Fikrimin İnce Gülü, 26 Nisan 2001
Zeki Erkut
ADALET YERİNİ BULDU
Aralık ayından beri düzmece bir senaryo ile tutuklu kalan Rum Panikos Çakurmas için Ağır Ceza Mahkememiz beraat kararı verdi.
Kelimenin tam anlamıyla “adalet yerini buldu”!
Gerçi gerek Türk, gerekse Rum kamuoyu başından beri olayın acemice sahnelenen bir senaryodan ibaret olduğundan emindi. Türk tarafının iddiaları, delil olarak gösterdiği nesneler hep acemiceydi. Bunu deşifre etmek için Menteş Aziz gibi kurt bir avukat olmak gerekmez. Hatta insanın hukuk bilgisinin olması da şart değildi. Her adımda, her duruşmada konuşulanlar, hele hele Çakurmas aleyhine getirilen Türk iddiaları, sıradan bir gazete okuyucunu dahi kandırmaya yeterli olamıyordu. Nitekim, iş o kadar ayağa düşmüştü ki herkes kendine göre hukuki bir yorum yapıyor ama yaptığı her yorumun sonunda Çakurmas’ın haksız yere tutuklandığına inanç belirtiyordu.
Daha ilginci, Türk kamuoyu belki de ilk kez bir Rum için, Türk otoriterilerinin karşısına çıkıp olayın düzmece olduğunu ve Çakurmas’ın serbest bırakılması gerektiğini dile getiriyordu.
Doğrusu , şovenizmin doruklarda olduğu bu koşullarda böyle bir tavır sergilemek için ya insanımızın haksızlığa artık tahammülü kalmamıştır ya da senaryonun inandırıcılığı yoktu. Belki de ikisinin bileşimi insanımızı isyan ettirmiştir.
Neyse, adalet yerini buldu ve Çakurmas serbest bırakıldı. En önemlisi budur.
Gelelim konunun diğer boyutlarına.
Bir kere Çakurmas olayı - Şener Levent ve Arkadaşlarının “casuslukla” itham edildikleri dava ile askeri mahkemenin Anayasaya aykırılığının bulunması da unutulmasın- Kıbrıs Türk adalet sisteminin adalet sınavından alnının akı ile çıktığını kanıtladı. Herşeyin ama herşeyin erozyona uğradığı bir düzende adaletin yozlaşmadığını görmek insana huzur ve güven vermiyor da ne yapıyor?
Demek ki koşulların hala yozlaştıramadığı, Denktaş’ın, Elçinin, Komutanın v.s hükmünün geçmediği bir adalet sistemimiz varmış! Hiç değilse şimdilik.
İnanılır gibi değil ama gerçek. Dileyelim siyasi irade buraya da el atıp bu müesseseyi de kendine benzetmiş olmasın.
Panikos Çakurmas’ın beraati nedense Rum tarafında fazla sevinçle karşılanmadı. İlk tepkiler zehir zemberek. Neredeyse Çakurmas beraat etti diye yas tutacaklar ya da beraat etmiş adamı kolundan tutup Denktaş’a iade edecekler.
Anlamak zor değil tabii. Bir insanın yaşamının ya da özgürlüğünün ne önemi var? Önemli olan politika! Önemli olan Çakurmas’ı basamak yapıp yaklaşan genel seçimlere malzeme yapmak’ Çakurmas’ın tutukluluk hali sürseydi ne iyi olurdu değil mi? Şovenizm tırmandırılacak, olayla ilgili olarak dış dünya ayağa kaldırılacak, kampanyalar düzenlenecek, iki toplum arasında yaratılan güvensizlik derinleştirelecek, barıştan biraz daha uzaklaşılacak v.s, v.s.
Bu oyun bozuldu.
Kıbrıs Türk adaleti Çakurmas’ı çirkin emellerine basamak yapmak isteyen çevrelerin hevesini kursağında bıraktı. Rum tarafından yükselen tepkiler başka birşeyin göstergesi değil.
Kuşkusuz, Türk tarafında da kimi çevreler bu olayı yine kendi emellerine basamak yapmaya çalışacaklardır. Örneğin diyeceklerdir ki, “bakınız bizim bağımsız adalet sistemimiz vardır, bizde örnek bir adalet vardır. Dünyanın görmek istemediği örnek bir demokrasimiz vardır” diyecekeler.
Varsın desinler.
Söyleyecekleri hiçbirşey, masum olduğu en baştan beri bilinen bir insana özgürlüğünü iade etmekten daha önemli değildir.
Sana geçmiş olsun Çakurmas. Burada yaşadığın acıları unutmaya yemin etmiş olsan bile hiç değilse şunu unutma: Türk toplumunda herşeye rağmen yozlaşmamakta direnen ve bunu peşpeşe kanıtlayan bir adalet sistemi vardır.