Fikrimin İnce Gülü, 2 Nisan 2001
Zeki Erkut

PARAMETRELER DEĞİŞSİN AMA NASIL?

Amerika’da çeşitli temaslar yapan Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, dönüşünde Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak “yeni parametreler oluşturulmallı ” dedi.

İlk bakışta Cem’in bu görüşünün Amerika temaslarıyla bağlantılı olduğu sanıldı. Oysa Cem, üst düzeydeki Amerikalılarla Kıbrıs konusunu konuşmadı. Belli ki ya daha önemli konular vardı ya da Kıbrıs soruna eskisi kadar önem verilmiyordu. Bir başka olasılık daha var. “Amerika ve Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda zıt fikirlere sahiptirler ve birbirlerini kendi görüşleri doğrultusunda ikna edemeyeceklerinden, en iyisi bu konuyu hiç konuşmamak” diye düşünmüş de olabilirler.

Yine de Cem’in B.M’ye atfettiği önem küçümsenecek gibi değil.

Peki Cem’in oluşturulmasını talep ettiği yeni parametreler ne?

İki yönetimin eşitliğinin kabulü ve konfederasyon!

Evet, üç aşağı beş yukarı istenen KKTC’nin resmen tanınması ve iki devletli bir Kıbrıs’ın Konfederasyon adı altında birleştirilmesidir.

Türk tarafının masadan kaçmasının da, zaman zaman gerginliği tırmandıran adımların atılmasının da arkasında bu anlayış yatıyor.

Acaba Cem’in ya da Denktaş’ın istediği yeni parametreler mümkün mü? Kabül görür mü?

Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilenen Amerika, İngiltere, Avrupa Birliği, Rusya, Yunanistan v.s. bu değişikliğe ne diyor?

Kıbrıs Rum yönetimi ve toplumu bunu benimseyebilir mi?

Kıbrıs Rum yönetimi ile Yunanistan’ı geçtik. Onların fikri belli ve herhangi bir değişikliğe açık değil.

Ya Amerika? Onun “B.M’nin Kıbrıs’la ilgili aldığı kararlar ve federal bir Kıbrıs” görüşünden bir santim saptığı görülmüş, işitilmiş mi?

Hayır! Amerikan yönetimi her fırsatta bu görüşünden taviz vermediğini söyleyip duruyor.

Ta Avrupa Birliği? Onlar da farklı düşünmüyor. Hatta Kıbrıs Rum toplumunun “Kıbrıs” adı altında, tek yanlı ve Kıbrıs Türk toplumsuz AB ailesine girmesine çoktan yeşil ışık yakmış bile. Geçenlerde de Denktaş’ın gönderdiği bir mektupa üst düzeyde resmi yanıt verilmeyi baştan savıldı.

Sayın Denktaş, “Rum, Kıbrıs’a sahip çıkma oyununa AB yolunda devam ediyor” şeklinde sitemde bulunurken, ısrarla savunulan “yeni parametreler”den ne kadar umutsuz olduğunu itiraf etmiş olmuyor mu?

Gelelim İngiltere’ye. Malum, İngiltere “Kıbrıs Cumhuriyetinin garantörü” sıfatıyla nihai çözümde de karar sahibi. Peki o ne diyor?

İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Robin Cook’un gazetelerde yer alan bir söyleşisinde göre İngiltere’in politikasında bir karmaşa yoktur. İngiltere, iki toplulu, iki bölgeli bir federasyondan yana olup, Kıbrıs sorununun çözümü için konfederasyona destek belirtmiş değildir. İngiltere genel seçimlerde aday olan muhafazakarlar da açıkça, “KKTC tanınmaz” inancını dile getirdiler.

Rusya daha farklı mı düşünüyor?

Hayır. O halde sayın Cem’in “yeni parametreler” önermesinin ya da Sayın Denktaş’ın masaya dönememe inadının herhangi bir kıymet-i harbiyesi kalır mı?

Politikada kararlılık olabilir ama dünyada tek başına inatla ve kendi toplumunun tükenişine seyirci kalan politikalarda ayak diremenin anlamı var mıdır?

Zararın neresinden dönülse kardır.


Zeki Erkut|Ana Sayfa