Fikrimin İnce Gülü, 13 Nisan 2001
Zeki Erkut

KUZULAR SESSİZLİĞİ BOZDU

Geçen yüzyılın başlarında Kıbrıs’ı ziyaret eden yabancılar yerli halkın oldukça yumuşakbaşlı olduğundan söz ederdi.

Yumuşakbaşlı demek “vur ensesine tokadı, al ağzından ekmeği” demektir.

Kıbrıslı gerçekten de öyleydi. Çeşitli uygarlıkların genlerini taşıyan bu halk kendisiyle barışık, on yıllarca “beni dokunmayan bin yaşasın” felsefesiyle yaşam sürdürdü.

Yumuşakbaşlı Kıbrıs halkının Türk kanadının ilk “en büyük tepkisi” İngilize karşı oldu ve o da “eşşek osurtmak”tan öteye gidemedi. Daha sonra toplumlararası çatışmalarla biraz huy değiştirdi. Birileri çıktı ve genleriyle oynadı. O da, komşusuna karşı hiç de dostça olmayan düşüncelere saplandı. Bazan eline silah alıp insan avına çıktı. Bazan insan avına çıkanlardan kendini korumak için silaha sarıldı. Sonra tarihin derinliklerinden aldığı genlerle yine uysallaştı. Kuzu sessizliğine büründü. Sesini yükseltmek istediği zamanlar da oldu. Haksızlığa, toplumlararası düşmanlığa, militarizme, sömürge idaresine falan.. Bir dönem BEY’ler sopayı gösterdi ve Kıbrıslı Türk yine kuzu postuna bürünüp kuzu rolü oynamaya devam etti. On yıllar da böyle geçti.

Yumuşakbaşlı Kıbrıs halkının Türk kanadı kendisine yakıştırılan yumuşakbaşlılıktan kendini bir türlü kurtaramadı. O’na “tembel” dediler, “asalak” dediler ama o gerçekte ne tembeldi ne de asalak.

Üretebilecek yeteneği vardı, eğer üretim alanı olsaydı.

Başkasına avuç açmayı kendisine yakıştıramayacak kadar gururluydu, eğer kendi ayakları üzerinde durmasına izin verilseydi.

Hepsini sineye çekti yumuşakbaşlı Kıbrıs halkının Türk kandı.

Ama , kuzular sessizliği bozdu artık.

Sorunlarına çözüm üretmeyen meclisi basıp ortalığı dağıtıyor.

Polisle çatışmayı göze alıp hak arama mitingine katılıyor.

Oy verdiği milletvekiline güveni kalmadığını söyleyip yuhalıyor.

Hukuk sistemine karşı öfkesini dile getiriyor.

Türkiye’ye karşı en ağır eleştirilerde bulunmaktan kendini alamıyor.

Dün omuzlarda taşıdığı Denktaş’ı bugün istifaya çağırıyor.

Evet, kuzular artık sessiz değil!

Bankalarda hortumlanan parasını istiyor. Suçluların bir an önce yargılanmasını talep ediyor.

Hükümeti istemiyor, politikalarını beğenmiyor.

Kuzular artık meydanlarda.

Kuzular artık sessiz değil.

Yağma yok artık. Ensesine tokatı atıp ağzından ekmeği alamazsın.

Dün meydanlarda onları gördük. Polise karşı direnen, meclis kapılarına dayanan, milletvekillerini susturan, Denktaş’ın kapısında “seni istemiyoruz” diye haykıran kuzuları gördük.

Kıbrıs sorununda yaşanan çözümsüzlük, bankalarda hortumlanan parası ve siyasilere duyulan güvensizlik yumuşakbaşlı Kıbrıslının Türk kanadının genlerini yine değişime uğrattı.

O artık yumuşakbaşlı değil.

O artık sessizliğe alıştırılan kuzu değil.

Kuzular artık sessizliği bozdu.

Bundan sonra sadece onun sesini duyacağız.


Zeki Erkut|Ana Sayfa