Fikrimin İnce Gülü, 18 Mayis 2001
Zeki Erkut
İLK OLMAMAK
Toplumun gündeminde TMT-B, Ulusal Halk Hareketi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı olması gerekirken UBP-TKP Koalisyon Hükümetinin nasıl bozulacağı ya da kimin ilk olarak ortağını bırakıp kaçacağı tartışılıyor.
Çoğu insanımızın kafası nedense yapay gündemlere daha fazla çalışıyor. Sanki kimin kimi ilk önce terkedeceği çok önemliymiş gibi bir kaşık suda fırtınalar kopartılıyor. TKP, DP ile artık açıktan açığa flört eden ve evlendirme dairesi önünde tur atan UBP ile köprüleri atsa ne olacak, atmasa ne olacak? Ya da UBP, TKP'ye "kısmet değilmiş bu iş bu kadar, biz artık DP ile birlikte olacağız dese ne olacak, demese ne olacak? Ölü doğmuş bir hükümet, ikibuçuk yıllık hükümetleri boyuca doğru dürüst tek bir icraat yapmamış fakat tam tersine toplumda sokağa dökmedik tek bir insan bırakmamış bir hükümet! Tümüyle inkarcı olmamak için azami gayret haracıyoruz ama taş taş üstüne koymamış bir hükümet için de başka ne söylenebilir ki? Öte yandan UBP, TKP'yi terkedip de DP ile izdivaç kursa ne yazar, kurmazsa ne yazar?
Kafalar değişmedikten ve toplumun gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek politikalar üretilmedikten sonra ne değişmesini umuyoruz?
Bu, biraz da ilçeleşme esprilerine benziyor. Siz memleketi istediğiniz kadar ilçelere ayırın, memleketin yüzölçümü değişir mi?
Hükümet işi de öyle işte. TKP gitse de yerine DP ya da başka bir parti gelse değişen ne olacak? Toplumun hangi sorunu çözümlenecek? Hele siyasi irade elimizde olmadıktan sonra..
Örneğin çoğunluğu elinde bulunduracak yeni hükümet Denktaş'ın kaçtığı görüşme masasına çözümden yana birini atayabilecek mi?
Rum toplumu AB ailesine katılmasına ramak kalmışken, "dur bakalım biz de varız" diyebilecek mi?
Mudi sorunu çözümlenecek, herkesin gasbedilen paraları eksiksiz verilebilecek mi?
Telefonların dinlenmesine, mektupların açılmasına son verilecek, bu ahlak dışı işlerin ayni zamanda suç olduğu teslim edilebilecek mi?
İşsizlere iş, yoksullara aş mı bulunacak?
Düşüncesinden dolayı insanların cezalandırılmasına dur denilebilecek mi?
Faili meçhul cinayetler ve bombalama olayları aydınlığa kavuşturulabilecek mi?
Yüzü gülmeyen insanlarımıza şirinlik mi yapılacak?
Üretim mi artacak? turizm mi patlayacak?
TKP gitse de DP gelse ne değişecek?
Hiç! Kocaman, içi bomboş bir hiç!
Daha açıkçası ortada bir hükümet olmadığı için hükümet bunalımı da yoktur.
İnsanlarımızın, varlığı ile yokluğunu ikibuçuk yıldır anlayamadığı bir hükümetin var olmayan bunalımı için derin tahlillere onca zaman harcamasını ve onca kafa patlatmasını anlamak mümkün değildir.
Evet, ortada bir hükümet bunalımı yoktur!
Ortada, mudi sorununu çözecek para sorunu vardır.
Ortada, demokrasi sorunu vardır."
Ortada, toplumu bir kez daha kamplara bölmeye çalışan ve uluorta tehdit eden bir oluşum sorunu vardır.
İş sorunu vardır, aş sorunu vardır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararından sonra olacakların sorunu vardır.
Kıbrıs Türk toplumunun AB'ne katılmasının engellenmesi sorunu vardır.
Bunların hepsi var ama hükümet sorunu yoktur.
Hele hükümeti ilk kim bozacak sorunu hiç yoktur.
O nedenle abesle iştigal etme yanlışlığına düşmenin anlamı yoktur.
Bırakalım biri gitsin öbür gelsin.
Biz, toplumun can alıcı sorunlarını çözecek ve insanlarımızın korkusuz yaşayabilecekleri bu vatan toprağında refahı ve mutluluğu için ne üretiyoruz, ona bakalım.