devamıyla kaybettiklerinin bilincinde değil de herşeyi toz pembe mi görüyor?

Öyle olduğu sanılıyorsa, resmen yanılınıyor demektir.

Dedik ya biz Kıbrıslı Türkler biraz tuhaf insanlarız. Öfkemizi, derin üzüntümüzü kolayca dışa vurmayız. İşi deliliğe döker, mesajımızı öyle veririz.

O nedenle, vatandaşı piknikte şen-şakrak görüp de yanılgıya düşmemek gerekir.

Vatandaş “herşey mükemmel” diyorsa biliniz ki hiçbirşey iyi gitmemektedir.

“Allah devletimize zeval vermesin” diyorsa, biliniz ki devlete karşı derin bir hoşnutsuzluğu vardır.

“Şükran” diyorsa, şükranlardan ve şükrancılardan gına getirmiştir.

Bunu anlamak lazım. Bunu anlamak ve halkın sabır ve öfke sınırlarını fazla zorlamamak lazımdır. İnsanlık tarihi, halkın öfkesiyle kumar oynanması halinde nelerin olduğunun örnekleriyle doludur. Halkın sabrı bir kez taşırmayagörsün, bu öfkenin altında kim kalır, kim ezilir, tarihin dersleri arasından çıkarıp öğrenmek lazımdır..

Şimdi halkımız derin bir hoşnutsuzluğu ve öfkeyi içinde dizginlemektedir. Bankalar krizinde kaybettikleri yerine konmamıştır. Son devalüasyondan sonra bir anda %30 yoksullaşmıştır, bunu telafi edici bir niyet ve gayret görmemektedir. Üstelik bayram sonrası benzine, mazota, elektriğe, tüp gaza, telefon hizmetlerine okkalı zamlar gelecektir. Halk bunu bilmekte ve beklemektedir. Bu zamlara bağlı olarak ete, süte, ekmeğe, ulaşıma ve daha nice mal ve hizmetlere de zam gelecektir.

Zenginle yoksul arasındaki dengesizlik bir o kadar daha açılacaktır.

Halk bunları biliyor ve öfkesini eyleme dökecek anı bekliyor.

Siz onun bugün mangal başında şarkı söyleyip göbek atmasına bakmayın, dedik ya biz Kıbrıslı Türkler biraz tuhaf insanlarız.

İşi deliliğe vurur mesajımızı öyle veririz. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!

Kimse insanımızı hafife alma hatasına düşmesin.

O öfke dışa ha vurdu, ha vuracak!


Zeki Erkut|Ana Sayfa